11. Hukuk Dairesi 2024/4462 E. , 2024/8683 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/228 Esas, 2023/459 Kara HÜKÜM : Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgele…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4462 E. , 2024/8683 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/228 Esas, 2023/459 Kara HÜKÜM : Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.03.2007 günü davalı işletmeye ait tren istasyonunda trenden inmek isterken düştüğünü ve peronla tren arasında bulunan ve uluslararası standartlara aykırı olarak çok geniş olan boşluğa sıkışan sol ayağının parçalandığını ve kullanılmaz hale geldiğini, müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını ve ömür boyu sürecek şekilde özürlü kaldığını, davalı taşıyıcının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 850 nci ve devamı maddeleri uyarınca düzenlenen taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin ilkeler uyarınca alt yapısını olması gereken düzey ve nitelikte düzenlememekle, bakımı gerektiği biçimde yerine getirmemekle, işletmeciliğini belli bir özenle yapmamakla asli ve birinci derecede kusurlu ve sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalı işletmeden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 23.03.2007 günü davalı işletmeye ait tren istasyonunda trenden inmek isterken düştüğünü ve peronla tren arasında bulunan ve uluslararası standartlara aykırı olarak çok geniş olan boşluğa sıkışan sol ayağının parçalandığını ve kullanılmaz hale geldiğini, müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını ve ömür boyu sürecek şekilde özürlü kaldığını, 500.000 TL lik manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TCDD İşletme Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımının söz konusu olduğunu, davanın yargı yolu yokluğu ve görevsizlik nedeni ile reddi gerektiğini, olayda tüm kusurun davacıda olduğunu, davacının yolcu uğurlamak üzere trene bindiğini, oysa yolcu uğurlamak için trene binmenin yasak olduğunu, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, olayın akabinde Kütahya C.Başsavcılığının 2007/2335 sayılı soruşturma dosyası ile yürütülen soruşturma neticesinde "davacının yaralanmasında başka bir kimsenin kusur ve kabahatinin bulunmadığı, tamamen kendinin dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sonucu düşerek yaralandığı...anlaşılmaktadır." denilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.