8. Hukuk Dairesi 2013/21609 E. , 2014/18630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/12/2009 NUMARASI : 2001/210-2009/712 Hazine ile M.. Ö.., Özdere Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.12.2009 gün ve 210/712 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı M.. Ö.. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A
**8. Hukuk Dairesi 2013/21609 E. , 2014/18630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/12/2009 NUMARASI : 2001/210-2009/712 Hazine ile M.. Ö.., Özdere Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.12.2009 gün ve 210/712 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı M.. Ö.. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, Menderes İlçesi, Ö.. Beldesi, Ötealan mevkiinde ki ... nolu parselin doğusunda bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tahmini 11-12 dekarlık tapusuz yere davalı tarafından müdahale edildiğini, taşınmazın 1956 yılında yapılan tapulama çalışmasında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki "fundalık çalılık" yerlerden olduğundan bahisle tapulama harici bırakıldığını, davalının yakın zamanda söz konusu taşınmazı işgal ederek narenciye ağacı dikip ev yaparak kullandığını belirterek, davalının vaki müdahalesinin menine üzerindeki ağaç ve ev niteliğindeki muhtesatların masrafı davalıdan alınarak kaldırılmasına ve taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Davalı M.. Ö.. vekili, dava konusu taşınmazın batısında kalan 564 nolu parseli 17.11.2000 tarihinde müvekkilinin tapuda yapılan satış sonucunda edindiğini, aslen işbu tapulu taşınmaz gibi dava konusu edilen taşınmaz her ne kadar kadastro tespiti sırasında sehven tescil harici bırakılmış ise de tespitten sonra “Kerimler” olarak bilinen aile tarafından imar ve ihyasına devam edilerek tamamlanan ve 30 yılı aşkın zamandır nizasız ve fasılasız zilyetliklerinin sürdüğünü, dava konusu taşınmazın da ekilip biçilen bir tarım arazisi niteliğinde olup, aslında bitişiğindeki tapulu 564 nolu parselin devamı niteliğinde olduğunu, Kerimler sülalesinin önceleri bu taşınmazlarda tütün ekerek tarımsal faaliyette bulunduklarını, 30 yıldan fazla zilyetliklerinin sürdüğünü, 2000 yılında zilyetliğin müvekkiline devredildiğini, zilyetliğin devri aşamasında Abdülkerim Sönmez adlı şahsın dava konusu yerle ilgili olarak açtığı tescil davasının Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1997/515 esas nolu dosyasında devam ettiğini, bu nedenle zilyetliğin devri konusunda taraflar arasında haricen 17.11.2000 tarihli bir sözleşme yaptıklarını ve zilyetliğin fiilen de müvekkiline devredildiğinden haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini savunmuştur. Davalı Özdere Belediye Başkanlığı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan keşiflerde bilirkişi raporuna ekli krokide belirtilen A ve B harfleriyle gösterilen bölümlerde Hazine'nin tescil talebi olduğundan ve Hazine adına tescil şartları gerçekleşmiş bulunduğundan tarım arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, krokide C harfiyle gösterilen bölümün dere yatağı vasfında olduğu anlaşıldığından Hazine adına tesciline, dava dilekçesiyle tescil talep edilen ve bilirkişi raporunda D harfiyle gösterilen bölümün Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.03.2008 tarihli 2005/1140 Esas, 2008/209 Karar sayılı 05.05.2009 kesinleşme tarihli kararı ile M.. Ö.. adına tescil edildiği anlaşıldığından bu bölüm için açılan davanın reddine, dava konusu A, B ve C harfleriyle Hazine adına tesciline karar verilen bölümlerde davalının hukuken korunması gereken bir hakkı olmadığı halde bu bölümlere davalının müdahale ettiği anlaşıldığından haksız müdahalesinin men'ine ve muhtesatların kal'ine karar verilmiştir. Hüküm davalı M.. Ö.. vekili tarafından A, B ve C harfleri ile işaretli yerler hakkında verilen karar yönünden bozulması için temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazlar hakkında daha önceden A.. S.. tarafından M.. H.. ve Özdere Belediye Başkanlığı hasım gösterilerek açılan tapusuz taşınmazın tescili davasında, fen bilirkişi raporunda A, B ve C harfleri ile işaretli olarak gösterilen tescil harici bırakılan bu yerler hakkında Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.03.2008 tarih 2005/1140 Esas, 2008/209 Karar sayılı Yargıtay denetiminden geçerek 23.10.2008 onama tarihli 05.05.2009 kesinleşme tarihli bir kararı vardır. Söz konusu kesinleşen kararda yeniden dava konusu yapılan ve tescili talep edilen A, B ve C harfi ile işaretli yerlerin dere yatağı olduğu hususu kesinleşmiştir. Davaya konu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı olarak kadastro harici bırakılan yerlerdendir. Bu husus Yargıtay bozma ilamları ile kesinleşmiştir. 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 18.maddesinde; tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerler Hazine adına tespit olunur. Orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun, olmasın kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilemez hükmü düzenlenmiştir. Bilindiği üzere kural olarak, dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Aktif dere yatakları ile etki alanında kalan yerlerin zilyetlikle kazanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, aktif dere yatağında ve dere etki alanında bulunmayan bir yer koşulları mevcut olduğu taktirde niteliğine göre zilyetlikle ve imar-ihya yoluyla kazanılabilir. Davaya konu taşınmaz niteliği itibariyle kazanmayı sağlayan zilyetlik ve imar-ihya sebebiyle kazanılması mümkün olmayan yerlerden olduğundan mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Yasası'nın 18.maddesi gereğince Hazine yararına kazanım koşulları oluşmadığından ve niteliği gereği tescile tabi tutulmayan yerlerden olduklarından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasal ve hukuki olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. Davalı M.. Ö.. vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca, HUMK'nun 388/4. HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereği Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.