7. Ceza Dairesi 2023/17074 E. , 2024/1319 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/198 E., 2023/116 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde t
**7. Ceza Dairesi 2023/17074 E. , 2024/1319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/198 E., 2023/116 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz talebi, müvekkilinin mudi ...ın hesabından yapmış olduğu işlemlerin mudinin bilgisi dahilinde olduğuna, müvekkilinin uzun süre anılan mudiye kâr payı verdiğine, mudinin yurt dışında olduğu zamanlarda hesabından para çekmesine muvafakat ettiğine, mudi...'in hesabıyla ilgili bilgileri bankanın herhangi bir şubesinden öğrenebileceğine, müvekkilinin mudilerin muvafakatiyle işlem yaptığına, zimmete para geçirmesinin söz konusu olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçu bankaya müvekkilinin ihbar ettiğine, suçun ortaya çıkmasını sağladığından nitelikli zimmet suçundan sorumlu tutulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE 1.Dosya kapsamından, Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş ... şube müdürlüğünde ... ve eşi ... ile kızları...'in hesaplarının bulunduğu, anılan bankada şef olarak çalışan sanık ...'nın suç tarihi ve öncesinde 15 adet dekont düzenleyerek ödeme yapmış gibi göstermek suretiyle adı geçen mudilerin hesaplarından 52.000 TL ve 80.044,22 Euro parayı zimmetine geçirdiği anlaşılmıştır. 2.Sanık aşamalarda mudiler ..., ........., ve... ile akraba olduğunu, 2008 yılı ile 2010 yılları arasında hesaplarında bulunan paraları değişik tarihlerde parça parça çektiğini, bunlara ilişkin dekontları kendisinin düzenlediğini, diğer personelin de paraflarını aldığını, çektiği paraları ihtiyaçlarında kullandığını, mudilerin yılın altı ayını yurt dışında geçirdiklerini, 2008 yılından itibaren olaydan haberdar olduklarını, yaptığı işlemlerden mudilerin rızası ve bilgisinin olduğunu, 2013 yılında çekmek istedikleri parayı veremediği için hakkında şikâyette bulunduklarını beyan etmiştir. 3.Mudiler ... ve ...; Albarakatürk ... şubesinde adlarına TL ve Euro hesapları bulunduğunu, yurt dışında yaşadıklarını, yılın belli zamanlarında ülkeye geldiklerini, yurt dışında iken suç tarihi ve öncesinde rızaları dışında sahte banka dekontları ile paralarının çekilerek alındığını beyan etmişlerdir. Banka çalışanı diğer tanıklar da hesap sahiplerine ait işlemlerin tümünün ... tarafından gerçekleştirildiğini, kendilerinin sadece banka dekontlarında usuli işlemleri tamamladıklarını beyan etmişlerdir. 4.Dosya kapsamından sanık ...'nın katılan bankanın ... şubesinde şef olarak çalıştığı ve banka parasına görevi gereği zilyet olduğu, bunları korumak ve gözetmekle yükümlü olduğu anlaşılmıştır. 5.Katılan banka tarafından savcılık makamına sunulan 03.04.2014 tarihli şikâyet dilekçesi ile muhakeme şartının yerine getirildiği görülmüştür. 6. Adli Tıp Uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 01.06.2015 tarihli raporda; -Mudi ...'ın hesabından 15.12.2008 tarihinde 10.000 Euro (21.144 TL), 23.02.2009 tarihinde 10.000 Euro (21.706 TL), 22.05.2009 tarihinde 10.000 Euro (21.452 TL), 16.06.2009 tarihinde 9.300 Euro (19.998 TL) olmak üzere toplamda 84.300 TL karşılığı Euro çekimine ilişkin dekontlardaki imzaların mudi ...'ın eli ürünü olmadığı, sanığın eli ürünü olduğu, imzanın görünüş itibariyle mudinin imzasına benziyor olması nedeniyle aldatma kabiliyetinin bulunduğu, -Mudi ... hesabından 21.10.2009 tarihinde 10.000 Euro (21.910 TL), 25.03.2010 tarihinde 10.000 Euro (20.608 TL), 10.05.2010 tarihinde 10.000 Euro (19.788 TL), 23.11.2010 tarihinde 6.400 Euro (12.715 TL), olmak üzere toplam 75.021 TL karşılığı Euro çekimine ilişkin dekontlar üzerinde mudi ...'ın eşi olan ...'ın isim ve imzasının bulunduğu, atılı imzaların mudi ... veya ...'ın eli ürünü olmadığı, sanığın eli ürünü olduğu, -Mudi... hesabından 06.09.2012 tarihinde 45.860 TL, 10.12.2012 tarihinde 10.000 TL olmak üzere toplam 55.860 TL çekilmesine ilişkin dekontlardaki imzaların mudi...'in eli ürünü olmadığı, sanığın eli ürünü olduğu, imzanın görünüş itibariyle mudinin imzasına benziyor olması nedeniyle aldatma kabiliyetinin bulunduğu, bildirilmiştir. 7.Sanığın, nitelikli zimmet suçu yönünden 140.160,00 TL ve basit zimmet suçu yönünden 75.021,00 TL olmak üzere toplam 215.181,00 TL banka zararının; 04.09.2013 tarihinde 52.000 TL ve 06.01.2014 tarihinde 2.000 Euro kısmını bankaya ödediği, bankanın sanıktan olan alacağının geri kalanını ...Yönetim A.Ş'ye temlik etmesi nedeniyle, sanık ile ...A.Ş. arasındaki 13.12.2019 tarihli ibra sözleşmesi gereği, sanığın bankanın temlik ettiği alacağının karşılığı olarak ...Yönetim A.Ş'ye 50.000 TL ödeme yaptığı, geri kalan 107.616 TL'yi katılan bankanın bildirmiş olduğu hesaba 18.05.2023 tarihinde yatırarak toplam banka zararını hükümden önce giderdiği anlaşılmıştır. 8.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli 2020/198 Esas, 2023/116 Karar sayılı kararında; banka teftiş kurulu raporu, bilirkişi raporları, sanık savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın suç tarihi ve öncesinde 15 adet dekont düzenleyerek ödeme yapmış gibi göstermek suretiyle mudilerin hesaplarından 52.000 TL ve 80.044,22 Euro parayı zimmetine geçirmek suretiyle katılan bankayı zarara uğrattığı anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmamıştır. 9.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2020/198 Esas, 2023/116 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.