12. Hukuk Dairesi 2013/19638 E. , 2013/28419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kilis İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/02/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu şirket, alacaklı tar
**12. Hukuk Dairesi 2013/19638 E. , 2013/28419 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kilis İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/02/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu şirket, alacaklı tarafından hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip üzerine, yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak imzaya itirazda bulunmuş, mahkemece; savcılık soruşturması sırasında alınan ekspertiz raporu doğrultusunda imzaya itirazın kabulüne karar verilmiştir. Öncelikle mahkemece, takip dayanağı çekin keşide tarihi itibariyle, borçlu şirket yetkilisini gösterir ticaret sicil kayıtları istenmeden, dosyaya celp edilen imza sirkülerine göre, şirket yetkilisinin N.S.olduğu kabul edilerek buna göre karar verilmesi doğru değildir. Diğer yandan kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz, İİK. nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/12-436 E.,2001/467 K. ve 06.06.2001 tarih ve 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarında da aynen benimsendiği gibi herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanaklarının, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Somut olayda, hükme esas alınan, Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu 27/02/2012 günlü bilirkişi raporunun yukarıda açıklanan kıstaslara uygun olmayıp, denetime elverişli bulunmaması nedeniyle hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı görülmüştür (Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-38 esas, 2009/415 karar sayılı kararı). Bu nedenle anılan rapora dayalı olarak hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır. O halde mahkemece; öncelikle çekin keşide edildiği tarih itibariyle borçlu şirketin yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtları celbedilerek, şirket adına çek keşide etmeye yetkili olanların tespiti ile yetkili kişilerin imza örneklerinin asılları toplanarak, yukarıda açıklanan kıstaslara uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.