11. Hukuk Dairesi 2023/1517 E. , 2024/4850 K. MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1713 Esas, 2022/1443 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/9 E., 2020/118 K. Taraflar arasındaki endüstriyel tasarımla ilgili kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf …
**11. Hukuk Dairesi 2023/1517 E. , 2024/4850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1713 Esas, 2022/1443 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/9 E., 2020/118 K. Taraflar arasındaki endüstriyel tasarımla ilgili kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’nin önde gelen bira üreticisi şirketi olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde 32 inci sınıfta tescilli “Karadeniz Birası”, “Karşıyaka Birası”, “Bursa Birası”, “Samsun Birası”, “Trabzon Birası”, “Ankara Birası”, “Hatay Birası, “Adana Birası”, “İzmir 35,5” markalarının sahibi olduğunu, dava konusu tasarımın yayımına tasarımın ayırt edicilik vasfı taşımadığı, haksız rekabet teşkil ettiği, kötü niyetle yapıldığı ve başvuru tarihinden 12 ay önce piyasaya sunulduğu gerekçeleri ile itiraz edildiğini, itirazların TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, dava konusu yapılan çoklu tasarımların müvekkilinin önceki tarihli markaları ve ürünleri ile karıştırılabilecek derecede benzer olduğunu ve ayırt edicilik vasfını taşımadığını, dava konusu tasarımların müvekkilinin markalarını birebir içerdiği ve tasarımlarda yer alan görsellerin her bir şehir ile özdeşleşmiş yapı, anıt vb. unsurlara ilişkin olmaları nedeniyle ayırt ediciliğinin olmadığını, bu nedenle çoklu tasarımın 1, 4, 8, 9, 11 sıra nolu tasarımlarının yenilik şartının bulunmadığını, dava konusu tasarımlar ile müvekkilinin markaları arasındaki benzerliklerin sıradan benzerliklerin ötesinde olduğunu ve genel izlenim açısından müvekkilinin markaları ile neredeyse aynı etkiyi bıraktığını, dava konusu tasarımdaki 2, 3, 5, 6, 7, 10, 12 sıra nolu tasarımlarının ise adı geçen şehirlerle özdeşleşmiş sembolik görseller içerdiğini, bunların haricinde tasarımlarda kullanılan logo ve desenlerin davalının uzun yıllardır kullandığı logo ve desenler olduğunu, 2 nolu tasarımda Kuşadası Kalesi, 3 nolu tasarımda Apollon Tapınağı, 5 nolu tasarımda Gaziantep yöresine ait bakır sürahi, 6 nolu tasarımda Odunpazarı Evi, 7 nolu tasarımda Meriç Köprüsü, 10 nolu tasarımda Kapadokya Peri Bacaları, 12 nolu tasarımda Kız Kulesi görsellerine yer verildiğini, bu tasarımların da yenilik ve ayırt edicilik şartını taşımadığını, bira cinsi alkollü içecek kutuları üzerinde çeşitli şehir isimleri kullanarak şehirler serisi oluşturma fikrinin de ilk olarak müvekkilinden çıktığını, dava konusu tasarımlar ile müvekkili aleyhine haksız rekabet yaratıldığını, davalı şirketin müvekkilinin marka ve ürünlerinin bilinirliğinden faydalanmak için müvekkilinin marka ve ticari faaliyetlerini taklit etmesi nedeniyle kötü niyetli olduğunu belirterek YİDK kararının ipatline, 2016/08719 sayılı çoklu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1847 yılında Copenhag’da kurulmuş, dünyanın en büyük 5 bira şirketi arasında yer alan bir şirket olduğunu, dava konusu 2016/08719 sayılı çoklu tasarımın müvekkilinin kendi özgün tasarımı olduğunu, mezkûr tasarımların üzerinde bulunan “Adana, Aydın, Ankara …” ibarelerine ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir markasal hak talebinin bulunmadığını, müvekkilinin tescil konusunun marka değil çoklu tasarım olduğunu, tasarım tescillerinde yer alan ibare, kelime ve markalar üzerinde herhangi bir hak iddia edilemeyeceğini, edilse bile davacı yanın benzer olduğunu iddia ettiği “Karadeniz Birası”, “Karşıyaka Birası”, “Bursa Birası”, “Samsun Birası”, “Trabzon Birası” markalarının müvekkili şirketin ambalaj desenleri üzerinde yer alan ibarelerle benzerliğinin olmadığını, şehir isimlerinin davacının tekelinde bulunmadığını ve marka olarak tescil edilmesinin de mümkün olmadığını, müvekkilinin tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdığını, müvekkilinin çoklu tasarımları ile davacının markalarının farklı olduğunu, şehir isimlerinin kimsenin tekelinde olmadığını ve marka tescili ile koruma altına alınamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa konu tasarımların ambalaj desenine ilişkin olduğu, ambalaj/kutu tasarımında renk, desen ve çizim açısından son derece geniş seçenek özgürlüğünün bulunduğu, davacının dayanak yaptığı ve sadece sözcük unsurlarından oluşan markalarının dava konusu tasarım ile benzerliğinin bulunmadığı, gerek uyuşmazlık konusu bira ürünleri gerek başka içecek çeşitleri arasında yer alan gazoz veya alkollü içkiler gibi ürünler bakımından da tercih edilen kullanım biçimlerinden olduğu, somut olayda tasarımın tamamına ilişkin olarak ileri sürülen itiraz veya hükümsüzlük sebepleri tasarımdaki bir kısım (davalı şirketin önceki tescillerinde marka korumasına konu olmuş desen -arka yüz-) üzerinden ileri sürüldüğü, bira tüketicisi olan bilgilenmiş kullanıcıların, birden fazla bira ürün içerisinden marka algısıyla yöneleceği biraya veya bira üreticisine ilişkin sembol seçilmiş veya dikkate alınmış olacağı, markaya ilişkin olan ve tasarımın kimliği içerisinde bütünsel etkide dikkate alınması gereken bu unsurun, herhangi bir başka kişinin sınai hakkına ilişkin olmayıp davalı şirkete ait bir hak olduğu, dolayısıyla bu bakımından bir hak ihlalinin söz konusu olmadığı, dava konusu yapılan tasarımlar ile ilgili olarak YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük talebi açısından davacının sadece sözcük unsurları içeren/hiçbir figüratif unsur barındırmayan bu nedenle de dava konusu tasarımlarla genel izlenim olarak son derece farklı olan markalarının dayanak olarak gösterildiği, davalı şirketin dava konusu yapılan çoklu tasarımlarının, bütünsel olarak itiraz ve hükümsüzlük sebebi olarak ileri sürülen önceki tarihli ve salt logosuna ilişkin olan kısım ile karşılaştırıldığında, dava konusu tasarımların her birinde ayrı bir coğrafi alana ilişkin özel görsel anlatımların olması ve bambaşka bir görsel etki oluşturan altıgen çerçeve içerisinde tasvir edilmesinin ciddi bir farklılaşma olarak değerlendirildiği, farklılaşmanın küçük ayrıntı seviyesinde olmadığı, çekişme konusu tasarımlarda fiziksel olarak önemli bir görünüm etkisinin bulunduğu ve bu durumun çekişme konusu tasarımlar bakımından yenilik ve ayırt edicilik açısından önemli bir etkiye sahip olduğu, gerek itiraz gerek dava aşamasında dava konusu tasarımların her birinde başka bir görünümü barındıran ön yüzlerin yeni veya ayırt edici nitelikte olmadığına ilişkin bir dayanak gösterilmemiş olması da dikkate alındığında, davalı şirketin tasarımlarının bütünsel olarak yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladığı ve önceki markalarından veya markalarını içeren tasarımlarından ayırt edilebilecek nitelikte olduğunun kabul edildiği, kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin denetime ve hüküm kurmaya elverişli ilk bilirkişi kök ve ek raporuna itibar etmediğini ve hiçbir somut gerekçe yokken ikinci bilirkişi raporunu aldığını, hatalı ve eksik olan bu rapora dayanarak hüküm kurduğunu, ilk rapora neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını, yargı kararlarının gerekçeli yazılması gerektiğini, çoklu tasarım oluşturma şeklinin konsept olarak müvekkilinin markaları ve bu markalar kapsamındaki ticari faaliyetlere benzer olmasının haksız rekabet teşkil ettiğini, tasarımların davalının önceki ambalajlarının kopyalanması suretiyle oluşturulduğunu, bu nedenle yeni olmadıklarını, dava konusu tasarımlarda önceli tarihli markaların haricinde kalan kısımlar tasarım tescili ile korunmak isteniyorsa yerleşik içtihat uyarınca önceki tarihli markaların yer aldığı kısımların kesik çizgiler veya bulanık bir şekilde işaretlenmesi gerektiğini, dava konusu tasarımların bir kısmının müvekkilinin markalarının aynısını içerdiğini, şehir isimlerinin yanı sıra bu şehirlerle ile bağlantılı kullanılan görsellerin de yenilikleri ve ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, müvekkilinin alkollü içeceği ve davalının ürünü üzerinde aynı ibareyi gören tüketicinin bunların aynı firmadan olduğunu düşüneceğini, tasarımın kötü niyetli olduğunu, davalının 01.10.2018 tarih ve 2018/05707 sayılı çoklu tasarım başvurusuna aynı gerekçelerle itiraz etmeleri üzerine başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf yargılaması yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya arasında bulunan her iki bilirkişi raporunda coğrafi yer isimlerinin alkollü ve alkolsüz içecekler üzerinde kullanılmasının tercih edilen bir uygulama olduğunun belirtildiği, buna göre davacını markaları karşısında davalının tasarım başvurusunun haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davacının kelime unsurundan ibaret tasarımları ile davalının üzerinde şehir isimlerinin yer alan markalarının benzer olmadığı, davacı vekili, tasarımlar üzerinde davalı şirketin eski marka logosunun kullanılması ve etiket yan bandında bulunan bilgiler nedeniyle tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını iddia ettiği, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı heyetler tarafından düzenlenen raporlarda davaya konu çoklu tasarımların yeni ve ayırt edici oldukları belirtilmişse de raporlar arasında davalının "Tuborg" ibareli logosunun yer almasının yenilik ve ayırt ediciliği kaldırıp kaldırmayacağı yönünde görüş farklılığı bulunduğu, ancak bu kısımların yapılacak değerlendirmede dikkate alınmayacağının tabii olduğu, başvurunun kötü niyetle yapıldığının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, endüstriyel tasarım ile ilgili kurum kararının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3, 5, 6, 7, 8, 10, 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.