11. Hukuk Dairesi 2010/14939 E. , 2012/16559 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2009/301-2010/121sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ....ile davalı ... San ve Tic. A.Ş. vekili Av. .... dinl
**11. Hukuk Dairesi 2010/14939 E. , 2012/16559 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2009/301-2010/121sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ....ile davalı ... San ve Tic. A.Ş. vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ETİ SLİM + Hitit Güneşi şeklinden oluşan 5 ve 30. sınıftaki bisküvi, çikolata, sarılı şekerler, çiklet, gofret, çocuk maması ve kraker emtialarını içeren 1990/118806 ve ETİ ÇİKOLATA KEYFİ SLİMS ibareli 2008/30579 sayılı markaların sahibi olduğunu, davalının 23.11.2007 tarihinde gerçekleştirdiği “ÜLKER SLİMLİFE” ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 2007/62470 kod numaralı marka tescil başvurusuna iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanarak yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından 2009/M-4695 sayılı kararla reddedildiğini, anılan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, SLİM ibaresinin ayırt ediciliği zayıf ve vasıf bildirici nitelikte olduğunu, diğer sözcüklerle birlikte kullanılarak aynı sektörde farklı firmalar tarafından marka olarak tescilinin mümkün bulunduğunu, iltibas ve haksız yarar sağlama unsurunun söz konusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının itiraza ve davaya dayanak markasının Hitit Güneşi şekli ile tanınmış lider markasının sözcük unsuru olan ETİ ibaresi ve SLİM sözcüklerinden oluşturulduğu, başvuru konusu işaretin ise davalı şirketin tanınmış lider markası ÜLKER ibaresi ile birlikte birleşik biçimde yazılmış SLİMLİFE sözcüğünden oluştuğu, SLİM ibaresinin her iki markada ortak unsur olduğu, ince, zayıf, ince bir görünüm verme, ince belli, incelme, zayıflama ve kilo verme gibi anlamları olan SLİM ibaresinin gıda sektöründe herkesin kullanımına açık, jenerik ve vasıf bildirici bir sözcük olduğu, genel olarak birlikte kullanıldığı diğer sözcükleri nitelediği, bütünde ayırt ediciliğe baskın olarak bir katkısının bulunmadığı, ortalama tüketici kitlesinin malların ekonomik önemine göre alım süresi içerisinde davacı markasını taşıyan ürünlerden yararlanmak isterken davalı işaretini taşıyan ürünleri satın alma olasılığının bulunmadığı, taraf markalarının ortalama alıcılarının göz, kulak ve hafızasında bıraktıkları görsel ve şekilsel izlenimin tamamen farklı olduğu, dava konusu markalarda davacı ve davalının lider ve tanınmış markaları mevcut olduğundan işletmeler arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlantı bulunduğu zannına kapılmalarının da mümkün bulunmadığı, başvurunun tescilinin davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlama yahut onun itibar ve ayırt edici karakterine zarar vermesinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.