4. Hukuk Dairesi 2020/3225 E. , 2021/6922 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01.06.2021 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı ... ve ... vekilleri Av. ... ve Av. ... geldiler. Davalı ... ... adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır buluna…
**4. Hukuk Dairesi 2020/3225 E. , 2021/6922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01.06.2021 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı ... ve ... vekilleri Av. ... ve Av. ... geldiler. Davalı ... ... adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; davacının, davalı ve dava dışı arsa sahipleri ile 27.09.1995 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, ancak sözleşme içeriğine göre imar durumu engeli nedeniyle inşaata hiç başlanmadığı, daha sonra arsa sahiplerinin 15.07.2007 yılında diğer davalı ... ile bir başka kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıltığı ve 16.12.2009 tarihinde de arsa sahiplerinden İrfan ve Beyhan’ın taşınmazdaki hisselerini davalı ...’a devrettikleri tespiti yapılmış ve davacı ile arsa sahipleri arasındaki sözleşmenin fesh edilerek bu sözleşme gereğince davacının bir alacağının doğmuş olduğu ve daha ötesinde bu alacağı tahsil edememiş olması gibi bir durumun yargılama boyunca iddia ve isnat olunmadığı vurgulanmıştır. Devamında, davacının öncelikle sözleşmeden kaynaklanan şahsi alacak haklarını ancak sözleşmenin diğer taraflarından talep ederek somutlaştırması ve sonuçta doğan hakkını tahsil edememe durumunun gerçekleşmesinin gerektiğine, bu aşamada alacak yeterli somutluğa ulaşmadığı gibi arsa sahiplerinin yeni yaptıkları sözleşme gereğince sahip olacakları dairelerden alacağın tahsilinin mümkün olduğuna, bu dairelerin alacağı akim bırakmak amacı ile bir satışının söz konusu olması halinde davacının İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak tasarrufun iptali davası açabileceği gibi BK’nun 19.maddesine dayalı olarak da muvazaalı satışların iptalini isteyebileceğine, ancak bu aşamada böyle bir dava açma hakkı bulunmadığı hususuna değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda; davacının arsa sahiplerinin yeni yaptıkları sözleşme gereğince sahip olacakları dairelerden alacağının tahsili mümkün olup söz konusu dairelerin alacağı karşılıksız bırakmak amacıyla bir satışının söz konusu olması halinde ise davacı tarafından İİK.277 ve devamı maddelerine dayalı olarak tasarrufun iptali davası açılabileceği gibi BK.nın 19.maddesine dayalı olarak muvazaa nedenine dayalı olarak da satışların iptalini isteyebileceği, somut uyuşmazlıkta davacının bu aşamada böyle bir dava açma hakkının da bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.