10. Hukuk Dairesi 2023/3903 E. , 2023/4120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/43 E., 2022/300 K. KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İ
**10. Hukuk Dairesi 2023/3903 E. , 2023/4120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/43 E., 2022/300 K. KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı Kurum vekili dava dilekçesi ile davalı ...'ya yönelttiği asıl dava ile Müdürlüklerinden*** *** ****209 sigorta sicil numaralı Şermin Kaygısız' ın 16.09.1998 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde %59 oranında malüliyete uğradığını, sigortalıya kurumları tarafından 1.051.742,598 TL (eski para) geçici işgöremezlik ödeneği, 1.059.931,510 TL (eski para) hastane masrafı ve 23.875.894,334 TL (eski para) bağlanan gelirin peşin sermaye değeri olmak üzere 25.987.568,442 TL (eski para) harcamada bulunulduğunu, kaza nedeni ile Kavak Asliye Ceza Mahkemesi' nin 1998/163 Esas sayılı dosyasında davalının 8/8 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, müdürlüklerinin müfettişlerince düzenlenen 25.01.2000 tarih, 8 sayılı tahkikat raporunda davalının kusurlu bulunduğundan dava açma zarireti doğduğunu, tüm bu nedenler ile kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile 25.987.568,442 TL'nin şimdilik %50 oranında tekabul eden 12.993.784,221 TL'sinin sarf ödeme ve tahsis onay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen dava ile davalı ... Çay Gıda Ltd. Şti. tasfiye memuruna yöneltilen davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL kurum zararının sarf ödeme ve tahsis onay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı Kurum vekili ıslah dilekçesi ile davalılardan 25.987,57 TL kurum zararının sarf ödeme ve tahsis onay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...' nın mahkememize sunmuş olduğu 25.12.2010 havale tarihli dilekçesinde özetle; Ceza dava dosyasındaki kusuru kabul etmediklerini, bu hususta yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, ayrıca mağdurun iş ve gücünden kalması ile ilgili %59 oranındaki raporunuda kabul etmediklerini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli ve 2000/165 E. 2014/339 K. sayılı kararıyla, davanın kabulü ile 1.051,74 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden, 1.059,93 TL hastane masrafının ödeme tarihinden ve 23.875,89 TL peşin sermaye değeri gelirinin tahsis onay tarihi olan 16.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Cay Gıda San. Ltd. Şti. İle davalı ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.09.3019 tarihli ve 2019/2826 E. 2019/6779 K. sayılı ilamındakusur raporu alınmadan ceza dosyasındaki kusur dikkate alınarak mahkemece hüküm kurulması, sürekli iş göremezlik oranları arasındaki çelikilerin giderilmemesi, hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarları yerine, artışları içerir tüm peşin sermaye değerli gelir miktarlarının esas alınması, ceza dosyasının dosya içine alınıp irdelenmemesi, 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin gözetilmemesi ayrıca tasfiye memuru ...’ın tasfiyeye girmiş davalı şirketi temsilci sıfatıyla davada yer alması gerekirken birleşen dosyada dahili davalı olarak davaya katılması isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava konusu olayın trafik iş kazasından kaynaklandığı, asıl davada davacı kurumca davalı ... aleyhine birleşen davada ise... Gıda Sanayi Ticaret ve Ltd. Şti. aleyhine kurum zararının tahsili amacıyla tazminat davası açılmış ise de; dosya kapsamında bulunan Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 25.01.2000 tarih 152/AR-Soruşturma 8 numaralı davacı ile ilgili raporunda sonuç ve kanı kısmında "Şermin Kaygusuz tarafından Tekkeköy Asliye Hukuk İş Mahkemesine açılan hizmet tespit davasında alınacak karar içinde kaza olayının şirket tarafından minibüs ile yapılan pazarlama işi söz konusu ise ayrıca belirtilen çalışmalar süresini de kapsıyorsa, 506 sayılı Kanunu'nun 2 nci maddesine göre sigortalılığının hizmet aktine dayanarak kabul edilmesi ile belirtilen 16.09.1996-16.09.1998 devresindeki her ay için ek bildirme ve ilgili dönem bodrolarının işyerinden talep edilmesinin doğacak primlerinin gecikme zammı ile birlikte tahsilinin, olayın 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin a-b bentlerine göre iş kazası olarak değerlendirilmesi" yönünde rapor düzenlendiği, iş kazası olma şartının dava dışı Şermin'in hizmet tespiti davasında alınacak karara bağlandığının, dava dışı Şermin tarafından açılan iş kazası tespit davasının ise takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiği, Tekkeköy Kapatılan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.04.2022 tarihli müzekkere cevabı ekinde 1999/747 Esas 2003/148 Karar 02.06.2003 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; davacı kurumca dava dışı Şermin'e ödeme yapılmış ise de, söz konusu olaya ilişkin ödemelerin Şermin Kaygusuz tarafından Tekkeköy Asliye Hukuk İş Mahkemesi'ne açılan hizmet tespit davasının sonucuna bağlandığı, bu konuda bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, hizmet tespitine yönelik bir karar ve tespit bulunmadan ödeme yaptığı anlaşılan davacı kurumun asıl ve birleşen davasının reddine karar vermek kanaati ile..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Kurum vekili, Kurumu meydana gelen iş kazası nedeni ile sigortalıya ödeme yaptığını,ceza dosyasındaki kusur durumuna göre de davalı işveren ve davalı şirketin mevcut iş kazasından dolayı kurumca kazalıya yapılan ödemelerden sorumlu olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir, geçici iş göremezlik ödemesi ve yapılan tedavi masraflarından oluşan Kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.506 sayılı Kanun'un 9 uncu, 10 uncu, 26 ncı maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Dairemizin önceki bozma kararında, "...Davalı işverenin, kazalının işyerinde çalışmadığı iddiası karşısında bu hususun araştırılmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, taraflar arasında hizmet akdinin varlığı konusunda davalı işverene (Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile sigortalıya husumet yöneltilmek suretiyle) dava açılması için süre verilmesi ve dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Kabule göre de, ... davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde, “Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tesbit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Sigortalı çalıştırmaya başlandığı Kuruma bildirilmiş veya bu husus Kurumca tespit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan, süresi içinde Kuruma bildirilmeyenler için de, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Ancak, yukarı ki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile, gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22'nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesabedilecek sermaye değerleri tutarı, 26'ncı maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı işverenin 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. İş kazasında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse, Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10 uncu maddeye göre sorumlu tutulması gerekir. İşverenin, 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayalı tazmin sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesi konusuna çözüm getiren, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 15.03.1995 T., 1994/800 E., 1995/166 K. sayılı ilamında “...Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tazminat (tavan) miktarını önce kusur durumunu hiç gözetmeksizin belirlemek ve belirlenen tazminat miktarını geçmemek üzere davalının olaydaki kusursuzluğu dikkate alınarak Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü maddeleri uygulanarak varılacak sonuç uyarınca rücu alacağına hükmetme...” gereği öngörülmüş olup; işverenin sorumluluk sınırlarının belirlenmesinde, kendisinin kusurlu olup olmaması etkili bulunmakta, işverenin kusursuz bulunduğu durumlarda, ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı olarak ortaya çıkan tazminat tavanından, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü maddeleri uyarınca, %50'den aşağı olmamak üzere indirim yapılarak, işverenin sorumlu olduğu tazminat tutarının belirlenmesi gerekmektedir. ... Dosya incelendiği zaman, kusur raporu alınmadan ceza dosyasındaki kusur dikkate alınarak mahkemece hüküm kurulması, sürekli iş göremezlik oranları arasındaki çelikilerin giderilmemesi, hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarları yerine, artışları içerir tüm peşin sermaye değerli gelir miktarlarının esas alınması, ,ceza dosyasının dosya içine alınıp irdelenmemesi, 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin gözetilmemesi ayrıca tasfiye memuru ...’ın tasfiyeye girmiş davalı şirketi temsilci sıfatıyla davada yer alması gerekirken birleşen dosyada dahili davalı olarak davaya katılması isabetsiz olup bozmayı gerektirir...." şeklinde detaylı ve yol gösterici açıklama yapılarak karar bozulmuş olup bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği mahkemece tam olarak yerine getirilmemiştir. 2. 506 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 4447 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi ile yapılan değişiklikten önceki halinde" İşveren, çalıştırdığı sigortalıları, örneği Kurumca hazırlanacak bildirgelerle e n geç bi r ay içinde Kuruma bildirmeye mecburdur ...." denilmektedir. 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde, “Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tesbit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Sigortalı çalıştırmaya başlandığı Kuruma bildirilmiş veya bu husus Kurumca tespit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan, süresi içinde Kuruma bildirilmeyenler için de, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Ancak, yukarı ki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile, gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22 nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesabedilecek sermaye değerleri tutarı, 26 ncı maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 19 ve devamı maddelerine göre, anılan Kanun'un 19 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Önceki bozma kararında da belirtildiği üzere dava konusu kurum zararına ilişkin olay, davacı Kurum tarafından iş kazası sayılmış, sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış,geçici iş göremezlik ödemesi yapılmıştır. Ancak davalı işverenin, kazalının işyerinde çalışmadığı iddiası da bulunmakta olduğundan mahkemece, taraflar arasında hizmet akdinin varlığı konusunda davalı işverene (Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile sigortalıya husumet yöneltilmek suretiyle) dava açılması için süre verilmesi ve dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerekmektedir. 3.Öte yandan bekletici mesele yapılacak olan davanın sonucuna göre, bir önceki bozma ilamında belirtilen diğer eksikliklerin de giderilmesi suretiyle bir karar verilmelidir. 4.Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler dikkate alınmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.