11. Ceza Dairesi 2011/1111 E. , 2011/19983 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Beraat Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece verilen hükümde 5271 sayılı CMK. nın 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; yoklukta verilen hükümde…
**11. Ceza Dairesi 2011/1111 E. , 2011/19983 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Beraat Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece verilen hükümde 5271 sayılı CMK. nın 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; yoklukta verilen hükümde yasa yoluna başvuru süresinin usulüne uygun olarak gösterilmediği cihetle;sanık müdafiinin hükmü yasal sürede temyiz ettiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla incelenip gereği görüşüldü: I-Sanık müdafiinin 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 28.12.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, II-Katılan vekilinin 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince; 2003 takvim yılından itibaren sahte fatura düzenlediği iddia ve kabul olunan sanığın yetkilisi olduğu şirketin hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporunda 2004 yılı beyanlarına göre bu yıla ilişkin KDV,geçici vergi ve Kurumlar Vergisi yönünden taktirin Gaziemir Vergi Dairesi’nce yapılması gerektiğinin belirtilmesine,sanığın 2003 yılından beri sahte fatura düzenlediğinin iddia ve kabul olunmasına,Gaziemir Vergi Dairesi tarh dosyasının tetkikinde bu yılda 166.196.647.593.TL net satışlarının olduğunun, 24.12.2005 tarihinde adresine yapılan yoklamada tanınmadığının, vergi dairesince bilinen adreste bir başka işyerinin faaliyette olduğunun,yeni adresinin de tespit edilemediği saptamalarına yerverilmiş olmasına,Vergi Tekniği raporunun B ve sonuç bölümlerinde sanığın şirketinin yüksek hasılat beyan etmesine karşın işyerinin kapalı olduğunun,işçi çalıştırmadığının, mükellefin sermayesi, varlıkları, işçi çalıştırmaması, beyan ve bildirimleri ile vergi ödemelerinin gerçek bir ticari faaliyetin gerek ve icaplarına uygun bulunmadığının belirtilmesine göre;sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri ile gerçeğin kuşkuya yervermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından;adı geçen vergi dairesinden 2004 yılına ilişkin tarh dosyası ve beyannameleri getirtilerek incelenip,sanığın da içerisinde bulunduğu önceki yıllara ilişkin sahte fatura organizasyonu hakkında İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2003/174 esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi,bu davayı ilgilendiren delillerin dosyaya aktarılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden 2004 yılında kimlere sahte fatura düzenlediği belirlenemediğinden bahisle eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.