Başvuru, kolluk görevlileri ve üçüncü kişilerce kasten yaralanma ve buna ilişkin soruşturmanın etkili biçimde yürütülmemesi nedenleriyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kolluk görevlileri ve üçüncü kişilerce kasten yaralanma ve buna ilişkin soruşturmanın etkili biçimde yürütülmemesi nedenleriyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/9/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, olay tarihinde Muğla'nın Fethiye ilçesinde yaşamakta ve çiftçilik yapmaktadır. Başvurucunun adına kayıtlı Facebook sosyal medya hesabından YPG/PKK terör örgütleri lehine olduğu öne sürülen paylaşımlarda bulunulmasından bir müddet sonra yaşadığı bölgede ikamet eden bir askerin şehit olması nedeniyle bölge halkından oluşan bir grup tarafından başvurucu yaralanmıştır. Başvurucunun anlatımına göre; 8/9/2015 tarihinde saat 15 civarında jandarma karakol komutanı tarafından başvurucu aranarak bazı kişiler tarafından kendisine zarar verilebileceği hususunda uyarılmış ve kolluğun evine gelmek üzere yolda olduğu bilgisi verilmiştir. Telefon görüşmesinden yaklaşık on dakika sonra başvurucunun evinin önünde dört beş motosiklet ile iki arabadan inen ve ellerinde sopa bulunan bir kalabalık toplanmıştır. "Terörist burda, evini bastık" diye bağıran ve küfür eden kalabalıktan korkan başvurucu, evinden çıkıp kaçmaya çalışmış ise de kendisini kovalayanlardan bir kısmı tarafından önü kesilerek yakalanmıştır. Bu kişiler sopa ve tekmelerle başına, midesine ve yüzüne vurmak suretiyle başvurucuyu yaralamış ve arabayla Kumluova Mahallesi'nin meydanına getirmişlerdir. Oradaki başka kişilerce de darbedilen ve hakarete maruz kalan başvurucu, meydanda bulunan Atatürk büstünün üstüne çıkarılmış ve büstü öpmesi için zorlanmıştır. Başvurucunun büstü tuttuğu sırada arkasında bulunan bir kişi başvurucunun kafasını büste vurmak suretiyle dişlerini kırmıştır. Atatürk büstünü öpen başvurucu, kolluk görevlilerinin olay yerine yaklaşık 45 dakika sonra gelip olaya müdahale etmesiyle büstün üstünden alınarak kolluk aracına bindirilmiştir. Soruşturma dosyasında yer alan Olay Yeri Tutanağına göre ise Eşen Jandarma Karakol Komutanlığını saat 55 civarlarında arayan Kumluova mahallesi muhtarı, başvurucunun sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle mahalle halkının öfkelenerek bir araya geldiğini ve başvurucuya zarar verebileceklerini söylemiştir. Saat 03'te, yapılan ihbar mahalle muhtarı aranmak suretiyle teyit edilmiş ve gerekli hazırlıklar tamamlandıktan sonra önlem amacıyla kolluk görevlileri başvurucunun evine doğru yola çıkmıştır. Araç seyir hâlindeyken jandarma tarafından başvurucu, saat 18'de aranarak uyarılmıştır. Yaklaşık 12 dakika sonra başvurucunun evine varan kolluk görevlileri başvurucuyu evde bulamamış ve evin önünde toplanan kişilerden başvurucunun mahalle meydanına götürüldüğünü öğrenmesi üzerine mahalle meydanına gitmiştir. Meydana geldiklerinde başvurucunun Atatürk büstünde oturduğunu, çevresinde yaklaşık 40-50 kişinin bulunduğunu ve darbedilmekte olduğunu gören kolluk görevlileri olaya müdahale ederek başvurucuyu jandarma aracına bindirmişlerdir. Yaralı olan başvurucu, kolluk görevlileri tarafından Fethiye Devlet Hastanesine götürülerek tedavi ettirilmiş ve buna ilişkin sağlık raporu alınmıştır. Alınan geçici sağlık raporunda -anlaşıldığı kadarıyla- başvurucunun sol dizinde, her iki ayağında ve yüzünde çarpmaya bağlı yaralanmalar gözlemlendiği; alt dudağı ve çenesinde kesi ile burun kemiğinde kırık tespit edildiği belirtilmiştir. Hayati tehlikesi bulunmayan başvurucunun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile düzelmeyecek düzeyde olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun tıbbi yardım aldığı esnada hastane önünde yaklaşık 200 kişinin başvurucuyu protesto etmek amacıyla toplanması nedeniyle hastane çevresi polis ekipleri tarafından koruma altına alınmış ve hastane çıkışı güvenliği sağlanarak başvurucu, polis aracıyla Seydikemer İlçe Jandarma Komutanlığına götürülmüştür. Terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği şüphesiyle ifadesi alınan başvurucu, ifadesinin ardından serbest bırakılmış ise de can güvenliğinden endişe edilmesi nedeniyle kendisine eşlik edecek bir yakını gelene kadar rızasıyla ertesi sabah saat 15'e kadar karakolda kalmıştır. Başvurucu, aynı tarihte kendisini yaralayan kişilerden şikâyetçi olmuş ve olayın ardından ailesiyle birlikte Mersin'in Tarsus ilçesine taşınmıştır. Başvurucu, olaydan üç gün sonra 11/9/2015 tarihinde tedavi amacıyla Tarsus Medical Park Hastanesine gitmiş,hakkında ikinci kez adli rapor düzenlenmiştir. Alınan ikinci geçici raporda; darp nedeniyle kendi imkânları ile acil servise başvuran başvurucunun vücudunda çok sayıda darba bağlı ödem, kızarıklık ve yüzeysel sıyrığın mevcut olduğu, nazal (burun) kemiğinde fraktür (kırık) tespit edildiği ve başvurucunun yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemez seviyede olduğu açıklanmıştır. Başvurucu; alınan ilk sağlık raporunun usulüne uygun düzenlemediğini, daha önce hastanede bulunduğu süre içinde doktor ve hemşirelerin kendisiyle gerektiği kadar ilgilenmediğini hatta kendisine hakaret ettiklerini ve görevlerini ihmal ettiklerini iddia ederek bu kişiler hakkında Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) gönderilmek üzere Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına 2/2/2016 tarihinde avukatı vasıtasıyla şikâyetçi olmuştur. Başvurucu 2/2/2016 tarihli şikâyet dilekçesiyle, polis aracında bulunduğu esnada bir polis memurunun "Verecen bu pis teröristi halkın eline, böylelerinin cezasını versin" dediğini, bir diğer polis memurunun sırtına tekme atarak "Kalk git lan ileri" diyerek hakaret ettiğini ve sonrasında jandarma karakolundaki askerlerden birinin "Mersin'den terörist çıkmaz, sen nerden çıktın orospu çocuğu, pis terörist" diyerek kafasını iki kez duvara vurmak suretiyle kendisini darbettiğini iddia etmiş; ayrıca ifadesi alındıktan sonra can güvenliği için hiçbir önlem alınmaması nedeniyle sabaha kadar karakolda bekletildiğini ileri sürerek kolluk görevlilerinden şikâyetçi olmuştur. Başvurucu ayrıca kolluk görevlilerinin olay mahalline gecikmeli olarak geldiğini, dolayısıyla meydana gelen olayla bağlantıları olduğunu ve bu nedenle görevlerini ihmal ettiklerini de iddia etmiştir. Başvurucunun olay tarihinde üçüncü kişiler hakkındaki şikâyeti ile 2/2/2016 tarihli kolluk ve hastane görevlileri hakkındaki şikâyeti birlikte değerlendirilmek üzere soruşturmalar birleştirilmiştir. Başvurucunun üçüncü kişiler tarafından yaralanmasına ve hastane görevlilerine ilişkin soruşturmada soruşturma makamları tarafından şüphelilerin kimlikleri tespit edilerek savunmaları alınmış, başvurucunun olay ile ilgili ayrıntılı şikâyeti tespit edilmiş, kendisini yaralayan kişileri fotoğraflarından teşhis etmesi sağlanmıştır. Savcılık tarafından, olayın başladığı esnada başvurucunun evinde bulunan yakınları tanık olarak dinlenmiş ve olayın basına yansıması dolayısıyla bazı televizyon kanallarınca kaydedilen görüntü ve resimlere erişilmiştir. Basına yansıyan resim ve görüntülerde başvurucunun yaralanmış bir vaziyette Atatürk büstünü tuttuğu görülmektedir. Toplanan tüm delillerin Savcılıkça değerlendirilmesi sonucunda 2/5/2016 tarihinde; kolluk görevlileri, başvurucunun tedavisini yapan doktor ve hemşireler ile başvurucuyu yaraladığı iddia edilen bazı kişiler hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ve yedi kişi hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını işledikleri isnadıyla Fethiye Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır. Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının gerekçesinin kolluk görevlileri ile ilgili kısımları şöyledir:"... Olay günü Jandarma görevlilerinin olay mahalline gecikmeli olarak geldiği iddiasının da soyut iddia niteliğinde olduğu, yapılan soruşturmada olaya en kısa sürede müdahale edildiği, bu iddianın doğru olduğu yönünde somut hiçbir delil olmadığı, müşteki vekili ve müştekinin soyut iddiasına dayandığı, ...İbrahim ÇAY isimli şahsın çevik kuvvet aracına bindirildiğinde bir polis memurunun vereceksin bu pis teröristi halkın eline böylelerin cezasını versin şeklinde söylemde bulunulduğunu iddia etmiş ise de, söz konusu iddiaya ilişkin de somut hiçbir delile ulaşılamadığı, İbrahim ÇAY isimli şahsın söz konusu iddiasını ispatlayacak somut hiçbir delil sunulmadığı gibi böyle bir delili de dosya içinde olmadığı,Seydikemer Jandarma Karakolunda askerlerden birinin İbrahim ÇAY isimli şahsa mersinden terörist çıkmaz sen nereden çıktın orospu çocuğu pis terörist diyerek kafasını iki kere duvara vurduğu yönündeki iddianın da tamamen müşteki ve vekilinin soyut iddiasına dayandığı, bu iddiasını da doğrulayacak kamu davasını açmayı gerektirir hiçbir delile ulaşılamadığı, İbrahim ÇAY isimli şahsın işlemleri bitirildikten sonra doktora götürülmediği yiyecek içecek verilmediği yönündeki iddialarının da dosyadaki mevcut delillerle uyuşmadığı, İbrahim ÇAY isimli şahsın Devlet Hastanesine götürülerek tedavisinin yaptırıldığı, bu iddiasının da tamamen soyut iddialardan oluştuğu, Eşen Jandarma Karakol Komutanı ve Seydikemer Jandarma Karakol Komutanının da olayların içerisinde yer aldığı ve görevlerinde ihmallerinin olduğu ihmal edilmiş ise de, bu iddiaların da tamamen soyut iddia olduğu, kolluk görevlilerinin söz konusu olaya zamanında müdahale ederek İbrahim ÇAY isimli şahsın daha fazla zarar görmesine engel olarak olay yerindeki kişilerin elinden alıp güvenliğini sağladıkları, bu sebeple bu iddiaların soyut iddiadan ibaret olduğu, ..." Anılan karara başvurucu tarafından yapılan itiraz, Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/7/2016 tarihli kararıyla Savcılık kararının "usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle reddedilmiş ve karar 9/8/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/9/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun bireysel başvurusundan sonra yedi kişi hakkında açılan davada Mahkeme, sanıkların tamamının konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu yönünden beraatine; cebir kullanmak suretiyle hürriyeti tahdit etme ve yaralama suçları yönünden hapis cezasıyla cezalandırılmalarına hükmetmiştir. Yaralama suçu yönünden dört sanık ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiş, diğer üç sanık ile ilgili hapis cezaları para cezasına çevrilmiştir. HAGB kararına başvurucu tarafından itiraz edilmiş, diğer hükümler (beraat-mahkûmiyet) yönünden mahkeme kararı istinaf incelemesine gönderilmiş olup istinaf aşamasındadır. HAGB yönünden yapılan itirazın Fethiye Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmesi üzerine başvurucu, anılan karar yönünden de bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun aynı olayın devamı niteliğindeki bu ikinci başvurusu, Anayasa Mahkemesinin 2019/13373 numaralı başvuru dosyasında değerlendirme aşamasındadır.