5. Hukuk Dairesi 2024/13160 E. , 2025/5434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/445 Esas, 2024/1330 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Seferihisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/612 Esas, 2022/811 Karar Taraflar arasındaki davalı site üyesi olunmadığı ile davalı tarafça aidat talep edilemeyeceğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmi
**5. Hukuk Dairesi 2024/13160 E. , 2025/5434 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/445 Esas, 2024/1330 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Seferihisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/612 Esas, 2022/811 Karar Taraflar arasındaki davalı site üyesi olunmadığı ile davalı tarafça aidat talep edilemeyeceğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 221 ada 14 parsel sayılı bahçeli kargir dubleks evin tapu maliki olduğunu, davalı tarafın İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 220 ada 1-28 parseller ile 221 ada 1-28 parsellerde bulunan müstakil 56 parselde kendisini ...Sitesi olarak tanımlayarak davacıya toplantı çağrısı gönderdiğini, yapılan genel kurul toplantısı ile kararlar alınarak müvekkilinden aidatlar istenildiğini, tapu kaydına göre 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun) uyarınca ortada bir site yönetimi olamayacağı ve kendisinden aidat parası istenemeyeceği davalıya söylenmesine rağmen hakkında borçlu gösterilerek Seferihisar İcra Müdürlüğünün 2014/650 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin söz konusu takibe itiraz ettiğini, davalının ise Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/89 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, müvekkilinin tek parseldeki konutun maliki olduğunu, parselde başka bağımsız bölümlerin bulunmadığını, 220 ada 1-28 parseller ile 221 ada 1-28 parsellerin ayrı ayrı parseller olduğunu, her bir parselin üzerinde tek konut bulunduğunu, 634 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde kat mülkiyeti ve kat irtifakının resmi senetle ve tapu kütüğüne tescil ile doğacağının düzenlendiğini, müvekkilinin içinde bulunduğu 220 ada 1-28 parseller ile 221 ada 1-28 parsellerin ferdi mülkiyet hâlinde olup üzerlerinde site şerhinin bulunmadığını, davalı tarafın ...Sitesi Yönetimi olarak müvekkilinden aidat ya da başka kalemlerde alacak talep etmesinin mevzuata uygun olmadığını belirterek 221 ada 14 parsel numaralı evinden dolayı 634 sayılı Kanuna göre davalı ...Sitesi üyesi olmadığının ve davalı ...Sitesi Yönetimi tarafından 634 sayılı Kanun hükümlerine göre müvekkilinden hiçbir hak ve alacak talep edilemeyeceğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 20.06.2008 tarihinde düzenlenen toplu yapı yönetim planı ve muhtevasının 19.07.2008 tarihinde yapılan genel kurulda bağımsız bölüm maliklerince okunduğunu ve oy birliği ile kabul edilerek yürürlüğe girdiğini, 19.07.2008 tarihli genel kurul ile site yönetiminin oluşturulduğunu, 634 sayılı Kanun'da, Yönetim Planının bütün malikleri bağlayan bir sözleşme hükmünde olduğunun düzenlendiğini, genel kurula davacının da katıldığını ve imzasının bulunduğunu, ayrıca davacının 30.08.2014 tarihli genel kurul toplantısına da katıldığını ve imzasının bulunduğunu, Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/89 Esas sayılı dosyası ile açılan itiraz iptali davasının vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince kabul edildiğini, 220 ada 1 parsel ve 28 parsel, 221 ada 1 parsel ve 221 ada 28 parseller üzerinde kat mülkiyetinin ve kat irtifakının tescili bulunmadığını, kat mülkiyeti tapu siciline tescil edilmediğinden davada 634 sayılı Kanun hükümleri uygulanamaz ise de kanalizasyon, aydınlatma, park, bahçe, sosyal tesis gibi ortak alanların amacına uygun olarak bir disiplin dahilinde kullanılmaları, bakımları ve onarımlarının yapılması, bakım ve onarımları için gerekli giderlerin toplanıp harcanmalarının yönetimi zorunlu kıldığını, site yönetiminin genel giderler ve yönetimle ilgili işlemlerden dolayı dava açma ehliyetinin bulunduğunu, davacının kendisinin yararlandığı veya yararlanması mümkün olan genel giderlerden sorumlu olduğunu, davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 634 sayılı Kanundan kaynaklanan bir dava olmadığından mahkemenin görevsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplu yapı olduğu anlaşılan uyuşmazlık konusu taşınmazda, söz konusu taşınmazın toplu yapıdan ayrılabilmesi için yönetim planında değişikliğe gidilmesi gerektiği, davacının söz konusu yapıdan çıkartılması her kadar teorikte mümkün olsa da pratikte mümkün olamayacağı, zira kooperatif sitesinin ortak kullanım imkanlarından davacının yararlanmasının engellenemeyeceği ve bu yararlanmanın bedele tabi olacağı da gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasında bulunan ...Sitesi Yönetim Planından anlaşılacağı üzere davalının bu yönetim planında sitedeki kat malikleri ile davalı site yönetimi arasındaki ilişkileri, yönetim olarak alacağı kararları, yapacağı işleri 634 sayılı Kanun’un kendisine verdiği yasal görev ve yetkiyle hareket edebileceğine dayandırdığını, davacının konutu da dahil ... Mahallesi 220 ada 1-28, 221 ada 1-28 parsellerin her birinin 208 m² bahçeli kargir dubleks evler olup her birinde başka kişiler adına müstakil mülkiyet bulunduğunu, kat mülkiyeti ve kat irtifakı resmi senetle ve tapu kütüğüne tescil ile doğacağından 634 sayılı Kanun hükümlerine göre bir site yönetimi olması ve bu yönetimin kararlar alması, genel kurul toplantısı yapması, davacıdan aidat talep etmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, ortada bir kooperatif olmadığı gibi kooperatif sitesi de bulunmadığını, davalı site yönetiminin müvekkili davacının evi için yapabileceği hiçbir iş bulunmadığını, ...Sitesi Yönetim Planının 220 ada 1-28, 221 ada 1-28 parsel maliklerinin tamamı tarafından imzalanmadığını, yönetim planına imza atanlar listesi incelendiğinde 221 ada 11 parsel sayılı taşınmaz maliki ...'ın, 220 ada 16 parsel maliki ...'ın, aynı ada 14 parsel maliki ...'nın, aynı ada 17 parsel maliki ...'ın imzalarının olmadığını, oybirliği ile imzalanan yönetim planı bulunmadığından bu yönetim planına göre alınan kararların da bağlayıcı olmadığını, tapuya sunulan bir yönetim planı bulunmadığını, ferdi mülkiyete tabi parsellerden ve 634 sayılı Kanun'dan dolayı tapuya böyle bir yönetim planı sunulmasının da mümkün olmadığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı ...Sitesi üyesi olmadığı ve davalının 634 sayılı Kanun'a göre hiçbir alacak talep edemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, birden fazla parsel üzerinde kurulu, henüz 634 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak toplu yapı yönetimine geçmemiş sitede, davalı sitenin, davacıdan hiç bir hak ve alacak talep etmesinin mümkün olmadığının tespiti istemine ilişkin tespit davası olduğu ve davacının, davalı sitenin bulunduğu parsellerden ... ilçesi, ... Mahallesi 221 ada 14 parsel sayılı bahçeli kargir dubleks ev vasıflı taşınmazın maliki olduğu, davacının da imzası bulunan 19.07.2008 tarihli üst yönetim planı ile ... ilçesi, ... Mahallesi 220 ada 1 ilâ 28 parseller ile 221 ada 1 ilâ 28 parsellerin birlikte yönetileceğinin kararlaştırıldığı, anılan parseller üzerinde kurulu bulunan davalı sitede toplu yapı yönetimine geçilmediği, tapuda kayıtlı yönetim planının olmadığı, davacı tarafça eldeki davanın, davalı site yönetiminin 634 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak oluşturulmuş bir toplu yapı yönetimi olmadığı, bu nedenle genel kurul toplantısı yapması ve davacıdan aidat talep etmesinin yasal olarak mümkün olmadığı iddiaları ile açıldığı, eda davası açma imkanı var iken tespit davası açılamayacağı, somut olayda davacı tarafça eda nitelikli, genel kurul kararlarının iptali, meni müdahale ve sair talepler ile dava açma imkanları var iken, bu yönde dava açmayıp, dava dilekçesinde talep konusu yapılan hususların tespiti istemi ile dava açılmasında davacının güncel hukuki yararının bulunmadığı, eda davası açılabilecek hâllerde tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekirken, kararda yazılı gerekçeler ile davanın esastan reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, dosya kapsamına göre davacının, davalı site yönetiminin daveti ile davacının taşınmazını da kapsar şekilde, olağan veya olağan üstü site kat malikleri genel kurul toplantısı gerçekleştirmesi hâlinde, davacının eldeki davada dayandığı aynı iddialar ile bu genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların iptaline ilişkin bir tür eda davası açabilecek iken, eldeki davada olduğu gibi, davalı site üyesi olmadığının ve davalı site yönetiminin kendisinden hiç bir hak ve alacak talep edemeyeceğinin tespiti istemli genel bir tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, hukuki yarar dava şartlarından olup taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, davacının 03.02.2017 tarihinde açtığı eldeki dava tarihinden sonra, aynı mahkemenin 2018/458 Esası ile, davalı site yönetimi aleyhine 11.08.2018 tarihli genel kurul kararının iptali istemi ile açtığı eda nitelikli davanın mahkemece reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine tapuda kayıtlı olmayan sitenin 19.07.2008 tarihli üst yönetim planında davacının da imzasının bulunduğu gerekçesiyle istinaf itirazının esastan reddine karar verildiği ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/354 Esas, 2022/4579 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilerek hukuki yarar ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş, ayrıca davada istenilen talepler davacıyı ilgilendiren, davacının hukuken haklılığı esasına dayalı olup bu tespit davasının açılmasında hukukî yararı olduğu hâlde, davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı site üyesi olunmadığı ile davalı tarafça aidat talep edilemeyeceğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.