11. Hukuk Dairesi 2020/7895 E. , 2022/2541 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05.07.2018 tarih ve 2017/393 E- 2018/240 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.09.2020 tarih ve 2019/362 E- 2020/760 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incele…
**11. Hukuk Dairesi 2020/7895 E. , 2022/2541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05.07.2018 tarih ve 2017/393 E- 2018/240 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.09.2020 tarih ve 2019/362 E- 2020/760 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin "FORM" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “avicennaform” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, 2016/01949 kod numarasını alan başvuruya itirazının reddedildiğini, davalı firmanın daha önce 2002/13205 AVİCENNA İDEALFORM ve 2003/11881 AVİCENNA FORM ŞEKİL ibareli marka tescil başvurularının, davacı itirazları üzerine, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, ancak davalının ısrarla başvuru yaptığını, dava konusu markaların kapsadığı emtianın bire bir aynı olduğunu, İngilizce “AVİCENNA” kelimesinin İbn-i Sina anlamına geldiğini, ünlü filozof, doktor ve şifalı bitkiler uzmanı İbn-i Sina’nın batıda bu adla tanındığını, “avicenna” ibaresinin hastalıklara derman olan şifalı bitkiler, bitkisel otlardan mamul ilaçlar, vitaminler, çaylar, rezineler gibi ürünlerin satış ve pazarlamasının yapıldığı sektörde bu işle meşgul kişiler tarafından bilindiğini ve yaygın olarak kullanıldığını, birçok şirket adına tescilli kelimenin ayırt edici niteliği bulunmadığını, herkesin kullanımına açık bir sözcük olduğunu, bu halde davalı işaretinin asli unsurunun FORM olduğunu, taraf markalarının marketlerde, bakkallarda ve daha birçok yerde aynı reyonlarda satışa sunulduğu ve tüketiciler tarafından kolaylıkla ilişki kurulacağı düşünüldüğünde davalının bu benzerliği kasıtlı bir şekilde oluşturduğunu, FORM kelimesinin tek başına dahi davacı firmayı çağrıştırdığını ve ETİ FORM markasını akla getirdiğini ileri sürerek 2017-M-7378 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.