11. Hukuk Dairesi 2019/3488 E. , 2020/2078 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/11/2018 tarih ve 2018/375-2018/524 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2019/3488 E. , 2020/2078 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/11/2018 tarih ve 2018/375-2018/524 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; dava dışı Deriform Deri Ltd'nin keşidecisi olduğu, 30.000 USD bedelli, 23.09.2008 keşide tarihli davalı bankaya ait çekin, müvekkilinin İzmir Şubesi'ne ciranta Alak Tur. İnş. Deri A.Ş. tarafından devir ve ciro edildiğini, 24.09.2009 tarihinde bankaya takas için ibraz ettiklerinde çekin lehtarının serbest bölgede bulunduğu, burada yapılan ithalat bedeli için çek düzenlenemeyeceği belirtilerek ödeme yapılmadığını, ibraz tarihi itibariyle çekin karşılığının bulunduğunu, keşideci ve cirantalar hakkında icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine mahkemece çeke karşılıksız şerhi düşülmediği, kambiyo vasfında olmadığı gerekçesiyle takibin iptal edildiğini, çekin cirantasının serbest bölgede olmasının çekin muhataba ibrazını engellemeyeceğini, bankanın yaptığı işlemin hukuki dayanağı bulunmadığını, aksi düşünülse bile iyiniyetli hamil tarafından ibraz edilen ve yasal unsurları tam olan çekin karşılığı varsa ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 30.000 USD'nın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, zarar ve ziyanın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde davanın açılması gerektiğini, bankanın yasal mevzuat çerçevesinde işlem yaptığını, serbest bölgelerden ülkeye mal girişlerinin ithalat olarak kabul edildiğini, Hazine Müşteşarlığı Genelgesine göre bankalarca ithalat bedelinin ödenmesi için çek düzenlenemeyeceğini, dava konusu çekin serbest bölgeden yapılan ithalat karşılığı düzenlendiğinin öğrenilmesi üzerine işlem yapılmadan iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; çek bedelinin öncelikle keşideci lehdar ve cirantalardan tahsili yoluna gidilmesi bunlardan tahsil olanağı bulunamadığı takdirde hamilin zararının gerçekleşeceği henüz bu aşamaya gelinmeden doğrudan muhatap bankadan talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.