9. Hukuk Dairesi 2015/8494 E. , 2017/2681 K. "" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının, davalıya ait …
**9. Hukuk Dairesi 2015/8494 E. , 2017/2681 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının, davalıya ait işyerinde şoför ve dağıtıcı olarak 23.01.2006 - 08.02.2013 tarihleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği, baskı ile ibraname imzalatıldığını ileri sürerek, ödenmeyen fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, davacının işvereni ibra ettiğini, çalışma saatlerinin haftalık yasal çalışma saatlerini aşmayacak şekilde düzenlendiğini, fazla mesai yapması halinde bordro ile tahakkukların yapılarak ödendiğini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Islah dilekçesinin davalı işverene usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalı vekiline yönelik olarak dosyadaki tüm tebligatlar ıslah dilekçesinin tebliğine kadar "... Sok. No: ... ... / ... " adresinde yapılmış olup (gerekçeli karar da bu adrese tebliğ edilmiştir.), ıslah dilekçesi tebligatı davalıdan verilmiş vekaletnamede ismi geçen Av. ... (...) adına "... Cad. ... Sokak No: ... ... / ..." adresine çıkarılmıştır. Tebligatı alan Av. ... mahkemeye başvurarak tebligatın iadesine yönelik bir dilekçe sunmuş ve dilekçesinde davalı vekilliğini yürüten ... Hukuk Bürosu ile arasında bir bağlantı kalmadığını, bu nedenle ıslah dilekçesinin ... Sok. No: ... ... / ... adresine gönderilmesinin gerektiğini belirterek ıslah dilekçesi içeren tebligatı kapalı şekilde mahkemeye iade etmiştir. Bu dilekçenin sunulması akabindeki ilk celse davalı vekili Av. ... ıslah dilekçesini tebliğ almadıklarını beyan ederek savunma için süre talep etmiş, mahkemece davalı vekilinin bu talebine yönelik olarak olumlu olumsuz bir karar verilmeden yargılama bitirilmiştir. Davalı işverence verilen vekaletnamede adı geçen avukat ...'in çalıştığı hukuk bürosundan ayrılması akabinde mahkemeye sunduğu 22.08.2014 tarihli ve artık ... Hukuk Bürosu ile çalışmadığını belirtir dilekçesi vekillikten çekilme mahiyetinde olup, ıslah dilekçesinin vekilliği devam eden avukatlara usulüne uygun tebliği ile ıslaha karşı savunma hakkı tanınarak karar verilmelidir. Davalının hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek hüküm kurulması hatalıdır.