4. Hukuk Dairesi 2011/10650 E. , 2011/11542 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 03/05/2011 gün ve 2010/4959-2011/5080 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki k…
**4. Hukuk Dairesi 2011/10650 E. , 2011/11542 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 03/05/2011 gün ve 2010/4959-2011/5080 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacının temyizi üzerine dairece 6110 sayılı Yasa uyarınca işlem yapılmak üzere bozulmuştur. Davalı ...'nın karar düzeltme istemi üzerine dosya yeniden incelenmiştir. Davacı, İstanbul C. Başsavcılığının 2009/827 hazırlık sayılı dosyasında, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/57 sorgu sayılı kararı uyarınca 17/04/2009 günü tutuklandığını, kamuoyunda Ergenekon olarak bilinen soruşturmanın 3. iddianamesinin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince 05/08/2009 gününde kabul edilerek 2009/191 esas sayılı kamu davasının açıldığını, 14/09/2009 günü salıverme isteminin reddine ilişkin aynı günlü karara itirazını inceleyecek olan 14. Ağır Ceza Mahkemesine görüş bildiren davalı C. Savcısının, itirazın reddi ile tutukluluk durumunun devam ettirilmesini istediğini, itirazının oyçokluğu ile reddedildiğini; davalı C. Savcısının itirazın reddi ile tutukluluk durumunun devam ettirilmesi yönündeki görüşünün haksız, hukuka aykırı ve kasıtlı bir işlem olduğunu, dünyaca tanınan bir bilim insanı olup yaşam tehlikesinin bulunduğunu, tutuklamanın amacını aştığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna başvurulduğu halde herhangi bir soruşturma başlatılmadığını, toplum önünde suçlu olarak gösterilmeye çalışılmasına davalı bakanlığında ağır savsaması ve kusurunun bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı ... ise cevabında, davaya bakmaya idari yargı yerinin görevli olduğunu, cumhuriyet savcısını çalıştıran durumunda olmadığını, cumhuriyet savcısının görevini yaptığını, olayda C.M.K.'nun 141 ve 142. maddesinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece istem davalı cumhuriyet savcısının görevini yerine getirdiği, ceza davası devam ederken hukuk mahkemesinin değerlendirme yapmasının ceza davasına el atma anlamına geleceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Anayasanın "Kişi hürriyeti ve güvenliği" başlıklı 19/3, 6, 7 ve son maddesinde "suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişilerin, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla tutuklanabilecekleri, tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı, soruşturma veya koğuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteyebileceği, hürriyeti kısıtlanan kimselerin kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili yargı merciine başvurma hakkına sahip olduğu, bu esaslar dışında işleme tabi tutulanların uğradıkları zararın, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödeneceği hükmü yer almaktadır. Keza Anayasanın 40/3. maddesinde de kişinin, resmi görevliler tarafından meydana getirilen haksız işlemler sonucu uğradığı zararının kanuna göre Devletçe tazmin edileceği öngörülmüştür. Anayasanın bu amir hükümlerinin bir gereği ve yansıması olarak CMK'nun yedinci bölümünde "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat" başlığı altında 141/1. maddesinde, suç soruşturması ve kovuşturması evrelerinde tutuklama veya tutukluluğun devamı gibi koruma tedbirleri nedeniyle mağduriyete uğrayanların tazminat istemlerine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Tazminat isteminin koşullarına dair hükümler CMK'nun 142. maddesinde yer almıştır. Tazminat talebinde bulunabilmek için, C.M.K.'nun 142/1. maddesine göre, ilgili kişi hakkındaki kararın veya hükmün kesinleşmesi gerekmektedir. Tazminat davası, zarara uğrayanın kendisi, yasal temsilcisi ya da özel yetkili vekili tarafından açılacak Devlet davalı olarak gösterilecektir. Tazminat davasının incelemeye yetkili ve görevli mahkeme C.M.K.'nun 142/2. maddesi uyarınca, mağdurun oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesidir. Tazminata konu asıl işlem, davacının oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılmış ise ve o yerde başka bir ağır ceza mahkemesi de yoksa, yer itibariyle en yakın Ağır Ceza Mahkemesi davaya bakacaktır. Öte yandan; 14/2/2011 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6110 sayılı bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 12. maddesi; 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa eklenen 83/a maddesi ile bu madde de hüküm olmayan hallerde ilgisine göre, HUMK. ile CMK. hükümlerinin uygulanacağını öngörmüştür. Tüm bu yasal düzenlemeler ve CMK'nun 141 ve 144. maddelerinin HUMK'nun 573 vd. maddelerine göre özel kanun niteliğinde olması dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümünde Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekir. Mahkemenin bu yönü gözetmeyerek istemi esastan reddetmesi bozmayı gerektirir. Dairece karar görev hususundan değil de yargılama sırasında yürürlüğe giren 6110 sayılı yasa uyarınca işlem yapılmak üzere bozulduğundan davalının karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca kabulü ile bozma ilamının kaldırılmasına, kararın yukarıda gösterilen nedenle değişik şekilde bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davalı ... Bakanlığının karar düzeltme isteğinin kabulüne; bozma ilamının kaldırılmasına, kararın yukarıda gösterilen nedenle değişik şekilde BOZULMASINA 03/11/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 03/11/2011