9. Ceza Dairesi 2022/15226 E. , 2023/2982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/85 E., 2022/177 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun)
**9. Ceza Dairesi 2022/15226 E. , 2023/2982 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/85 E., 2022/177 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2012 tarihli ve 2012/122 Esas, 2012/282 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ...'in beden veya ruh sağlığının bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Sanık ...'in çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d) Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2012 tarihli ve 2012/122 Esas, 2012/282 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 04.06.2013 tarihli ve 2013/3192 Esas, 2013/7027 Karar sayılı kararı ile mağdurenin soruşturma aşamasındaki 26.04.2012 tarihli beyanında; sanık ...'in zorla pantolonunu indirerek cinsel organına baktığını, bu sırada diğer sanığın telefonu ile görüntülerinin kaydedilmiş olduğunu, üç gün sonra sanık ...'nın telefonla arayarak kendisini çağırdığını, yanına gittiğinde sanığın zorla elbiselerini çıkarıp kendisini oral yoldan boşaltmaya zorladığını ifade ettiği halde, bu olayın hemen akabinde olayları anlattığı anlaşılan arkadaşı tanık F.A.'nın soruşturma aşamasında alınan 26.04.2012 tarihli beyanında; mağdurenin olayı kendisine anlatırken sanık ...'in cinsel organına baktığı takdirde bakire olup olmadığını anlayacağını ve o zaman kendisine inanacağını söylemesi üzerine kendisinin kabul ederek cinsel organını sanığa gösterdiğini, sanık ...'in ise telefondaki görüntülerle tehdit etmek suretiyle kendisini ilişkiye zorladığını beyan etmesi ve mağdurenin soruşturmadaki anlatımları ile olayı arkadaşına anlatışı arasında çelişkiler bulunması, mağdurenin bilahare dosyaya ibraz ettiği 01.10.2012 tarihli dilekçesinde kendisine hiç bir şekilde şiddet kullanılmadığını belirterek sanıklar haklarındaki şikâyetlerinden vazgeçmesi, tanıklar G.G., F.A. ve D.Y.'nin Cumhuriyet Savcılığı ve duruşmadaki beyanlarında, mağdurenin tanık ...'nın erkek arkadaşı olan sanık ...'den hoşlanması ve bu sanık ile tanık F.A.'nın birlikteliklerini kıskanması nedeniyle mağdure ile F.A.'nın arasında tartışma olduğunu ifade etmeleri, sanık ...'in cep telefonu üzerinde yapılan incelemede, mağdurenin iddia ettiği şekilde cinsel içerikli bir görüntüye rastlanmamış olması, mağdurenin cinsel organınına sanık ... tarafından bakıldığı ilk olayda kendisi evden ayrılırken sanık ...'in kanepenin üzerine bir telefon attığı, bu telefonun sanık ...'e ait olduğu ve kendisinin hemen aşağı indiğinde...'in aşağıda beklediği ve aynı telefonunun bu kez onun elinde olduğuna dair beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmaması ve sanıkların aşamalardaki savunmalarında suçları kabul etmemeleri karşısında; sanıkların mağdureye karşı eylemlerini kendisinin rızası hilafına cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştirdiklerine dair her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüpheden sanıkların yararlanacağı gözetilerek atılı suçlardan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2013 tarihli ve 2013/260 Esas, 2013/346 Karar sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesine karar verilerek sanıklar haklarında yukarıda birinci fıkrada ayrıntılarla belirtildiği şekilde cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2013 tarihli ve 2013/260 Esas, 2013/346 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunca kararların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına gönderilmesi gerektiğinden bahisle Daireye iadesi sonrasında Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 29.06.2020 tarihli ve 2019/7035 Esas, 2020/2759 Karar sayılı kararı ile anılan eksikliğin giderilmesine müteakiben bozma ilamı usul ve kanuna uygun görülerek direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden reddiyle direnme kararıyla ilgili hüküm kurulmak üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.11.2021 tarihli ve 2020/(Kapatılan)14-302 Esas, 2021/553 Karar sayılı kararı ile Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi hükmündeki direnme kararına konu mahkumiyet hükümlerinin, sanıklara atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına, dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir. 6. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurenin sanığın ailesinin kendisine başvurması nedeniyle şikayetinden vazgeçtiğine, bu durumun gözetilmediğine, tanık F.A.'nın beyanları ile sanıkların savunmaları arasında çelişki bulunduğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece "...Her ne kadar sanıklar hakkında mağdureye yönelik eylemleri nedeniyle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıkların aşamalarda özde değişmeyen ve suçlamaları kabul etmeyen savunmaları, mağdurenin ilk olayda kendisi evden ayrılırken sanık ...'in telefondaki görüntüleri kendisine gösterdiğine, ardından aşağı indiğinde...'in aşağıda bekliyor olduğuna ve telefonun bu kez onun elinde olduğuna dair beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmaması, ayrıca mağdurenin telefonla görüntü kaydı yapıldığı iddiasına karşın telefonlar üzerinde yapılan incelemede cinsel içerikli herhangi bir görüntü kaydının bulunmaması, tanıklar ... ve...’nin, mağdurenin, tanık ...’nın sevgilisi olan sanık ...’i kıskandığına ve bu hususta taraflar arasında tartışmaların yaşandığına ilişkin anlatımları, mağdurenin olayı 26/04/2012 tarihinde kolluğa intikal ettirmesine karşın 01/10/2012 tarihli dilekçesiyle sanıklardan şikâyetçi olmadığını ve kendisine karşı herhangi bir şiddet uygulanmadığını beyan etmesi, mağdurenin annesi olan müşteki ...’in de ilk beyanında sanıklardan şikâyetçi olmasına karşın 07/05/2013 tarihli dilekçesiyle kimsenin günahını almamak üstlenmemek adına şikâyetinden vazgeçtiğini belirtmesi dikkate alındığında, sanıkların mağdureye yönelik eylemlerini, onun rızasına aykırı olarak gerçekleştirdikleri hususunun şüphede kalması ve bu şüphenin sanıklar lehine değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle sanıkların üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının yasal unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle sanıkların beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Kurulu tarafından Mahkemenin direnme kararına konu mahkumiyet hükümlerinin sanıklara atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulması üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.