10. Hukuk Dairesi 2024/11111 E. , 2024/11466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1153 E., 2023/2173 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/360 E., 2022/131 K. Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri ve ... yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölg
**10. Hukuk Dairesi 2024/11111 E. , 2024/11466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1153 E., 2023/2173 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/360 E., 2022/131 K. Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri ve ... yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı ... (...)'nde 18.12.2017 tarihinden işten çıkarıldığı 28.08.2019 tarihine kadar "ergoterapist (iş ve uğraşı terapisti)" olarak çalıştığını ancak davalı ... (Dernek)'nde çalışıyormuş gibi "iş sözleşmesi" imzalatıldığını, davacının işe başladığı 18.12.2017 tarihinden 02.08.2018 tarihine kadar olan dönemde sigorta primlerinin ... tarafından yatırıldığını, 02.08.2018 tarihinden sonra davacıya tüm haklarının davalı şirkete devredildiği söylenerek yeni bir sözleşme yapıldığını, sigorta primlerinin davalı şirket tarafından yatırılmaya başlandığını, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde ergoterapist çalıştırılmadığı için müvekkilinin memur olarak çalışıyormuş gibi gösterildiğini, sigorta primlerinin ergoterapist sıfatıyla değil memur (okul) sıfatıyla yatırıldığını, davacının işe başladığı 18.12.2017 tarihinden işten çıkartıldığı 28.08.2019 tarihine kadar olan çalışmalarının tamamının davalılardan ... bünyesinde gerçekleştiği gibi davacının ergoterapist olarak çalıştığını, Ergoterapinin Sağlık Bilimleri Fakültelerinde verilen lisans eğitimi neticesinde edinilen bir meslek olduğunu, Sağlık Bakanlığının denetimi altında yapılan bir meslek olduğunudavacının 18.12.2017-31.12.2018 tarihleri arasında aylık net 5.000,00 TL ücretle, 01.01.2019-28.08.2019 tarihleri arasında aylık net 5.200,00 TL ücretle çalıştığını ancak sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, davacının ücretinin asgari ücret kadar olan kısmının banka kanalıyla bakiye kısmın zarf ile elden ödendiğini beyan ederek davacının sigorta primine esas kazancının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... vekili cevabında; davalı Dernek ile ...'un ortak noktalarının dileksili bireyler yararına yürütülen faaliyetler olsa da gerek iştigal alanları gerekse yetkililerinin birbirinden farklı olduğunu, davacı ...'ta çalışmaya başlarken yeni bir sözleşme yapıldığını, davacının sözleşmesinin belirli süreli bir iş sözleşmesi olduğunu, davacının ...'ta memur olarak 1.603,12 TL maaş ile ve belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde ergoterapist mesleğini icra eden kimselerin özel eğitim kurumlarında çalıştıramayacağına dair bir hüküm bulunmadığını, davacının Ergoterapistlik eğitim almış olmasının mutlak suretle ergoterapist olarak çalıştığı anlamına gelmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dernek temsilcisi davaya cevabında; davacının imzaladığı iş sözleşmesini deneme süresi içerisinde bizzat kendisinin sonlandırdığını, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile akdedilen 18.12.2017 tarihinde akdedilen iş sözleşmesinde maaşının 1.450,00 TL olacağı hususunun kararlaştırıldığını, davacının istifa ettiği tarihe kadar bu maaşın davacıya aksatılmadan ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "1-Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, davacının, son ay 2019/8. ayın prime esas kazancına 4.139,79 TL ek kazanç bildirilmesi gerektiğinin tespitine, talep edilen diğer aylar yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve ... yetkilisi tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 18.12.2017 -31.12.2018 tarihleri arasında aylık net 5.000,00 TL; 01.01.2019 - 28.08.2019 tarihleri arasında aylık net 5.200,00 TL ücretle çalıştığını, ancak sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden eksik yatırıldığını, müvekkilinin mağdur edildiğini, davalı Dernek ile Özel ... Şirketi arasında açık bir ilişki bulunduğunu, şirket bünyesinde ergoterapist çalıştırılamadığından ergoterapist olan çalışanların sigorta girişleri Dernek bünyesinde gerçekleştirildiğini, sigorta primlerinin eksik ödendiğini, sadece son ayın kabulüne dair bu tespitin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; iddia edilen çalışmanın sona erdiği belirtilen tarihi takip eden yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolup dolmadığının tespiti ile dolmuş ise, öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını, kurumun yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı dernek yetkilisi istinaf dilekçesinde özetle; davacının dernek ile 18.12.2017 tarihinde iş sözleşmesi imzaladığını, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinde deneme süresinin 2 ay olarak belirlendiğini, davacının iş sözleşmesi ise 01.08.2018 tarihinde istifa etmesi ile sona erdiğini, bu nedenle herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı ile 18/12/2017 tarihinde akdedilen iş sözleşmesinde maaşının 1.450,00 TL olacağı hususunun kararlaştırıldığını ve davacının istifa ettiği tarihe kadar bu maaşı kendisine aksatılmadan ödendiğini, ayrıca davacı dava dilekçesinde SGK girişinin Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneğinde yapıldığını fakat burada çalıştırılmayarak diğer davalı Özel ... Eğitim Kurumları'nda çalıştırıldığını, 02.08.2018 tarihinde de dernekte ki tüm haklarının Özel ... Eğitim Kurumları'na devredilerek yeni bir iş sözleşmesi yaptırılıp çalıştırılmaya devam ettiğini iddia ettiğini, ancak bu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının 18.12.2017 tarihinde çalışmaya başladığını, 01.08.2018 tarihinde istifasını dernek yönetimine bildirdiğini, akabinde davacının istifası dernek yönetimi tarafından kabul edildiğini ve ... ile ilgili tüm ilişiğinin kesildiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanın belirli süreli iş sözleşmesinde davacının maaşının 1.603,12 TL olacağı belirlendiğini, şirket bünyesinde çalışmış olduğu süre zarfında düzenli tutulan maaş bordrolarının tamamında da davacının kendi imzası bulunduğunu, bu bordroların hiçbirinde iddia edildiği miktarlarda maaş aldığını gösteren bir kayıt bulunmadığını. dosyada mevcut iki raporda da davacının müvekkili şirket nezdinde çalışmış olduğu süre boyunca dava dilekçesinde belirtilen ücretlerle çalışmasının mümkün olmadığına yönelik iddialarının gerçekliğinin ortaya konulduğunu ve davacının bu iddialarını ispatlar hiçbir belge sunamadığı ve davacının sigorta primine kazanç iddiasını yazılı delil ve belgelerle ispatlayamadığının belirtildiğini, davacının müvekkili şirket nezdinde çalışmış olduğu süre boyunca dava dilekçesinde belirtilen ücretlerle çalışmasının mümkün olmadığını, davacının bu iddialarını ispatlar hiçbir belge sunamadığı ve davacının sigorta primine kazanç iddiasını yazılı delil ve belgelerle ispatlayamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... Somut olayda, Ankara 14. İş Mahkemesinin 2019/1030 E. sayılı dosyasında davacı lehine hükmedilen işçilik alacaklarının davacıya ödendiği, davacının son çalışmasının 2019 yılı 8. ayına ilişkin olduğu, davalı işveren tarafından Kuruma bu aya ilişkin 2.387,84 TL prim bildiriminde bulunulduğu, 14.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda üst sınır prime esas kazancın 6.527,63 TL olarak hesaplandığı, ancak işçilik alacakları dosyasında hükmedilen ücret alacağı kadar ek sigorta primine esas kazanç bildirilmesi gerektiği, davacının hizmet akdinin daha önceki bir tarihe sona erdiği anlaşıldığından işçilik alacakları dosyasında hükmedilen ve ödenen ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiği, usul ve yasaya uygun 14.02.2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının son ayın sigorta primine esas kazancına 4.139,79 TL ek kazanç bildirilmesi gerektiğine dair Mahkeme kararının yerinde olduğu, yine bir kısım dönemler için davacının sigorta bildirimi ile uyumlu imzalı ücret bordroları bulunduğu, bildirimlerin aksini kanıtlar yazılı delil bulunmadığı gözetildiğinde mahkemenin kısmen kabul kararında isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.