2. Ceza Dairesi 2021/20068 E. , 2022/3845 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İlk derece mahkemesince hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verildiği, katılan vekilinin istinaf talebi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece m…
**2. Ceza Dairesi 2021/20068 E. , 2022/3845 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İlk derece mahkemesince hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verildiği, katılan vekilinin istinaf talebi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetine hükmedildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05/11/2018 tarihli ek kararının suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde; CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin; suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suçların yasal unsurlarının gerçekleşmediğine, müvekkilinin yazılı şekilde cezalandırılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda; suça sürüklenen çocuğun içinde bulunduğu durumun hukuki anlam ve sonuçlarının farkında olmadığı yönünde görüş belirtildiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun TCK’nın 32. maddesi uyarınca atılı suçları işlediği tarihte akıl hastalığı ve zayıflığı nedeni ile eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıran veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığı ve ceza ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,