4. Hukuk Dairesi 2022/13915 E. , 2022/16998 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne dair verilen 23.11.2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gere…
**4. Hukuk Dairesi 2022/13915 E. , 2022/16998 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne dair verilen 23.11.2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. -K A R A R- Davacı vekili ;davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru sonucu gerçekleşen kazada davacının yaralandığını, sunulan rapora göre maluliyet oranının %45 olarak belirlendiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 5000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 474.767.89 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; davanın usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; talebin kısmen kabulüne 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.201,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 291.201,50 TL'nin 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maluliyetine ilişkin olarak alınan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 25.09.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %29.2 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesi usule uygun ise de belirlenen maluliyet oranının tamamı psikiyatrik rahatsızlık teşkil ettiği halde, rahatsızlığın sürekli olup olmadığı, kaza ile illiyeti hususlarında yeterli açıklama içermemekte olup bu yönüyle anılan rapor hükme esas almaya elverişli değildir. Ayrıca dosyada mevcut aynı yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan rapor ile hükme esas alınan raporda belirtilen maluliyet oranları arasında çelişki mevcuttur. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazayla ilgili psikiyatrik şikayetleri ile uygulanan tedaviye yönelik tüm belgelerin (psikiyatri poliklinik kayıtları, reçeteler, ilaç raporları) davacı taraftan sorulup, ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra, davacının muayenesi yapılarak psikiyatrik rahatsızlığının devam edip etmediği, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, sürekli olup olmadığının ve davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespiti için en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalından içerisinde psikiyatri alanında uzman doktorun da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliği ölçülerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle sürekli çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli çelişkiyi gideren rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Davacının 03.04.2015 tarihli trafik kazası tespit tutanağında ve davaya konu kaza nedeniyle düzenlenmiş emniyet evraklarında adı bulunmamakta olup dosyaya sunulan 21.12.2018 tarihli ifade tutanağı ile yaralandığını ve şikayetçi olduğunu belirttiği görülmüş olup akıbeti anlaşılmadığından ilgili ceza dosyası dosya arasına alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. 4-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.