7. Hukuk Dairesi 2024/3430 E. , 2025/1583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2500 E., 2024/1450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/421 E., 2023/429 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana
**7. Hukuk Dairesi 2024/3430 E. , 2025/1583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2500 E., 2024/1450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/421 E., 2023/429 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 132 ada 23 parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölümde paydaş olduğunu, davalının taşınmazdaki 679/4080 payı 1.225.000,00 TL'ye satın aldığını belirterek davacının önalım hakkı kapsamında davalı adına kayıtlı hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dava konusu edilen taşınmazdaki ...ın payını trampa yoluyla edindiğini, davalının dava konusu payı ...plakalı araç ile trampa yapmak suretiyle edindiğini, tapu kaydında ve ekte sunulu araç satış sözleşmesinde görüleceği üzere tapuda işlem tarihi ile araç satış sözleşmesinin aynı anda gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 132 ada 23 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğu ve dava dışı ...ın 679/4080 hissesini 07.06.2022 tarihinde davalı alıcıya devrettiği, her ne kadar davalı tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazın devredildiği tarihte araç satışının da gerçekleştirildiği ve dolayısıyla akdin aslında trampa niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuşsa da tapu kayıtlarından anlaşıldığı üzere devir şeklinin satış niteliğinde olduğu, buna göre hukuki işlemin taraflarının kendi muvazaalarını akdin tarafı olmayan davacıya karşı ileri süremeyecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1.Müvekkili şirketin dava konusu edilen taşınmazdaki ...a ait olan payı ...plakalı araç ile trampa yapmak suretiyle edindiğini, tapuda işlem tarihi ile araç satış sözleşmesinin aynı anda gerçekleştiğini, yapılan işlemin bir satış değil trampa olduğunu, önalım hakkının kullanılamayacağını, hukuk sisteminde asıl olanın tarafların gerçek iradesi olduğunu, bir muvazadan söz edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kimsenin ön alım hakkını engelleme gibi bir kastı olmadığını, 2.Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; yerel mahkeme tarafından şufa bedeli ile tapu harç ve döner sermaye bedellerinin depo edilmesi için 10.08.2022 tarihinde açılmış olan işbu davada 13.04.2023 tarihli oturumda davacı tarafa bir sonraki celseye kadar süre verildiğini ve davacı tarafından bu bedelin bir sonraki celse olan 11.07.2023 tarihinden hemen önce depo edildiğini, bu kadar geç sürede depo edilmiş olmasının günümüz enflasyon oranları dikkate alındığında usul ve yasaya uygun olmayıp müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, bu sebeple dava tarihi ile depo tarihi arasındaki nemanın hesaplanarak davacının bunu da yatırması gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.