19. Hukuk Dairesi 2017/3061 E. , 2019/5159 K. "" MAHKEMESİ : Küre Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davası hakkında Küre Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın kabulüne yönelik 2016/1 esas ve 2016/39 karar sayılı ve 21/09/2016 tarihli hükme karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun kabulüne ve yeniden hüküm kurulmasına yönelik kar…
**19. Hukuk Dairesi 2017/3061 E. , 2019/5159 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Küre Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davası hakkında Küre Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın kabulüne yönelik 2016/1 esas ve 2016/39 karar sayılı ve 21/09/2016 tarihli hükme karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun kabulüne ve yeniden hüküm kurulmasına yönelik kararın davacılar vekili ve davalı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili, ortakları davalı ... ile davacı ... olan adi ortaklığın davalı bankadan kredi kullandığını, ortakların ve davacıların murisi olan ... ’in kullanılan krediye kefil olduklarını, ... ’in ayrıca taşınmazını krediye teminat olarak ipotek verdiğini, davacıların murisi olan ... ’inde 23.05.2001 tarihinde vefat ettiğini, sonrasında kredi borcunun davalı ... tarafından 13.02.2014 tarihinde 42.000 TL olarak davalı bankaya ödendiğini, davalı bankanın ödenen miktarı ve ipoteği davalı ...’e temlik ettiğini, davalı ...’in bu temlikname ile davacılar murisi adına kayıtlı dava konusu taşınmazlar üzerine kendi lehine ipotek tesis ettirdiğini, davalı ...’in adi şirketin borcundan dolayı ortak sıfatıyla şahsi ve sınırsız sorumluluğu olduğunu, kredi borcunun yapılan bu ödeme ile kapandığını, kefillerin de sorumluluğunun sona erdiğini, ancak davalı banka tarafından borcun tamamı ödendiği halde ipoteğin kaldırılmadığını, ayrıca kefaletin 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını belirterek, davalılar lehine kurulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir . Davalı banka vekili,husumetin bankaya yöneltilemeyeceğini,ipoteğin diğer davalı ...'na devredildiğini, davalı ...'nun şirketin tek ortağı olmadığı için müteselsil kefil sıfatıyla ayrıca imzasının alındığını ve bu sıfatla da borcu ödemiş olduğunu, 6098 sayılı TBK'nun 598.maddesindeki 10 yıllık sürenin geçmesiyle kefaletin son bulacağına dair iddiasının yersiz olduğunu, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı B.K'nun 492-494 maddelerinde böyle bir sürenin ön görülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, teminat mektubundan kaynaklanan 42.000,00 TL. kredi borcunun davalı bankaya ödendiğini, adi ortaklardan birinin diğer ortak adına ödemiş olduğu miktar kadar alacağının doğacağını savunarak davanın reddini istemiştir.