10. Hukuk Dairesi 2023/13758 E. , 2024/11291 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1562 E., 2023/1395 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/606 E., 2023/299 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi …
**10. Hukuk Dairesi 2023/13758 E. , 2024/11291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1562 E., 2023/1395 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/606 E., 2023/299 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalıya ait işyerinde 11.05.2007 tarihinden iş akdinin işverence feshedildiği 30.09.2016 tarihine kadar ikram işçisi olarak aralıksız çalıştığını, müvekkilinin çok uzun saatler sürekli eğilip kalkarak, soğuk ve sıcak ortamlar arası geçişler yaparak çalıştığını, davalı Şirketin çalışma şartlarındaki bu ağır koşulların müvekkilinin sırt ve bel gölgesinde sürekli tekrarlanan ve dayanılması güç ağrılara sebep olduğunu, rahatsızlığının ciddi boyutlara ulaştığını, müvekkilinin işyeri hekiminin yönlendirmesi ile 2 ameliyat olduğunu, ve sırtına 2 adet platin takıldığını, ameliyatlar sonrası uzun süre fizik tedavi aldığını, iki ameliyat ve fizik tedavi sonrası müvekkilinin 26/01/2016 tarihli kurul raporuyla özürlülük oranının %13 olarak belirlendiğini belirterek, 1.000 TL maddi tazminat ve 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının hiçbir dayanağının bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerin öngördüğü şekilde, meslek hastalığına tutulduğuna dair Meslek Hastalıkları Hastanesinden alınmış bir sağlık kurulu raporu ve bu yönde yapılmış tespit bulunmadığını, davacının raporlu olduğu günler için Kurumdan geçici iş göremezlik ödeneği aldığını, iş mevzuatında "iş bulma ihtimalinin düşüklüğü" sebebiyle işçiye ödenmesi öngörülen bir tazminat türünün bulunmadığını, müvekkili şirketin tüm işçilerine iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verdiğini, tüm risk değerlendirilmelerini eksiksiz olarak yaptığını, gerekli talimat ve uyarı levhalarının iş sahasında bulunduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talebini reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada yer alan her iki ATK raporunda da davacının disk hernisi hastalığının meslekle ilgili olduğu tespitinde bulunulduğunu, söz konusu rahatsızlığın davacının işe girmesinden sona başladığını ve çalıştığı süre boyunca kötüleştiğini, iki kere ameliyat olduğunu, ATK dışında alınan diğer raporlarda da söz konusu hastalığın meslek hastalığı olduğunun belirlendiğini, dosyanın ATK'ya maluliyet tespiti için gönderildiğini ancak ATK'nın dosyanın kendisine tevdi amacının dışına çıkarak hastalığın meslek hastalığı olup olmadığına dair değerlendirme yaptığını, maluliyet oranına yönelik değerlendirme olmadığını, görevlendirme konusunu içermeyen, eksik incelemeye dayalı raporların hükme esas alınamayacağını, maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin eksik hususların yeni bir heyetten alınacak rapor ile veya ek rapor ile tamamlanması gerektiğini, tüm itirazlarında belirttikleri üzere disk hernisi hastalığı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin meslek hastalıklarının sayılmış olduğu 2 numaralı ekinde E grubunda meslek hastalığı olarak yer aldığını ve davacının çalıştığı iş kolunun da hastalık tehlikesi olan başlıca işler arasında sayıldığını, davacının davalı şirkette 11.05.2007 ve 30.09.2016 tarihleri arasında zor koşullarda uzun saatler boyunca sürekli eğilip kalkarak çalıştığını, sayısız kişiye hizmet verdiğini, davalının ise üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, davacının bu ağır şartlarda ve yoğun fazla mesai ile çalışması devamlı ve aşırı seviyede sırt ve bel ağrısı problemi yaşamasına neden olduğunu, çalışma potansiyelini düşürmediğini, sonuç olarak davacının söz konusu rahatsızlığa yakalandığını, işe başladığında bütün sağlık kontrollerinin yapıldığını, rahatsızlığının işe başlama tarihinde olmadığını, tanzim edilen ATK raporunun mahkemece görevlendirilmediği hususlarda değerlendirmeler içermesi, ilk rapora karşı itirazları nazara alınmaksızın ilk raporu aynen tekrarla tanzim edilmiş olması hususları raporu eksik ve hukuka aykırı kıldığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, Yargıtay kararında vurgulandığı şekilde eksikliklerin giderilerek, gerekirse mahallinde keşif yapılarak dosyanın yeniden ATK üst kuruluna gönderilmesi gerekirken eksik inceleme yapıldığını, dosyanın ATK'ya tevdinin meslek hastalığı nedeni ile olmadığını, meslek hastalığının tespiti için taraflarına süre verilmesi gerektiğini, ancak bunun yapılmadığını sadece ATK değerlendirmeleri ile karar verildiğini, davacının maluliyet oranının %13 olmasının dikkate alınmadığını ve taraflarına manevi tazminat hükmedilmediğini, müvekkilin işgöremezliği, tedavi süresi, tedavi sürecinde yaşadığı problemler ve sağlığını kaybetme halleri dahi göz önüne alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini öne sürerek istinafa başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelerden; 07.02.2020 tarihli Sağlık Kurulu raporunda davacının iş göremezlik derecesinin %0 olarak belirlendiği, 20.05.2020 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporunda bu kez lomber disk bozuklukları opere hastalığının mesleki olduğunun, %0 maluliyet bulunduğunun, düzeltme kaydı muayenesi gerekmediğinin rapor edildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan davacının maluliyetinin tespiti için rapor istendiği, talep üzerine düzenlenen 01.06.2022 tarihli raporda davacının lomber diskopati hastalığı olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin 5. Bölüm 17. madde 1. fıkrasında, hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı ve bu hastalıkların işten fiilen ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra meydana çıkması halinde mesleğinden ileri geldiğinin kabul edileceğinin Meslek Hastalıkları Listesine (Ek-2) göre tespit ve tayin edildiğinin belirtildiği, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de toplumda sık olarak görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında; kişinin çalıştığı iş kolunun disk hernisi hastalığı için yönetmelikte tanımlanan meslek grupları arasında yer almaması, işi gereği yaptığı eylemler ve mevcut tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde hastalığının meslek hastalığı olarak değerlendirilemediği, disk hernisinin oluşmasında ve gelişmesinde pek çok etkenin bir arada görüldüğü dikkate alındığında da çalışma ortamı koşulları nedeniyle doğal seyri değişebilen “işle ilgili hastalık” olarak kabul edildiği, Bu kez İDM'ce Adli Tıp 2 Üst Kurulu aracılığı ile 25.05.2023 tarihli raporun düzenlettirildiği, söz konusu raporun da Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ile benzer yönde değerlendirme yapılarak hastalığının meslek hastalığı olarak değerlendirilemediği, disk hernisinin oluşmasında ve gelişmesinde pek çok etkenin bir arada görüldüğü dikkate alındığında da kendinde mevcut hastalığın çalışma ortamı koşullarında ortaya çıkması yani “işle ilgili hastalık” olarak değerlendirildiği hususlarının rapor edildiği, buna göre tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu aracılığı ile 25.05.2023 tarihli raporunda davacının hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51, 52, ve 56 ve 417 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19 ve 21 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.