7. Ceza Dairesi 2012/30361 E. , 2013/24465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç işlemek için teşekkül oluşturmak, resmi evrakta sahtecilik, banka vasıtası kılınmak suretiyle dolandırıcılığa tam teşebbüs HÜKÜM : Suç işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, sanıklar ... ve ...'ın resmi evrakta sahtecilik suçundan beraatlerine, diğer sanıkların hükümlülüklerine, Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle;
**7. Ceza Dairesi 2012/30361 E. , 2013/24465 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç işlemek için teşekkül oluşturmak, resmi evrakta sahtecilik, banka vasıtası kılınmak suretiyle dolandırıcılığa tam teşebbüs HÜKÜM : Suç işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, sanıklar ... ve ...'ın resmi evrakta sahtecilik suçundan beraatlerine, diğer sanıkların hükümlülüklerine, Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Türk Ticaret Bankası A.Ş. ... Şubesinde hesabı bulunan müdahil ... adına, sahte düzenlendiği belirlenen, 15.07.2001 tarihli senet kullanılıp Fatih 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına dayanılarak, Fatih İcra Müdürlüğünün, 14.12.2001 günlü yazısına istinaden, anılan bankanın müdür yardımcısı olan sanık ... tarafından, mudi ...'ın banka şubesindeki hesaplarının, 19.12.2001 günü bloke edildiği ve banka çalışanlarının, hesabın bloke olmasında kullanılan senetteki imza ile, mudi ...'ın banka şubesindeki imzalarının tamamen farklı olduğunu belirleyip, bloke işlemine dayanak olan belgelerin şaibeli olduğu sonucuna ulaşarak, konuyu, hemen banka teftiş kuruluna bildirdikleri, banka müfettişinin evrakı inceleyip, senedin sahte olduğu kanısına ulaşması üzerine de, banka müşterisi ... ile telefonla görüşülüp, sahte senede dayanılarak alınan, Fatih 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş ihtiyati tedbir kararını, iptal ettirmesinin, banka görevlilerince tavsiye ettiği ve hesap sahibi olan ...'ın da mahkemeye başvurarak, sahte senede dayanılarak verilen ihtiyati tedbir kararını, 15 04. 2002 tarihinde iptal ettirip, hesaplarındaki bloke işlemini de bu şekilde kaldırdığı, mudinin parasının banka şubesinden alınmadığı cihetle, eylemin,bankaya karşı gerçekleştirilmeyip, tamamen müdahil ...'a karşı gerçekleştirildiği ve olayda bankalar kanununa muhalefet suçunun unsurlarının gerçekleşmediği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bankalar kanununa muhalefet suçunun oluşumu için banka personelinin kendisine veya bir başkasına menfaat sağlaması gerektiği gibi bu suçun takibi içinde anılan yasada öngörülen kurumların şikayeti gerekmektedir. Nitekim, hüküm tarihinde yürürlükte olan, 5411 Sayılı Yasanın Kovuşturma Usulü başlıklı 162. maddesinde, " Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir. Ancak, 160 ıncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturmalar Kurumun veya Fonun yazılı bildirimi üzerine veya gecikilmesinde sakınca görülen hallerde re'sen Cumhuriyet savcılarınca yapılır ve Kurum ve Fon haberdar edilir" hükümlerini içermekte olup, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 Sayılı Yasanın 24. maddesinde de aynı düzenlemeler yer almaktadır. Olayda, müdahil banka vekili, bankada hesabı bulunan müdahil ... adına, sahte düzenlendiği belirlenen senet kullanarak, Fatih 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına dayanılarak, Fatih İcra Müdürlüğünün, 14.12. 2001 günlü yazısına istinaden, müdahil ...'ın banka şubesindeki hesaplarının bloke edildiği ve olaya karışanlar hakkında, suç örgütü oluşturmak, nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçları yönüyle şikayetçi olduğu ve vaki şikayet üzerine, sanıklar hakkında, belirtilen bu suçlardan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve bu dava ile ilgili İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, anılan yasada öngörülen dava şartı da gerçekleşmeden mahkemece "Türk Ticaret Bankası ... Şubesi Müdür yardımcısı olan sanık ... ile ...'ın diğer sanıklarla işbirliği yaparak, sahte senet düzenleyip müştekinin imzasını taklit ederek, Fatih İcra Müdürlüğü'nde sahte senedi icraya koydukları, söz konusu senette borçlu olarak gösterilen müşteki ...'ın adresini de bilerek yanlış gösterip, bu adreste tebligatı yaptırdıkları; gerçekte ise, müştekinin bu durumdan haberinin olmadığı; sonuçta icra takibinin kesinleştirildiği ve bankadaki paranın icra yolu ile takip dosyasına yatırıldığı; Olayın yukarıda anlatılan biçimde gerçekleşmesi durumunun; iddia edildiği gibi sahte senetle bankayı ve icra dairesini vasıta kılarak dolandırıcılıktan ibaret olmadığı ve daha ağır cezayı düzenleyen 4389 sayılı yasanın 22/3 maddesinde belirtilen zimmet suçunu oluşturduğu; 5020 sayılı yasa ile 4389 sayılı yasada yapılan değişikliğe göre ise, 4389 sayılı yasanın 22/3 maddesinde giren eylemlerin yargılamasını, ilgili bankanın olayın gerçekleştirildiği yerdeki şubesinin bulunduğu il ağır ceza mahkemesinin yapması gerektiği için mahkememizin görevsiz olduğu ve görevli ve yetkili mahkemenin ... Ağır Ceza Mahkemesi bulunduğu", gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, mudinin parasının banka şubesinden alınmadığı, eylemin, bankaya karşı gerçekleştirilmeyip, tamamen müdahil ...'a karşı işlendiği ve olayda bankalar kanununa muhalefet suçunun unsurlarının gerçekleşmediği gibi, müdahil banka vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde de, banka çalışanı olan sanık ...'un resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılmasının istendiği ve sanıklar yönünden eylemlerinin bankalar kanununa muhalefet suçunu oluşturduğu yönünde bir temyizin de bulunmadığı anlaşılmakla; İddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye, hükmün konusuna, temyiz kapsamı ve Yargıtay Kanununun Değişik 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (11.) Ceza Dairesi'nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, aynı konuda Yargıtay yüksek 11. Ceza Dairesinin 31.10.2012 gün, 2012/15277 Esas-2012/17878 Karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verildiğinden, görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.