Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/8764 E. , 2025/9 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/8764 Karar No : 2025/9 DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde yer alan 540 ha'lık riskli alanın 1. etap kısmını kapsayan alan ve çevresine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı t
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/8764 E. , 2025/9 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/8764 Karar No : 2025/9 DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde yer alan 540 ha'lık riskli alanın 1. etap kısmını kapsayan alan ve çevresine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 03/08/022 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu çevre düzeni plan değişikliği, 540 ha.lık riskli alanın, risk taşıyan yapıların bulunduğu kısmı dışında tutularak büyük oranda yapılaşmanın bulunmadığı %19'luk kısmını kapsamakta olup bütüncül planlama anlayışından uzak olduğu, riskli alan içindeki sağlıksız yapılaşmaları göz ardı ederek riskli alanın yapılaşma olmayan yaklaşık %19'luk kısmında parçacıl olarak hazırlandığı, gerek yasal statüsü gerek fiziksel özellikleri gereği bir bütün olarak planlanması gereken söz konusu riskli alanın bütününü dikkate almadan hazırlanan planın alanın sorunlarını çözmekten uzak olduğu, fiziksel dönüşümün nasıl gerçekleşeceğini tarifleyen, şimdiki mülkiyet durumu ile dönüşüm sonrasındaki mülkiyet durumunu düzenleyecek matematiksel dönüşüm modeli, yöntemi ve projelerin yer almadığı, daha önce gelişme konut alanı olarak belirlenmiş alanların kentsel yerleşik alan olarak belirlendiği ancak mevcut durumda yapılaşma oranının az olması nedeniyle planda yer alan kentsel yerleşik alan tanımı ile uyumsuzluk bulunduğu, planlama alanından Uzundere yan yollarının geçtiği görüldüğünden İZSU Genel Müdürlüğünün görüşünün alınmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, rezerv yapı alanı olarak ilan edilen toplam 540 heklarlık alanın dava konusu olan yaklaşık 101 hektarlık kısmının çevre düzeni planında "kentsel gelişme alanı" olarak düzenlenmesine ilişkin işlemin iptali talebiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2018/6611 sayılı dosyasında görülen davada verilen yürütmenin durdurulması kararında gerekçe olarak; 10.04.2018 onay tarihli çevre düzeni planı değişikliğinde "kentsel gelişme alanı" olarak belirlenen alanın tamamının jeolojik açıdan sakıncalı alan olması, bu alanın kentsel gelişmeye açılmasının afet riski yüksek ve sağlıksız bir yaşam çevresi yaratılması anlamına gelmesi, yeşil miktarında azalma yapılmış olması hususlarının belirtildiği, söz konusu gerekçeler kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; 16.03.2022 tarihinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 26.08.2013 tarihinde onaylanan İzmir İli, Karabağlar İlçesinde yaklaşık 540 hektar alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planına esas mikrobölgeleme etüt raporunda plan değişikliğine konu alanların yerleşime uygunluk açısından "Önlemli Alan 2.1 (Ö.A-2.1): Önlem Alınabilecek Nitelikte Stabilite Sorunlu Alanlar", "Önlemli Alan 5.8 (ÖLA-5.1): Önlem Alınabilecek Nitelikte Şişme, Oturma ve Taşıma Gücü Açısından Sorunlu Alanlar", "Önlemli Alan 5.2 (Ö.A-5.2): Dolgu Alanlar" ve "Uygun Olmayan Alanlar 2.1 (U.A-2.1): Heyelan Riskli Bölgeler" olarak değerlendirilmiş olduğu, alanda jeolojik açıdan uygun olmayan kısımların "Afete Maruz Bölge" olarak ilan edildiği ve bunun dışında kalan kısımların önlem alınarak yapılaşmaya konu edilebilecek alanlardan oluştuğunun ortaya konulduğu, bu haliyle çevre düzeni planı plan kararları üzerinden herhangi bir veri veya belgeye bağlı olmadan yalnızca gözlemsel olarak yapıldığı anlaşılan “alanın tamamının jeolojik açıdan riskli olduğu" tespitine dayanan yürütmeyi durdurma kararının gerekçesinin ortadan kalkmış olduğu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 10.04.2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin yürütmenin durdurulması kararına konu 66 hektarlık kentsel gelişme alanı kısmına yönelik yapılan incelemelerde ise sonradan iptal edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planları doğrultusunda yapılan uygulamalara bağlı olarak, tapuda arsa vasfını aldığı, alanda kısmen yapılaşmaların gerçekleştiği, hak sahipliklerinin tanımlandığı, satışların yapılarak el değiştirmelerin büyük oranda tamamlandığı hususlarının tespit edildiği, imar planının meri olduğu süreçte edinilen kazanılmış hakların da bulunduğu göz önüne alındığında dava konusu alandaki "bölge parkı, büyük kentsel yeşil alan" kullanımının çevre düzeni planı değişikliği öncesindeki haline aynı şekilde döndürülmesinin alandaki fiziki gerçekleşmeler bakımından teknik olarak ve müktesep haklar açısından hukuki olarak olanaklı olmadığının değerlendirildiği, buna karşın 2577 sayılı Kanun uyarınca yargı kararlarına uygun olarak idarelerce işlem tesis edilmesi gerekliliği çerçevesinde; alanda "kentsel gelişme alanı" kararı verilemeyeceği, fiziki gerçekleşmelere ve uygulamalara konu olan ve büyük ölçüde yapılaşmasını tamamlayan alanların genel hatlarıyla "kentsel yerleşik alan" olarak düzenlenmesine karar verildiği, bununla birlikte yerleşime uygun olmayan alan ile birlikte diğer yapılaşmamış yaklaşık 90 hektar alanın ise "bölge parkı, büyük kentsel yeşil alan" olarak planlanarak; yürütmesi durdurulan çevre düzeni planı değişikliği ile 52 hektara düşürülen yeşil alan için yürütmenin durdurulması kararına gerekçe olan "yeşil alan miktarının azaltılmış olması" hususunu teknik ve hukuki açıdan mümkün olabilecek en uygun şekilde karşılayabilecek ve planlama alanının dışında karayolunun güneyinde kalan ağaçlandırılacak alan kullanımı ile bütünlük oluşturmak üzere yeşil koridorun devamını sağlayarak 90 hektara ulaşacak şekilde yeniden "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" düzenlemesi yapıldığı, bununla birlikte imar planına esas mikrobölgeleme etüt raporu sonucuna göre yerleşime uygun olmadığı tespit edilen ve afete maruz bölge olarak ilan edilmiş olan kısımlarda herhangi bir arazi kullanım kararı üretilmediği, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 4.7. maddesinde kentsel yerleşik alanlar "Büyükşehir ve/veya ilçe belediye sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlardır." şeklinde ve 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planının 4.6.1. maddesinde "Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlardır." şeklinde tanımlandığı, alana ilişkin uydu görüntüleri üzerinden yapılan analizlerde bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan kullanımının doğusunda bulunan 39 hektarlık yaklaşık 20 hektarlık kısmında konut yapılaşmalarının tamamlanmış olduğu, bunun dışında alanın içerisinden 30 m'lik yol bağlantısının geçtiği ve ilave bağlantı yollarının düzenlendiği, bölge parkının güney kesiminde yer alan yaklaşık 19 hektarlık kentsel yerleşik alanın ise 10 hektarlık kısmında niteliksiz dokuda konut alanlarının bulunduğunun tespit edildiği, çevre düzeni planının 7.2. genel hükmü uyarınca bu alanların tamamının yapılaşmaya açılacağı anlamına gelmediği, kentsel yerleşik alanlara ilişkin kesin sınırların doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda alt ölçekli planlarda kesinleştirilmesinin gerektiği, plan değişikliğine konu alanın yakın çevresinin yoğun kentleşme dokusu barındırdığı hususları ile alandaki yapılaşmalar da dikkate alındığında; uygulama ve fonksiyon bütünlüğünün sağlanması açısından alanın dava konusu çevre düzeni planında kentsel yerleşik alan olarak planlanmasının uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin 4.7. sayılı plan hükmünde kentsel yerleşik alanlar, büyükşehir ve/veya ilçe belediye sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlar olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda ele alındığında 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planının İzmir kentine yönelik bölümü incelendiğinde son derece yoğun bir kentsel yerleşim dokusunun bulunduğu İzmir'de, yerleşik alanların mevcut haliyle gösterildiği anlaşılmıştır. Ancak alandaki mevcut yerleşik alanın güney tarafında olan, genel olarak tamamına yakını boş alan içinde yer alan ve mevcut yerleşik alanın yüzölçümünün iki katından da fazla bir büyüklüğe sahip olan kısmın bölge parkı kullanımından çıkartılıp önce kentsel gelişme alanı olarak, sonrasında dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile kentsel yerleşik alan olarak değiştirilmesinde, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebeplerin bulunmadığı, mevcutta burada uzun süre önce yapılaşmasını tamamlamış bir kentsel doku olduğa ilişkin somut bir belirlemenin olduğuna yönelik herhangi bir veriye, analize ve açıklamaya yer verilmediği gibi, anılan çevre düzeni planının, hedef yılı nüfus kabulünde de herhangi bir değişikliğin yapılmadığı anlaşıldığından, dava konusu plan değişikliği işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılarak dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde yer alan 540 ha'lık alanın 101,4 ha'lık kısmına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 03.08.2022 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir. 2872 sayılı Çevre Kanununun 9.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli 14.08.2009 onay tarihli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesince iptal kararı verilmesi üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) 23/06/2014 tarih ve 9948 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Oluru ile onaylanmış, anılan plana askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında 30/12/2014 tarih ve 21137 sayılı Bakanlık Oluru ile ÇDP yeniden onaylanmış, bu plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da yeniden düzenleme yapılan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı 16/11/2015 tarihinde onaylanmış, bu planın L18 sayılı paftasında 27/01/2017 tarihinde değişiklik yapılmıştır. İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde yeniden onaylanmış, bu planın kentsel gelişme alanına ilişkin kısmı hakkında Danıştay Altıncı Dairesinin E:2018/6611 sayılı dosyasında 16/06/2022 tarihinde yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Anılan kararının uygulanması amacıyla, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 03/08/2022 tarihinde onaylanan davaya konu değişikliğin Karabağlar İlçesindeki alana ilişkin olarak yapıldığı ve "Kentsel Gelişme Alanı" kullanım kararının kaldırılarak, yürürlükteki alt ölçekli planlar çerçevesinde verilen yapı ruhsatları ile yapılaşmasını tamamlayan alanların "Kentsel Yerleşik Alan" olarak, yapılaşma faaliyetlerinin başlamadığı kısımların ise "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" olarak yeniden düzenlendiği, anılan değişikliğin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Danıştay Altıncı Dairesinin E:2018/6611 dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebepler bulunmaksızın ve hedef yıla ilişkin nüfus kabulleriyle herhangi bir bağlantı kurulmaksızın, İzmir İli, Karabağlar İlçesindeki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının daraltılarak, 101 hektarlık alanın, "kentsel gelişme alanı" olarak belirlenmesinde, çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığından bahisle anılan plan değişikliğinin İzmir İli, Karabağlar İlçesindeki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının daraltılarak, 101 hektarlık alanın "kentsel gelişme alanı" olarak belirlenmesine yönelik bölümününde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle Danıştay 6. Dairesinin E:2018/6611 sayılı dosyasında kentsel gelişme alanına yönelik verdiği 16/06/2022 tarihli yürütmenin durdurulması kararının uygulanması amacıyla dava konusu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 03/08/2022 tarihinde onaylanan değişikliğin "kentsel gelişme alanı" kullanım kararının kaldırılmasına, yürürlükteki alt ölçekli planlar çerçevesinde verilen yapı ruhsatları ile yapılaşmasını tamamlayan alanların "kentsel yerleşik alan" olarak, yapılaşma faaliyetlerinin başlamadığı kısımların ise "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak yeniden düzenlenmesine karar verildiği İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin 4.7. sayılı plan hükmünde kentsel yerleşik alanlar, büyükşehir ve/veya ilçe belediye sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlar olarak tanımlandığı, dava konusu 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planının son derece yoğun bir kentsel yerleşim dokusunun bulunduğu İzmir'de, yerleşik alanların mevcut haliyle gösterilmesine karşın, bu alanın güneyindeki, genel olarak tamamına yakını boş nitelikte ve mevcut yerleşik alanın yüzölçümünün iki katından da fazla büyüklüğe sahip olan alanın bölge parkı kullanımından çıkartılıp önce kentsel gelişme alanı, sonrasında dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile kentsel yerleşik alan olarak belirlendiği, bu değişiklikle yargı kararı gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği gibi Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebeplerin bulunduğuna yönelik herhangi bir veriye, analize ve açıklamaya yer verilmediği, hedef yılı nüfus kabulünde de herhangi bir değişikliğin yapılmadığı görüldüğünden, dava konusu plan değişikliği işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 03.08.2022 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 14/08/2009 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 tarih ve E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmiştir. Söz konusu karar üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı 23/06/2014 tarih ve 9948 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Oluru ile onaylanmış, anılan plana askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında 30/12/2014 tarih ve 21137 sayılı Bakanlık Oluru ile çevre düzeni planı yeniden onaylanmıştır. Yeniden onaylanan plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da yeniden düzenleme yapılan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı paftaları ve plan hükümleri) 16/11/2015 tarihinde onaylanmış, bu planın ... sayılı paftasında 27/01/2017 tarihinde değişiklik yapılmıştır. Akabinde; - İzmir İli, Bornova İlçesi, Kayadibi, Eğridere ve Çamiçi Mahallelerinde yer alan "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanım kararının mahkeme kararı doğrultusunda, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Tarım Arazisi" ve "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" olarak yeniden düzenlemesi, - Karabağlar İlçesi riskli alanı içerisinde yer alan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca imar planları onaylanan 101 hektarlık alanın "Kentsel Gelişme Alanı", Karabağlar Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlemesi talep edilen yaklaşık 30 hektarlık alanın ise "Kentsel Yerleşik Alan" olarak düzenlenmesi, - Çevre düzeni planının 8.17.7.4 sayılı plan notunun, imar planı varken sonradan sit alanı ilan edilen, imar planı varken koruma statüsü kaldırılan ve koruma amaçlı imar planı varken koruma statüsü değişen alanlardaki imar planı çalışmalarının hangi şekilde yürütüleceğini açıklayacak biçimde düzenlenmesi, - Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından ilgili mevzuat uyarınca "afet yerleşme alanı" olarak belirlenen alanlarda gerçekleştirilecek uygulamalara ilişkin çevre düzeni planında genel hüküm düzenlenmesi amaçlarıyla hazırlanan, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde yeniden onaylanmıştır. Bunun üzerine; Şehir Plancıları Odası (İzmir Şubesi) tarafından, İzmir İli, Karabağlar İlçesi ile Bornova İlçesindeki "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanım kararlarında yapılan değişikliklerin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2018/6611 sayılı dosyasında 16/06/2022 tarihinde kentsel gelişme alanına ilişkin kısmın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Devam eden süreçte, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 03/08/2022 tarihinde onaylanan değişikliğin, Dairemizin E:2018/6611 sayılı dosyasında kentsel gelişme alanına yönelik verdiği 16/06/2022 tarihli yürütmenin durdurulması kararının uygulanması amacıyla, Karabağlar İlçesindeki alana ilişkin olarak yapıldığı ve "Kentsel Gelişme Alanı" kullanım kararının kaldırılarak, yürürlükteki alt ölçekli planlar çerçevesinde verilen yapı ruhsatları ile yapılaşmasını tamamlayan alanların (Değişikliğe ilişkin gerekçe raporunda bu kısımların yaklaşık 66 hektarlık alan olduğu ifade edilmiştir.) "Kentsel Yerleşik Alan" olarak, yapılaşma faaliyetlerinin başlamadığı kısımların ise "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" olarak yeniden düzenlendiği, anılan değişikliğin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde çevre düzeni planı; varsa mekansal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçekli planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan olarak tanımlanmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir. 10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18. maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19. maddenin 2. fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (dd) alt bendinde, "Gelişme (inkişaf) alanı: Varsa üst ölçek plan kararlarına uygun olarak, imar planında kentin gelişmesine ayrılmış olan alanı", (uuuu) alt bendinde, "Yerleşik (meskun) alan: Varsa üst ölçek plan kararlarına uygun olarak, imar planı ile belirlenmiş ve iskan edilmiş alanı", (üüüü) alt bendinde, "Yerleşme alanı: İmar planı sınırı içindeki yerleşik ve gelişme alanlarının tümünü ifade eder." tanımlarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2021 tarih ve E:2018/6611, K:2023/2497 sayılı kararıyla mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu plan değişikliğinde yer alan Karabağlar ilçesindeki ikinci plan kararının, kentsel yerleşik alanın güney tarafında kalan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2016 yılında imar planları yapılarak, çevre düzeni planı değişikliğinde de "kentsel gelişme alanı" olarak kullanımı değiştirilen 101 hektarlık alan olduğu, bu kapsamda, değişikliğin bu kısmının, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının hedef, ilke, strateji ve kararlarına uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi için anılan plan düzenlemelerinin, plan hükümleri ve plan açıklama raporu çerçevesinde irdelenmesi gerektiği, kentsel gelişme alanlarının, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin plan hükümleri ve imar mevzuatı gereğince, hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile, çevre düzeni planı ilke ve stratejilerine göre belirlenmesi gerektiği, başka bir deyişle, kentsel gelişme alanlarının doğrudan, çevre düzeni planı ile belirlenen hedef yıla ilişkin projeksiyon nüfusla ilgili bir konu olduğu, nitekim, plan açıklama raporunda da ifade edildiği üzere, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ilk halinde, nüfus kabulleri çerçevesinde, 2025 yılı için gereksinim duyulan gelişme alanlarının da belirlendiğinin görüldüğü, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebeplerin bulunması ve bu hususun gerekçelendirilebilmesi halinde, çevre düzeni planlarında değişiklik yapılmasının mümkün olduğu, fakat dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin gerekçe raporunda; Karabağlar ilçesindeki dava konusu alana kentsel gelişme alanı kullanım kararı getirilmesinin, hangi sebebe ve ihtiyaca dayalı olduğuna ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu değişlikten önce belirlenen "kentsel gelişme alanları"nın yetersiz kaldığına yönelik herhangi bir açıklamaya yer verilmediği gibi, anılan çevre düzeni planının, hedef yılı nüfus kabulünde de herhangi bir değişikliğin yapılmadığı, bu durumda, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebepler bulunmaksızın ve hedef yıla ilişkin nüfus kabulleriyle herhangi bir bağlantı kurulmaksızın, İzmir İli, Karabağlar İlçesindeki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının daraltılarak, 101 hektarlık alanın, "kentsel gelişme alanı" olarak belirlenmesinde, çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı, bu itibarla, dava konusu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin, İzmir İli, Karabağlar İlçesindeki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının daraltılarak, 101 hektarlık alanın "kentsel gelişme alanı" olarak belirlenmesine yönelik bölümününde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak işlemin iptaline karar verilmiştir. Dava konusu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 03/08/2022 tarihinde onaylanan değişikliğin ise Dairemizin E:2018/6611 sayılı dosyasında kentsel gelişme alanına yönelik verdiği 16/06/2022 tarihli yürütmenin durdurulması kararının uygulanması amacıyla yapıldığından söz edilerek, "kentsel gelişme alanı" kullanım kararının kaldırılmasına, yürürlükteki alt ölçekli planlar çerçevesinde verilen yapı ruhsatları ile yapılaşmasını tamamlayan alanların (Değişikliğe ilişkin gerekçe raporunda bu kısımların yaklaşık 66 hektarlık alan olduğu ifade edilmiştir.) "kentsel yerleşik alan" olarak, yapılaşma faaliyetlerinin başlamadığı kısımların ise "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak yeniden düzenlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda, dava konusu değişikliğin, yukarıda açıklanan yargı kararı dikkate alınarak İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının hedef, ilke, strateji ve kararlarına uygun olup olmadığının plan notları ve plan açıklama raporu çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir. Dairemizin E:2018/6611 sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda, "Davaya konu Çevre Düzeni Plan Değişikliği işlemi ile İzmir kentinin yoğun kentsel dokusu içinde yer alan bir "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" önemli ölçüde küçültülmüştür. Bu işlem kapsamında iki farklı kısım yer almaktadır: Çevre Düzeni Planında "bölge parkı / büyük kentsel yeşil alan" olarak planlanan alanın sınırlı bir kısmı (30 hektar) aslında yapılaşmasını tamamlamış yerleşik bir alandır. Bu nedenle bu alanda kentsel yeşil alan oluşturulması olanağı bulunmadığı saptamasından yola çıkılarak ilgili belediyeler tarafından bu kısmın "bölge parkı / büyük kentsel yeşil alan" kullanımından çıkartılması talep edilmiştir. İkinci olarak ise, bu yerleşik alanın güneyindeki boş ve yapılaşmamış alanda yeni kentsel gelişme alanı önerisi getirilerek, bu kısım da kentset yeşil alan kullanımından çıkartılmış ve kentsel gelişmeye açılmıştır. İlk alanın küçük bir bölümü jeolojik açıdan riskli alana isabet etmektedir; ancak belirtildiği üzere yerleşik alandır. Kentsel gelişme alanı önerilen ikinci kısmın ise tümü jeolojik açıdan riskli alana isabet etmektedir. Bu alanın Çevre Düzeni Planında yeşil alan olarak değerlendirilmesinin temel nedeni de bu jeolojik sakıncadır. Bu boş alanın batısında da jeolojik sakıncalı alan sınırı devam etmektedir ve bu kesimler de uzun süre önce yapılaşmış alanlardır. Çevre Düzeni Planında bu riskli alanlarda sağlıklaştırma yapılması ve riskin en aza indirilmesine yönelik müdahalelerle alt ölçekli planlarda ele alınması öngörülmüş; boş olan kesim ise yeşil alan sistemine dahil edilerek afet riskinin azaltılması hedeflenmiştir. Uyuşmazlık konusu Çevre Düzeni Planı Değişikliği işleminde bu boş olan ve yeşil alan sistemine ayrılan kısmın büyük bir bölümü kentsel gelişme alanı olarak değiştirilmiştir. Plan değişikliği öncesinde kentin bu bölgesinde önemli bir açık ve yeşil alan olarak varlık gösteren yer, plan değişikliği işlemi ile yapılı çevreye dönüşmüştür. Bu işlemi şehircilik ve planlama ilkeleri kapsamında değerlendirmek için önce planlama yazınında ve ilgili mevzuatta çevre düzeni planı kavramını, amaç ve içerikterini irdelemek gerekmektedir. Çevre düzeni planları, bir bölgenin veya kentin başlıca mekansal strateji ve kararlarının belirlendiği üst ölçekli planlardır. Bu üst ölçekli plan türünde belirlenen mekansal strateji ve kararlar, en temelde kentsel gelişme stratejileri ile koruma stratejileridir.Bu tanımlarda da yine sürdürülebilir kalkınma amacı doğrultusunda ekolojik ve ekonomik kararların uyumu ve bütünleşmesi gereğine vurgu yapılmış; doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması gereği, ayrıca çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması gereği belirtilmiştir. Bunların yanı sıra afet risklerini azaltıcı önerilerin de plan kapsamına alınması gereği belirtilmiş olup bu davanın konusu açısından bu da önemli bir öğedir. Korumacı yaklaşımın yanı sıra elbette gelişmeye yönelik strateji ve politikalar da çevre düzeni planlarında belirlenecektir. Bunun için yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması gerektiği belirtilmiş; ayrıca ulaşım ağlarına ilişkin olarak güzergahların genel olarak belirlenmesi gereği üzerinde durulmuştur. Gerek ulaşım kararlarıyla bütünleşik olarak, gerekse çevre koruma konularıyla ilişkili biçimde ele alınarak arazi kullanım kararlarının verilmesi de çevre düzeni planının konusu olarak belirtilmiş; ancak arazi kullanım kararlarının bu planlarda imar planlarındaki gösterimden farklı olarak, şematik ve grafik dil kullanılarak belirtileceği de yönetmelikte tarif edilmiştir. Mevzuattaki tanımlamalar da dikkate alındığında, çevre düzeni planı koruma ve kullanma dengesini gözeterek ekolojik duyarlılık içinde ekonomik ve kentsel gelişmeyi yönlendiren, çevre koruma ya da afet sakınım gerekleri doğrultusunda kentsel gelişmeyi gerektiğinde denetleyen ve kısıtlayan, bu doğrultuda koruma konuşu ile gelişme/büyüme konusundaki temel plan stratejilerini belirleyen bunlara yönelik politikalar üreten bir plandır. Bu kapsamda ele alındığında 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planının İzmir kentine yönelik bölümü incelendiğinde son derece yoğun bir kentsel yerleşim dokusunun bulunduğu İzmir'de yerleşik alanların mevcut haliyle gösterildiği, bu yoğun mevcut doku ile beraber kentsel gelişme alanlarının da önerildiği; ayrıca kentin çevresinde ve çeperinde kentsel yeşil kuşaklar ve yeşil sürekliliklerin yaratıldığı; yoğun doku içinde de yer yer mevcut boşluklar değerlendirilerek kentsel ve bölgesel parklar ve vesil alanların olusturulduğu bir genel yaklaşım görülmektedir. Davaya konu işlemde 30 hektar büyüklüğündeki mevcut yerleşik alanın bölge parkı kapsamından çıkartılarak kentsel yerleşik alan olarak planda değişiklik yapılması, önceki planda bir maddi hata olarak değerlendirilebilir; çünkü yeni bir yerleşim alanı söz konusu değildir; bu alan uzun süre önce yapılaşmasını tamamlamış ancak buna rağmen planda bölge parkı içinde gösterilmiştir. Bu veriye göre planda bu kısmın düzeltilmesi gereği doğduğu düşünülebilir. Ancak bu yerleşik alanın güney tarafında olan, tamamen boş alan içinde yer alan ve yerleşik alanın yüzölçümünün iki katından da fazla bir büyüklüğe sahip olan kısmın bölge parkı kullanımından çıkartılıp kentsel gelişme alanı olarak değiştirilmesinin ilgili yönetmelik şartlarının hiçbiriyle açıklanması olanaklı değildir. Bu boş alan jeolojik sakıncalı bir alan olmasına rağmen ve davalı idare tarafından onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında bölgesel park olarak planlanmış olmasına rağmen, yine davalı idare tarafından anılan çevre düzeni planına aykırı biçimde 2016 yılında kentsel gelişme için planlanarak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları yapılmış olup, 2018 yılında ise davaya konu çevre düzeni planına bu değişiklik işlenmiştir. Planlama esasları açısından da bu sürecin sorunlu olduğu açıktır. Üst ölçekli plana aykırı olarak yapılan alt ölçekli planlardaki bu aykırılığı gidermek için üst ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapılmaktadır. Bu değişiklik sonucunda ise jeolojik sakıncalı bir alanın kentsel gelişime açılmasına olanak tanınması afet riski yüksek ve sağlıksız bir yaşam çevresi yaratılması anlamına geldiği için hem planlama ve şehircilik ilkelerine hem de anılan yönetmeliğe aykırılık taşımaktadır. Kentte bir yeşil alanın azaltılması bu bölgedeki tüm kentlileri ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir konudur. Karabağlar ilçesinde "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının otuz hektarlık kısmının "kentsel yerleşik alan" olarak değiştirilmesi, mevcutta burada uzun süre önce yapılaşmasını tamamlamış bir kentsel doku olduğu ve ilk çevre düzeni planı onayı sırasında (2015) gözardı edilerek bölge parkına dahil edildiği anlaşıldığı için şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatı açısından sakıncalı değerlendirilmemiştir. Ancak plandaki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının mevcut durumda boş olan önemli bir kısmı kaldırılarak jeolojik açıdan sakıncalı olan bu alanın kentsel gelişme alanı olarak değiştirilmesi işlemi çevre düzeni planının ana plan ilke ve yaklaşımlarını, koruma-kullanma dengesini, kent sağlığını, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, afet riskine maruzi ratan, değişikliğin altyapı etkilerini gözardı eden bir plan kararı olduğu için şehircilik ilkeleri lanlama esaslarına ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırılık taşımaktadır." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir. İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin plan notlarında; 4.6. Kentsel yerleşme alanları: Bu planla belirlenmiş kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları ile bu alanlarda bütünleşen diğer kentsel kullanımlardır. 4.7. Kentsel yerleşik alanlar: Büyükşehir ve/veya ilçe belediye sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlardır. 4.8. Kentsel gelişme alanları: Bu planın hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile ilke ve stratejilerine göre bu planla kentsel yerleşime uygun bulunan kentsel kullanımların geliştirileceği alanlardır. 8.5. Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alanlar 8.5.1. Bu alanlarda bölgenin doğal nitelikleri göz önüne alınarak, kullanım türleri ve yapılaşma koşulları alt ölçekli planlarda belirlenmek üzere, temalı parklar, spor alanları, fuar ve rekreasyon alanları v.b. kullanımlar yeralabilir. 8.5.2. Bu alanlar için bütüncül özel proje çalışmalarının yapılması zorunludur. 8.5.3. Yerleşme alanları içindeki aktif kentsel yeşil alanların dağılımı, 3194 sayılı imar kanunu ve ilgili yönetmeliklerindeki standartlar çerçevesinde belirlenecektir. ... 8.19.1. Jeolojik Sakıncalı Alanlar 8.19.1.1. Jeolojik, jeomorfolojik, hidrolojik ve depremsellik yönünden sakıncalı olan bu alanlarda; imar planlarının yapımı sırasında, ilgili mevzuat doğrultusunda hazırlanan yerleşime uygunluk amaçlı jeolojik ve jeoteknik etütlerin sonuçlarına uygun düzenleme yapılması zorunludur. Yerleşime uygun olmayan alanlar alt ölçekli planlarda açık alan ve/veya rekreasyon alanı olarak düzenlenecektir. 8.19.1.2. Bu alanlardan, afet bölgesi olarak ilan edilen/edilecek olan bölgeler için 7269 sayılı Umumi Hayatta Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri geçerlidir. 8.19.1.3. Kesinlikle yapılaşmaya izin verilmeyecek alanlar dışında kalan, önlemli alanlar ve diğer alanlarda da yapılaşma türü ve koşulları alt ölçekli planlarda, ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik etüt sonuçları dikkate alınarak belirlenecektir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Nüfus kabullerine ilişkin 9. bölümünde ise, Karabağlar İlçesini de içine alan İzmir Merkez Kent için 2025 yılı projeksiyon nüfusu 3.800.000 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin Plan Açıklama Raporunun 29. sayfasında, "Kentsel Yerleşik Alanları"yla ilgili; "Kentsel yerleşik alanlar, planlama bölgesini oluşturan illerin sınırları içinde var olan yerleşmelerden kentsel yerleşme özelliği gösteren mahalleler, ilçe ve il merkezleridir. Bu yerleşmeler ile bunlardan kopuk konumlanmış mahalleler de kentsel yerleşik alanlar olarak tanımlanmıştır. Kentsel yerleşik alan olarak tanımlana alanların içine, yukarıdaki bölümde kentsel alandan ayrıştırılarak gösterildiği belirtilen kullanımlar dışında kalan her tür kentsel kullanım dahil edilmiş, kullanımlar arasında kalan kentsel boşluklar da kentsel yerleşik alan lekesi olarak belirlenen alan içine katılmıştır. Kentsel yerleşik alanların sınırları, güncel uydu görüntüleri ve yürürlükteki imar planları kullanılarak belirlenmiştir. Belirlenen bu kentsel alan lekeleri dışında kalan yerleşmeler ise kırsal yerleşik alan olarak tanımlanmıştır." açıklamalarına yer verildiği, ancak Karabağlar İlçesinde 101 hektarlık uyuşmazlık konusu alanın tamamının güncel uydu görüntülerine bakıldığında alanın genel olarak boş olduğu görülmektedir. Yukarıda yer verilen yargı kararında vurgulanan tespit ve gerekçeler ile plan notları ve plan açıklama raporu birlikte dikkate alındığında, dava konusu 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planının İzmir kentine yönelik son derece yoğun bir kentsel yerleşim dokusunun bulunduğu İzmir'de, yerleşik alanların mevcut haliyle gösterildiği anlaşılmıştır. Mevcut yerleşik alanın güneyinde kalan uyuşmazlık konusu alanın, genel olarak tamamına yakını boş nitelikte ve mevcut yerleşik alanın yüzölçümünün iki katından da fazla büyüklüğe sahip olan alan bölge parkı kullanımından çıkartılıp önce kentsel gelişme alanı, sonrasında dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile kentsel yerleşik alan olarak belirlendiği görülmekte ise de; alana ilişkin uydu görüntüleri ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, kentsel yerleşik alan olarak belirlenen kısmın iskan edilmiş bir alan olmadığı ve büyük oranda boş vaziyette olduğu, küçük bir kısmında yapılaşma bulunduğu, diğer ifadeyle, büyük oranda yapılaşmış bir alan niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, yargı kararının uygulanması amacıyla dava konusu çevre düzeni planı değişikliği yapıldığı belirtilmiş ise de, yargı kararında açıklanan gerekçelerle uyumlu olmayan alanın fiziki özellikleri ile bağdaşmayan ve planlama tekniğine aykırı şekilde uyuşmazlık konusu bölgenin "yerleşik alan" olarak belirlendiği anlaşıldığından, dava konusu plan değişikliği işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu işlemin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.