11. Ceza Dairesi 2009/2216 E. , 2012/3518 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği, taşıt kanununa muhalefet HÜKÜM : ..., ...: 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 62/1, 53/1-2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası, I- Sanık ... ...'ın “Taşıt Kanununa Muhalefet” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun …
**11. Ceza Dairesi 2009/2216 E. , 2012/3518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği, taşıt kanununa muhalefet HÜKÜM : ..., ...: 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 62/1, 53/1-2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası, I- Sanık ... ...'ın “Taşıt Kanununa Muhalefet” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “Taşıt Yasasına muhalefet” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03.05.2001 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanıkların "resmi belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- İsahocalı Beldesi Belediye başkanı olan sanık ... ...'ın kullandığı suç tarihinde belediyeye ait... plakalı resmi araçla Düzce'ye giderken Düzce Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Bölge Şube Müdürlüğünce Taşıt Kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle tutanak düzenlenmesi üzerine, bu sanığı soruşturmadan kurtarmak amacıyla Belediye Yazı İşleri Müdürü olan sanık ..., Belediye Encümen Üyesi sanık ... ve sanık ... ...'ın iştirak halinde hareket ederek 16.04.2001 tarihli belediye meclis toplantı tutanağının son kısmına “belediye başkanının belediye şoförlerinin yetersiz olduğundan şehir dışına çıktığında makam aracını kendisinin kullanabilmesi için yetki verilmesine oybirliğiyle kabul edildi” cümlesini eklediklerinin iddia edildiği olayda, yapılan sahteciliğin 237 sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince yapılacak soruşturmayı engelleyecek ve suç unsurlarına etki yapacak nitelikte bulunmadığının anlaşılması karşısında, eylemin "faydasız sahtecilik" kapsamında kalıp kalmadığının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 2- “Memurun resmi evrakta sahteciliği” suçunun cezası 765 sayılı TCK'nun 339/1. maddesinin 1. cümlesinde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK'nun 204/2. maddesinde ise, 3 yıldan 8 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayin olunması halinde, lehe Yasanın öngörülen cezaların üst sınırlarına göre belirlenemeyeceği de göz önüne alınarak, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle, 765 sayılı TCK'nun açıkça sanık lehine olduğu cihetle, 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulamanın sonucu itibariyle sanıklar aleyhine olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.