2. Hukuk Dairesi 2016/20821 E. , 2018/8232 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından boşanma ve ferileri ile 25.05.2016 tarihli tavzih kararı yönünden; davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delil…
**2. Hukuk Dairesi 2016/20821 E. , 2018/8232 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından boşanma ve ferileri ile 25.05.2016 tarihli tavzih kararı yönünden; davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Kendisi yoksul olan eş yoksulluk nafakası ödemekle sorumlu tutulamaz. Toplanan delillerden davalı erkeğin malulen emekli olduğu ve üç ayda bir 850 TL maaş aldığı, aldığı bu maaşın kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunmadığı anlaşılmaktadar. Bu haliyle kadına yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulamayacağı açıktır. Gerçekleşen duruma göre kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir. 3- Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya tarafların birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir (HMK m. 304-1). Tavzih ise yeterince açık olmayan veya icrasında duraksama uyandıran yahut birbirine aykırı fıkralar ihtiva eden hükümlerin, açıklanması, tereddüt veya aykırılığın giderilmesi için kararı veren mahkemeye tanınan bir yoldur. Hükümde unutulan veya gösterilmemiş olan bir hususun tavzih (HMK m. 305) yoluyla hükme ilave edilmesi mümkün değildir. Taraflara tanınan hakları yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılıp, genişletilemez(HMK m. 305/2). Somut olayda, davacının boşanma davası kabul edilmiş, kısa karar ve gerekçeli kararda yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği, davacı vekilinin düzeltim talebi üzerine, 25.05.2016 tarihli şerh ile gerekçeli kararın arka sayfasına "tavzih kararı" başlığı altında "1.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, "ŞEKLİNDEKİ BENDİN EKLENMEK SURETİYLE TAVZİHEN DÜZELTİLMESİNE," şeklinde yeni bir hüküm eklendiği anlaşılmaktadır. Kararın hüküm fıkrasında vekalet ücretine yer verilmemiş olması, maddi hata niteliğinde olmayıp, bu eksiklik hükmün tashihi (HMK m. 304) yoluyla giderilemez.