19. Ceza Dairesi 2015/2574 E. , 2015/1768 K. "" 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 51/2-A maddesine aykırılıktan kabahatli ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığının 27/03/2013 tarihli ve 2013/59 kabahat defteri 2013/64 sayılı idari yaptırım kararı ile verilen 166,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik yapılan başvuruya ilişkin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 28/A maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine ve yetkisizliğine dair Sulh Ceza Mahkemesinin 22/07/2013 ta…
**19. Ceza Dairesi 2015/2574 E. , 2015/1768 K.** **"İçtihat Metni"** 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 51/2-A maddesine aykırılıktan kabahatli ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığının 27/03/2013 tarihli ve 2013/59 kabahat defteri 2013/64 sayılı idari yaptırım kararı ile verilen 166,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik yapılan başvuruya ilişkin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 28/A maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine ve yetkisizliğine dair Sulh Ceza Mahkemesinin 22/07/2013 tarihli ve 2013/718 değişik iş sayılı kararını müteakip, mahkemenin karşı görevsizliğine, görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine ilişkin, Ağır Ceza Mahkemesinin 04/10/2013 tarihli ve 2013/1072 değişik iş sayılı kararını takiben. Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına dair. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 08/04/2014 tarihli ve 2014/3739 esas, 2014/3925 sayılı kararını müteakip, yapılan yargılama sonucunda başvurunun reddine ilişkin, Sulh Ceza Mahkemesinin 14/05/2014 tarihli ve 2014/398 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 22/01/2015 gün ve 5332 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2015 gün ve KYB.2015-39567 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22/03/2011 tarihli ve 2008/8692 esas, 2011/2918 sayılı ilamında da değinildiği üzere, idari para cezasını gerektiren eylemin 2802 sayılı Kanun’un 93. maddesi kapsamında kişisel suç olduğunun anlaşılması halinde, anılan Kanun'un “kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma” kenar başlıklı 93/1. maddesinde yer alan “Hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısına ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, muterizin hâkim olduğunun anlaşılması sebebiyle, başvurunun kabul edilerek idari yaptırım kararının iptali ile gereğinin takdir ve ifası için evrakın ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. Maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Kabahatlinin eylem tarihi itibariyle Düzce ili Yığılca ilçesi hakimi olarak görev yaptığı ve 2802 sayılı Kanunun 93. maddesi uyarınca en yakın ağır ceza mahkemesinin Bolu ilinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;