4. Hukuk Dairesi 2013/1881 E. , 2014/3475 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/11/2012 NUMARASI : 2011/822-2012/493 Davacı M.. T.. vekili Avukat M.. S.. tarafından, davalı A.. K.. aleyhine 28/11/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesi…
**4. Hukuk Dairesi 2013/1881 E. , 2014/3475 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/11/2012 NUMARASI : 2011/822-2012/493 Davacı M.. T.. vekili Avukat M.. S.. tarafından, davalı A.. K.. aleyhine 28/11/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesinde, davacının Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda Meclis Üyesi ve İmar-Bayındırlık Komisyonu Başkanı olarak görev yaptığı; davalının basın toplantısı düzenlemek suretiyle yaptığı suç duyurusunda ve katıldığı televizyon programında, davacının yasa dışı ve usulsüz gelir edindiği imasında bulunduğu; konu hakkında, iki defa kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği; dava konusu eylemler nedeniyle olumsuz ön yargılar oluştuğu ve kişilik haklarının saldırıya uğradığı ileri sürülmüştür. Cevap dilekçesinde, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile ilgili yolsuzluk iddiaları üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; ancak, yeni deliller ortaya çıktığı ve aralarında davalının da bulunduğu 18 milletvekili tarafından suç duyurusunda bulunulduğu; bir kısım suç ve şüpheliler yönünden yine kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiği; bir kısım eylemler ve kişiler bakımından ise suç bulgularının tespit edildiği; Milletvekili sıfatıyla denetim görevinin yerine getirildiği; adli sürecin hukuka uygun olarak yürütülmediği savunulmuştur. Mahkemece, tapu kütüğünün aleni olduğu ve davacı adına kayıtlı bulunan taşınmazların tespitinin imkan dahilinde olduğu; buna rağmen, malvarlığında olağandışı artış bulunduğunun ileri sürülmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, 13/01/2011 tarihinde aralarında davalının da olduğu 18 Milletvekili tarafından suç duyurusunda bulunulduğu; dava dışı Hacı Ali Hamurcu isimli kişinin ceza soruşturması sırasında verdiği ifadelerin dile getirildiği; büyükşehir belediyesindeki yolsuzluklarla ilgili olarak daha önce yapılan soruşturmanın yetersizliğinin belirtildiği; bu anlamda, eksiklik ve karartmalar olduğunun ileri sürüldüğü; bir çok yeni delilin ortaya çıktığının ve değerlendirilmesi gerektiğinin ifade edildiği; belediyede görev yapanların malvarlıkları ile ilgili olarak bilgiler sunulduğu; konunun, ayrıca basın toplantısı düzenlenmek suretiyle kamuoyuna da duyurulduğu anlaşılmaktadır. Yine, getirtilen tapu kayıtlarından davacı adına taşınmazlar bulunduğu anlaşılmaktadır.