Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------ olan 2.946- USD (ikibinaltıyüzkırkaltıdolar) tutarlı bir adet çekin ticari alışveriş sonrası müvekkiline verildiğini, ancak bu çekin müvekkilinin eline geçtikten sonra zayi edil edildiğini, müvekkili tarafından yapılan aramada bir sonuç elde edilemediğini ve kaybolan çekin bulunamadığını beyan ederek davaya konu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılardan ... A.Ş. arasında 01.12.2000 yılında bir yıl süreli yetkili servis sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin sürekli yenilenerek fesih tarihine kadar devam ettiğini, davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı davrandığını ve haksız şekilde sözleşmeyi feshettiğini, davalılardan ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin aralarında gizli anlaşma yaparak RKHK.m.57 uyarınca davacının zararından müteselsilen sorumlu olduklarını, Davalı ... A.Ş.'nin 31.10.2018 tarihinde Türkiye yerel satış operasyonundan çıkma kararı aldığını duyurduğunu, ancak süreç tamamlanıncaya kadar normal faaliyetlerin sürdürüleceğini bildirdiğini, 02.11.2018 tarihinde ise aynı davalının garanti kodlarının teminini sağlamayacağını duyurduğunu, 18.12.2018 tarihinde 31.03.2019 itibariyle Türkiye pazarından çıkacağını ve fesih mektubunu göndereceğini bildirdiğini, bunun üzerinde Ankara ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 18.12.2018 tarihli ihtarıyla sözleşmeye aykırılığın sonlandırılması ve davacının sözleşmeden kaynaklanan haklarının teslim edilmesinin ihtar edildiğini, aynı davalının Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 16.01.2019 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin yürürlükte olduğunu, servislerin ve müşterilerin mağdur edilmeyeceğini bildirerek davacıda güven uyandırdığını, Aralık ayından itibaren yedek parça çıkışı yapılmadığını, bunun davalının da kabulünde olduğunu, böylece davacının ve diğer servislerin zor durumda kaldığını ve tüketici şikayetleri aldığını, Aralık 2018'den itibaren vadeleri kısalttığını, 90 gün olan ödeme süresini önce 30 güne düşürdüğünü, sonra 31.01.2019 dan itibaren peşin ödemeye çevirdiğini ve kredi kartı kullanmaya yönlendirerek ödemelerini uzun ve kısa dönem olarak planlayan davacıya zor durumda bıraktığını, davacının borçlu olduğu gerekçesiyle yedek parça gönderilmediğini, oysa davacının kendi cari hesabında borçlu olmadığını, 18.03.2019 tarihinde imzalanmış yetkili servis sözleşmesinin 38. maddesindeki on beş günlük ihbar öneline uyularak sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, taraflar arasında imzalanan yetkili servis sözleşmesinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve davacı aleyhine olan hükümlerin geçersiz olduğunu, bu nedenle feshi düzenleyen 38. maddenin de geçersiz olduğunu, sözleşme bir yıl süreli olup aynı süreyle yenilense de sözleşmenin devam edeceğine güvenilerek yatırımlar yapıldığını, davalı tarafından sözleşmenin devam edeceği konusunda güven yaratıldığını, haksız fesih sebebiyle davacının tüketiciler, kendi iş çevreleri ve bankalar nezdinde ticari güvenilirliğinin zedelendiğini, zor durumda kaldığı için araçlarını satmak ve çalışanların iş akitlerini feshetmek zorunda kaldığını, davacının ...'un isteğiyle hizmetlerinin çok büyük kısmını bu şirkete ayırdığını ve kısa vadede aynı iş hacmini yeniden yakalayamayacağını, Davalı ...A.Ş. tarafından Şubat 2019'da kendi yetkili servislerine gönderilen iletide ...'un satışlarını durdurarak Türkiye'den çekilmesiyle mevcut ürünlerin satış sonrası hizmetlerini kendilerinin yürüteceğini, bu şirketin Hotpoint, Ariston, İndesit markalı beyaz eşya, klima ve küçük ev aletleri için ... olarak hizmet verileceğini duyurduğundan bu ürünlerle ilgili yetkili servis hizmetlerinden elde edilen kazançtan, ayrıca nakliye, kurulum ve ek garanti satımı gibi kazanç sağlanan işlerden mahrum kalındığı için hak sahibi olduklarını, dava dilekçesinin 7. başlığı altında davacının 2000 yılından itibaren yetkili servis olarak ... A.Ş.'nin yönlendirmesiyle ve oluşturulan güvene dayanılarak yaptığı yatırım ve harcamaların listelendiğini, sonuçta davalıların kararından sonra çalışamaz hale geldiği için ...'a hizmet verdiği işyerini kapatmak zorunda kaldığını, davacının sonuçta çalışamaz hale gelmesiyle müşteri çevresini davalılara bıraktığını ve onların davacının oluşturduğu müşteri çevresinden yararlanmaya devam etmesi sebebiyle denkleştirme talebinde bulunduklarını, davacının stoklarında davalının baskısıyla bir stok oluştuğunu ve fesihten sonra 25.000 TL değerinde aksesuar, 150.000 TL değerinde yedek parça kaldığını, bunların sözleşmenin 7. maddesine göre iade edilmesi gerekirken, bedelsiz olarak davacıya bırakıldığını, ancak yetkili servis sözleşmesinin feshi sebebiyle bunların davacı için faydasız ve kullanılamaz olduğunu, bunların bedelinin fesih tarihinden itibaren temerrüt faiziyle ödenmesi gerektiğini belirterek; sözleşmenin haksız feshi sebebiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın temerrüt faizleriyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekili, savunmasında özetle; davacının sözleşmesinin 38. maddesine uygun olarak feshedildiğini, fesih için bir sebep gerekmediğini, fesih iradesinin karşı tarafa varmakla hüküm doğurduğunu, kaldı ki taraflar arasındaki ticari ilişkinin uzun yıllar sürdüğünü, sözleşme ve sözleşmenin eki olan ... Yetkili Servis Ürün Satış Ticari Koşulları gereğince davacının satış ve prim hedefleri doğrultusunda kendi iradesiyle çalıştığını, müvekkili şirketin Türkiye'deki satışlarını durdurma kararı almasından sonra Tüm yetkili sevris sözleşmelerini Mart 2019 sonu itibariyle feshettiğini, aradaki sözleşmenin 38. Maddesine göre fesih için bir sebep dahi göstermek gerekmediğini, davalı şirketin ticari kararının bir gereği olarak fesih yapıldığını, Davacının tazminat taleplerini somutlaştırması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ve feshin sözleşme uygun olduğu belirtilerek fesih haksız olsa dahi Yargıtay'ın yetkili servis sözleşmelerinin haksız feshinde davacının emsal bir iş bulup bulamayacağı, bulabilecek ise hangi sürede bulacağı, bulamayacak ise ne kadar süre için zarar talep edebileceği, emsal bir iş bulamayacağı ihtimalinde özel servis olarak çalışmasıyla sağlayacağı kazanç ile yetkili servis olarak sağlayacağı kazancın karşılaştırılması suretiyle aradaki farkın kazanç kaybında esas alınacağını, Davacının yedek parça siparişlerine ve kendisine yedek parça verilmediği iddialarına dair ise, borçlu olan servislere yedek parça verilmesinin normal bir ticari karar olduğunu, davacı dışındaki borçlu servislere de ürün verilmediğini, yetkili servis hizmeti verilirken işin doğası gereği yedek parça stoğu bulundurmak gerektiğini, kaldı ki aksesuar ve yedek parça için müvekkili şirket tarafından konulan bir hedef olmadığını, davacının tamamen kendi ticari kararı ile yedek parça ve aksesuar sipariş ettiğini, davacının sipariş ettiği ürünlerin kendi özel servis işlerinde de kullanılan ürünler olduğunu, uzatılmış garanti iddialarının yerinde olmadığını, bunun tamamen müşterinin kararı olduğunu, yetkili servisin bundan en fazla işçilik bedeli kazandığını, bu yönde yetkili servislere bir taahhüt bulunmadığını, kaldı ki davalı şirket satışlarını durdurduğuna göre uzatılmış garantinin zaten söz konusu olmayacağını,Haksız rekabet iddiaları yönünden, davacının hiçbir zaman münhasır yetkili servis olmadığını, Sözleşmenin 14. Maddesine göre ...'un yetkili servisin belirlenmiş servis alanında başka yetkili servis açma, sebep göstermeksizin alanı daraltma veya genişletme hakkına sahip olduğunu, Türkiye'den çekilme kararı üzerine etkin satış sonrası hizmet faaliyeti bulunan ve kurumsal bir şirket olan davalı şirketle veya 3 kişilerle görüşme yapmasının ticari bir karar olduğunu ve haksız rekabet oluşturmayacağını, müvekkili şirketin TTK ve RKHK gereğince haksız rekabet ve rekabete aykırı eyleminin bulunmadığını iddia ederek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.