5. Ceza Dairesi 2006/11071 E. , 2010/3932 K. Irza geçme suçundan sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; eyleminin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine ve manevi tazminata, kendiliğinden hak alma suçundan sanıklar ..., ..., ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; bu sanıklar hakkında kamu davasının düşmesine dair verilen 10.11.2004 tarihli kararın temyiz edilmeksizin…
**5. Ceza Dairesi 2006/11071 E. , 2010/3932 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme suçundan sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; eyleminin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine ve manevi tazminata, kendiliğinden hak alma suçundan sanıklar ..., ..., ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; bu sanıklar hakkında kamu davasının düşmesine dair verilen 10.11.2004 tarihli kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair, Burdur Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.03.2006 gün ve 2005/358 Esas, 2006/90 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Mağdure ...’a karşı işlenen kendiliğinden hak alma suçundan zarar görmemesi nedeniyle mağdure ... ve annesi olan ...’in bu suçtan açılan kamu davalarına katılmaları mümkün olmayıp, usulsüz olarak verilen katılma kararı da temyiz hakkı vermeyeceğinden vekillerinin mağdure ...’ya karşı işlenen suçlara yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık ... hakkında verilen hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul edilen rızaen cinsi münasebette bulunma suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK.nun 416/3. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkümiyet kararının verildiği 09.11.2004 tarihinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ...