8. Hukuk Dairesi 2023/82 E. , 2023/1601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1265 E., 2022/2264 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E., 2021/80 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının davasının reddine, asli müdahilin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş
**8. Hukuk Dairesi 2023/82 E. , 2023/1601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1265 E., 2022/2264 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E., 2021/80 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının davasının reddine, asli müdahilin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili ve davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, tapuda davacı adına kayıtlı 4177 parsel sayılı taşınmazın batısındaki 4549 parsel sayılı taşınmaz sınırlarında kalan yaklaşık 20.000,00 m2'lik yeri davacının dava dışı ... isimli şahıstan satın aldığını, aralıksız ve nizasız olarak 30 yıla yakın süre ile malik sıfatıyla limon bahçesi, zeytinlik ve tarla olarak kullandığını, üzerinde orman örtüsü, kök veya kök artıkları, humus bakiyesinin olmadığını, 4 tarafının kişi parselleri ile çevrili olduğunu ileri sürerek bu kısmın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Belediyesi cevap dilekçesinde, taşınmazın orman olduğunu, imar planı dışında olduğunu, davanın husumetten ve 10 yıllık hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedenleriyle davanın reddinin gerektiğini, taşınmazın orman olduğunu, zilyetlikle kazanmaya uygun olmadığını, davanın orman idaresine ihbarının gerektiğini, dava konusu 30 yıldır kullandığını iddia eden davacının maliki olduğu 4177 parsel sayılı taşınmazın dahi geçmişte zilyedi olmadığını, bu taşınmazın zilyedi olarak tespit edilen dava dışı ...’un noterde düzenlenen muvafakati ile hakkını kısmen devretmesi ile 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) kapsamında satın alarak maliki olduğu, bu taşınmazın dahi vasfı itibariyle zilyetlikle kazanmaya uygun olmadığını, harcın düşük olduğunu, gerçek değere tamamlattırılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... İdaresi cevap dilekçesinde, davada hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacı ve dava dışı eşi...’in açma suçundan yargılandıklarını ve ceza aldıklarını, taşınmazlardaki ağaçlar için müsadere kararları verildiğini, ihtiyati tedbirin hatalı olduğunu, ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağını, taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, Büyükşehir Belediyesi’nin de davaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... Belediyesi cevap dilekçesinde, taşınmazın orman olduğunu ve Hazine adına kayıtlı bulunduğunu, davanın husumetten reddinin gerektiğini, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, davacı vekilinin talebi üzerine 20.02.2020 tarihli ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 389/1 inci maddesi gereği telafisi mümkün olmayacak zararlara sebebiyet verilmemesi adına dava konusu taşınmaza davacı tarafından dikilmiş 300 adet zeytin ve limon ağacının Orman İşletme görevlilerince kesilmemesi için eldeki davada verilecek kararın kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verildikten sonra yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza yönelik yapılan orman kadastrosunun 13.11.1993 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde dava açmak için hak düşürücü süre geçirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın orman kadastrosuna itiraz değil tapu iptali ve tescil olduğunu, hak düşürücü süreden davanın reddinin doğru olmadığını, taşınmazda orman örtüsünün bulunmadığını, kişi parselleri ile çevrili olup taşınmazın evveliyatının araştırılmadığını, tapulama belgelerinin getirtilmediğini, kararın bilirkişi raporları tebliğe çıkarılmadan mazeretli olunan oturumda karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde, davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın orman olduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararı ile taşınmazın işgalinin devamına imkan tanındığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararı ile yargılama sonunda verilen hükmün vekalet ücretine yönelik kısmı kaldırılarak davalılar lehine nisbi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 12 ve 17 inci maddeleri, 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun (766 Sayılı Kanun) 31/2 inci maddesi 3. Değerlendirme Dava konusu 4549 parsel sayılı, 1.896.140,35 m2 alanlı taşınmaz, 1966 tarihli tapulama çalışmalarında çamlık ve çalılık olarak tespit dışı bırakılmış, bilahare 19.04.2011 tarihli tescil bildirimi ile orman vasıfıyla Hazine adına tescil edilmiş, ... Defterdarlığının 20.06.2014 tarihli ve 163 sayılı olurları ile de Orman Genel Müdürlüğü'ne tahsis edilmiştir. Dava, bu taşınmazın 20.000 m2'lik kısmının eklemeli kazandırıcı zilyetlik, imar ve ihyası iddiasına dayalı tapusunun iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin olup, öncesinde tescil dışı bırakılan bilahare idari yoldan tapusu oluşturulan taşınmazlar hakkında 766 sayılı Kanun'un 31/2 ve 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü fıkralarında yer alan 10 yıllık hak düşürücü süre bu taşınmazlar için kadastro tutanağı düzenlenmediğinden uygulanamaz. Keza, orman kadastro çalışmalarının üzerinden 10 yıldan fazla sürenin geçmiş olması ise davanın esası değerlendirilirken dikkate alınması gereken bir husus olup, Mahkemece işin esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın hak düşürücü süreden reddedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.