11. Hukuk Dairesi 2024/905 E. , 2024/9476 K. MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1636 Esas, 2023/2392 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2021/306 E., 2022/493 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazı…
**11. Hukuk Dairesi 2024/905 E. , 2024/9476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1636 Esas, 2023/2392 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2021/306 E., 2022/493 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Tasfiye Halinde ... Bilişim Ticaret Limited Şirketinin %35 hissesinin Konya 5. Noterliğinin 20.04.2019 tarih 6392 yevmiye numaralı hisse devir senedi ile davacı ...'a devredildiğini, devrin pay defterine işlenmesine dair ortaklar kurulu kararının Konya 5. Noterliğinin 20.04.2019 tarih 6396 yevmiye numarası ile noterlikçe onaylandığını, şirket müdürü olan ve hisse devrini yapan davalı ...'ın hisse devrine ilişkin keyfiyeti hem şirket ortağı hem de şirket müdürü sıfatı ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirmediğini, şirketi halen tek ortaklı bir şirket gibi yönetmeye devam ettiğini, şirketin usulsüz bir şekilde 16.03.2021 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, davalı şirkete tek başına hakim olduğundan şirketin tüm kayıt ve belgelerini değiştirme ihtimali olduğunu, şirket evraklarının korunması ve zararın daha da büyümemesi için davalı şirkete kayyum atanmasına, şirket tasfiye haline girdiğinden tasfiyenin tedbiren durdurulmasına, davalı ...'ın davacıya noterden hisse devri yaptığının tespitine, devrin pay defterine işlenmesine, ticaret sicilinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusunun zaman aşımına uğradığını, davacının hisse devir belgesini şirkete sunmadığını, bu konuda alınmış herhangi bir genel kurul kararı olmadığını, müvekkilinin davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın müvekkili şirket yönünden dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ...'ın söz konusu genel kurul kararına imza atmadığını, ... adına atılan imzanın sahte olduğunu, şirkete pay devri konusunda yapılmış bir bildirimin bulunmaması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, pay devrine ilişkin bir genel kurul kararı bulunmadığından ticaret sicile tescil ve ilanın yapılamayacağını, davacının davasında kötüniyetli olduğunu, bu davayı açmasında hukuki bir yararının bulunmadığını, taraflar arasında yapılan pay devri sözleşmesinin teminat amaçlı yapıldığını, tasfiye halinde olan bir şirketin tasfiye sürecinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilemeyeceğini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının teminat göstermesi gerektiğini, müvekkili şirketin özkaynak rakamının 704.294,01 TL olduğunu, müvekkili şirkete kayyım atanma koşullarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında yapılan hisse devir sözleşmesinin teminat amaçlı yapıldığını, sözleşme yapıldığında davalı şirketin bilgisayar yazılımı ve bilişim alanında faaliyet gösterdiğini, şirketin tamamının kendisine ait olduğunu, şirketin 09.03.2021 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, davacının ortak olma gibi bir iradesinin bulunmadığını, taahhüt edilen işin sözleşmede öngörülen sürede davacı tarafından yerine getirilmediğini, davacı tarafından sunulan 20.04.2019 tarihli genel kurul kararı formundaki imzanın kendisine ait olmadığını, sözü geçen tarihte her hangi bir toplantı yapılmadığını, davacı tarafın şirkete olan sorumluluğunu yerine getirmediğinden şirketin edeceği kardan mahrum kaldığı gibi 80.000,00 EURO tutarında cezai şart ödemesi yapılması gerektiğine ilişkin dava dışı şirketten ihtar geldiğini, şirketin bu borcu ödemeyeceği için tasfiye sürecine girdiğini, davacının sermaye koyma borcunu yerine getirdiğini gösteren herhangi bir belge sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 520 nci maddesi gereğince payın devrinin şirket hakkında hüküm ifade edebilmesi için şirkete bildirimi ve şirket pay defterine kaydı gerekli olduğundan davacının davalı şirketi hasım olarak göstermesinde hukuki yararı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun)147 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı, Mut Noterliği yazı cevabı ve evraklarına göre 17.08.2017 tarihinde 8784 yevmiye numarası ile davalı şirkete ait bir karar defterinin tasdikinin yapılmış olması ve davacının ortaklar genel kurulu onayının bu karar defterinde bulunduğunu beyan ettiği, davalılar sahtecilik iddiasında bulunduklarından, ispat yükü kendisine düşen davalı tarafa Mut Noterliğince açılış onayı yapılan defterlerin asıllarını imza incelemesine esas olmak üzere ibrazı için kesin süre verildiği, kesin süre içinde defter asılları ibraz edilmediğinden davalıların sahtecilik iddialarını ispatlayamadıkları, davacı ve davalı ... arasında davalı şirketin 35 hissesinin devrine ilişkin noter devir işlemi ve bu işlemi tamamlayan ortaklar kurulu kararı alındığı ve geçerli bir hisse devir işlemi yapıldığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne, davacının davalı ...'ın davalı Tasfiye Halindeki ... Bilişim Ticaret Limited Şirketi'ndeki 35 paya karşılık 3.500,00 TL'lik hissesini Konya 5. Noterliğinin 20.04.2019 tarih ve 6392 yevmiye nolu hisse devri sözleşmesi ile davacı ...'a devir ettiğinin tespiti ile hisse devir işleminin Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil ve ilanına, limited şirkette payın devri için ortaklar pay defterine tescil şartı bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, pay devrinin noterde yapılan sözleşme ile yapıldığı, devrin teminat amaçlı yapıldığının davalılar tarafından ispatlanamadığı, Mut Noterliği yazı cevabı ve evraklarına göre 17.08.2017 tarihinde 8784 yevmiye numarası ile davalı şirkete ait bir karar defterinin defter tasdikinin yapılmış olması ve davacının ortaklar genel kurulu onayının bu karar defterinde bulunduğunu beyan etmesi karşısında davalılar her ne kadar böyle bir karar defteri olmadığını savunmuş iseler de söz konusu karar defterinin davalı şirket uhdesinde olduğunu kabul etmek gerektiği verilen kesin süreye rağmen söz konusu karar defterinin aslının davalılar tarafından mahkemeye sunulmadığı bu durumda davacı tarafından sureti sunulan ortaklar genel kurulu kararının geçerli kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı şirket tek ortaklı olup tek ortak olan davalı ...'ın pay devrini yapmış olmakla, pay devri konusundaki noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak da kabulü gerekeceği, davalı ...'ın hem pay devrini yapıp hem de ortaklar genel kurulu kararı olmadığını savunmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde de olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket pay devrinin tespiti, devrin ortaklar pay defterine tescili ve ilanı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 520 nci ve 595 inci maddeleri. 3.6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.