11. Hukuk Dairesi 2012/186 E. , 2013/12769 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011tarih ve 2009/1984-2011/598 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar…
**11. Hukuk Dairesi 2012/186 E. , 2013/12769 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011tarih ve 2009/1984-2011/598 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının hamili olmadığı halde ...Polimer Müh. Plas. San. ve Tic. A.Ş’ne ait hamiline yazılı hisse senetleri ile ilgili olarak hamili olduğu iddiasıyla hasımsız iptal davası açtığını, salt 1997 yılına ait hazurun cetvelinde adının yazılı olması hususuna dayandığını, şirketin vekili de olan vekili vasıtasıyla açtığı bu davada bir çok hususu gizlediğini, TTK’nın 573/1 nci maddesinde açıklandığı üzere mahkemeye kuvvetli kanıt sunmadığını, uyuşmazlığa konu hisse senetleri üzerinde hak iddia eden kişinin 7 gün sonra şirket aleyhine açtığı davada iptal davasının gizlendiğini, hisse senetlerinin kimde olduğu hususunun mahkemeye bildirilmediğini, oysa iptale konu senetlerin müvekkiline ait olduğunu,elinde bulundurduğunu, durumu bilen şirket yetkililerinin davalarda gerçeği açıklamadıklarını ileri sürerek, davalının haksız müracaatı sonrasında mahkemece verilen ...Polimer Müh. Plas. San. ve Tic. A.Ş’ne ait B Grubu 79-87 seri numaralarda kayıtlı 9 adet senedin iptali kararının iptaline ve davalıya senetlerin iadesi hususunda dava açması için süre verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kim olduğunun tartışmalı bulunduğunu, vekaletnamenin geçersiz olduğunu, davacının hisse senetlerinin meşru hamili bulunmadığını, şirket kayıtlarına göre kaybedildikleri tarihe kadar müvekkilinin hisselere hamil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, kıymetli evrakın kaybı halinde iptaline karar verilebileceği, hamiline yazılı senetlerin iptal usulü'nun TTK'da hükme bağlandığı, kıymetli evrakın iptaline ilişkin hasımsız olarak açılan davalarda tesis edilen kararların iptaline ilişkin olarak ilgili mevzuatında açık bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak hukuki menfaatı olan tarafların dava yoluyla iptal kararının iptalini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, hamiline yazılı hisse senetlerinin kaybı nedeniyle iptaline ilişkin mahkeme kararın iptali istemine ilişkin olup, karar tarihinde geçerli HUMK.'nın 388 nci maddesinin 3 ncü bendine (HMK.'nın 297/c ) göre, mahkeme kararının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını ihtiva etmeleri zorunlu bulunmaktadır. Yine Anayasa’nın 141 nci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de tüm mahkeme kararının gerekçeli olmasına amir bulunmaktadır. Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi karar aleyhine kanun yerine başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilir. Diğer bir deyişle, Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Somut olayda, mahkemece, Dairemizin, ilke bazında böyle bir davanın dinlenebilir olduğuna işaret eden bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bu kez taraf delilleri değerlendirilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taraf kanıtları denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.