Hukuk Genel Kurulu 2009/2 E., 2009/3 K. Hukuk Genel Kurulu 2009/2 E., 2009/3 K. - HAKİMLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU - TETKİK HAKİMLERİ - YARGITAY ÜYELERİ- 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 11 ] - 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 148 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 573 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 575 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 64 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 13 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 26 ] - 2797 S. Y…
Hukuk Genel Kurulu 2009/2 E., 2009/3 K. **Hukuk Genel Kurulu 2009/2 E., 2009/3 K.** **- HAKİMLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU - TETKİK HAKİMLERİ - YARGITAY ÜYELERİ**- 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 11 ] - 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 148 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 573 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 575 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 64 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 13 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 26 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 36 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 57 ] - 2802 S. HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU [ Madde 3 ] **"İçtihat Metni"** Davacı M.Sait vekili tarafından verilen 21.10.2009 havale günlü dava dilekçesinde, Yargıtay Onbeşinci Hukuk Dairesi Üyeleri olan davalıların "katıldıkları kararla zarara uğramasına neden oldukları", isimleri belirtilmeyen iki adet tetkik hakiminin de dosyadaki bilgileri eksik aktararak bu hatalı karara yol açtıkları belirtilerek hem hakimin reddi, hem de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 573 ve devamı maddelerine dayanılarak tazminat isteminde bulunulmuştur. Hukuk Genel Kurulu'nca ilk derece mahkemesi sıfatıyla davacı vekilince ibraz edilen dilekçe, gerek davalıların sıfatlarına, gerekse de iki ayrı talebin niteliğine göre ayrı ayrı incelendi: 1- Tazminat Davası: 1) Yargıtay Üyeleri hakkındaki tazminat davasına ilişkin değerlendirme: Genel olarak kamu hizmetlerinin ifasından dolayı Kamu Tüzel Kişilerinin sorumlulukları hizmet kusuruna, ajanlarınki ise, onların kişisel kusurlarına tabi tutulmuştur. Hakimlerin Anayasa teminatı (madde 138/1-2) altında bulunan bağımsızlığı, idare hukukunda Devletin ajanların faaliyetlerinden sorumluluğunu tayin eden hizmet kusuru ölçüsünün hakimler yönünden uygulanmasına olanak vermez. Türk pozitif hukuku, ilke olarak, yargı fonksiyonunun ifa edilmesi dolayısıyla Devletin sorumlu tutulamayacağı esasını benimsemiştir. Yargı yetkisinin özellikleri, hakimlerin kişisel sorumluluğunda özel bir sorumluluk düzeninin uygulanmasını zorunlu kılmıştır. Zira, yargı görevinin bağımsızlık ve tarafsızlık içinde aksatılmadan yerine getirilmesi esastır. Gerçekten, hakimlerin diğer Devlet Memurlarının tabi bulundukları sorumluluk esaslarına bağlanmaları, yaptıkları her işlemin aleyhlerine bir tazminat davasına yol açabileceğini düşünmelerine ve bunun sonucu olarak tereddüt içinde kalmalarına yol açabilir. Şu da belirtilmelidir ki, adaletin gerçekleşmesi hakim hakkında sorumsuzluk müessesesinin kabulünü gerektirmez. Hakimler, verdikleri kararlardan dolayı ilke olarak sorumlu tutulamaz iseler de, Ceza Hukuku açısından sorumlu olan hakimlerin hukuki sorumluluklarının benimsenmesi de hukuk mantığının doğal sonucudur. Ancak, hakimin hukuki sorumluluk halleri benimsenirken, yargısal faaliyetten ibaret olan esas görevinin aksatılmamasına büyük özen gösterilmesi zorunludur. Gelişigüzel bir sorumluluk sisteminin benimsenmesi, hakimin bağımsızlığını ve tarafsızlığını tehlikeye düşürebilir.