11. Hukuk Dairesi 2012/16264 E. , 2013/16001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 tarih ve 2009/67-2012/331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2012/16264 E. , 2013/16001 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 tarih ve 2009/67-2012/331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde endüstriyel yangın sigorta paket poliçesi ile sigortalanan dava dışı Fresh Cake San. ve Tic. A.Ş.’ye ait binaların bitişiğinde bulunan davalıya ait taşınmazda devam etmekte olan inşaat çalışmaları sırasında yapılan fore kazık ve iksa çalışmaları nedeniyle sigortalı taşınmazın hasar gördüğünü, dava dışı sigortalanan, on ayrı sigorta şirketi tarafından on iki ayrı poliçe ile müştereken teminat altına alındığından 67.135,93 € hasar bedelinden müvekkili hissesi olan % 14’e tekabül eden 9.344,61 €’nun 04.01.2007 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, anılan bedelin ödeme tarihinden itibaren Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirkete ait inşaat çalışmaları ile davacının taşınmazına zarar verilmediğini, dava dışı sigortalı şirket yetkililerince dava konusu taşınmazda bazı hasarlar oluştuğunun iddia edilmesi üzerine, müvekkili şirketçe mahkeme aracılığıyla mahallinde yaptırılan keşifte inşaat çalışmaları ile davacıya ait taşınmaza zarar verilmediği, anılan binanın temelinin dolgu olması ve altında drenaj çalışmalarının yapılmamış olması sebebiyle bir takım hasarların oluştuğunun tespit edildiğini, bu hususun dava dışı sigortalıya ihtar edildiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, keşif ve bilirkişi raporlarına göre, davaya konu sigortalı binanın zemininde boşluk olduğuna ilişkin davalı iddialarının somut bir bulguya dayanmadığı, hasarın hafriyat kazısı yapılması ve güvenli kazı için oluşturulan fore kazıkların deforme olmasından kaynaklandığı, gerekli tespitler yapılıp önlemler alınmadan iksa sisteminin inşaatına başlanıldığı, inşaat öncesinde sigortalının binasında herhangi bir hasar olmadığından, davalının çalışması ile meydana gelen hasar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, toplam hasar miktarının 67.135,93 € olduğu, davacı ... şirketinin meydana gelen hasarda sigorta payına düşen % 14’lük payı sigortalısına ödediğinden talebi ile bağlı kalınarak ödeme yaptığı miktarı rücuen talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 9.344,61 € rücuen tazminat alacağının 14.12.2007 ödeme tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euro cinsinden bir yıllık döviz mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, karar tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu hasarın davalı tarafın kusuru nedeniyle oluştuğu bildirilmiş ve bu gerekçeyle davanın kabulü yoluna gidilmiş ise de, davalı vekilince dosyaya sunulan ve aynı olay nedeniyle farklı mahkemelerde yargılaması devam etmekte olan veya yargılaması tamamlanıp temyiz incelemesinden geçmiş olan bir kısım dava dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında, davaya konu hasarın oluşumunda dava dışı sigortalının da kusurunun bulunduğu mütalaa edilmiştir. Bu durumda, mahkemece davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek, dava konusu hasarın oluşumunda dava dışı sigortalının da sorumlu bulunup bulunmadığı konularında, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, dosyada mevcut raporları irdeleyen ve tarafların bu raporlara yapmış oldukları itirazları da karşılayan gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak ve dava dışı sigortalının müterafık kusurunun bulunduğuna ilişkin tespitin kuvvetli bir delil teşkil edeceği nazara alınarak, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmek suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.