11. Hukuk Dairesi 2008/10656 E. , 2010/5622 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2008 tarih ve 2008/88 - 2008230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.05.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde …
**11. Hukuk Dairesi 2008/10656 E. , 2010/5622 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2008 tarih ve 2008/88 - 2008230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.05.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalıların sahibi olduğu dava dışı ... Gıda Maddeleri San.Tic. Ltd.Şti.'nin hisselerinin müvekkillerine devredildiğini, ancak payı devredilen şirketin ... markası bayii olmadığı hususu ile hiçbir malvarlığı ve kazanç getirici faaliyeti bulunmadığının sonradan anlaşıldığını ileri sürerek, devir nedeniyle keşide edilen 17.12.2004 vade tarihli senedin iade edilmesini veya iptalini, devir sözleşmesinin feshi ile karşılıklı edimlerin iadesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin paylarını davacılara devrettikleri şirketin borcu bulunmadığını, 10.11.2000 tarihinden itibaren "... Special Mağazası" olarak faaliyet gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 10.10.2007 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, TTK'nun 520. maddesine göre hisse devri konusunda oybirliği ile karar alındığı, pay devrinin noter tarafından onaylandığı, emredici nitelikteki tüm koşulların gerçekleştiği, davacıların bundan sonra cayma hakkını kullanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine, 10.400 YTL tazminatın davacılardan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesi sırasında payı devredilen dava dışı şirketin borca batık olup, malvarlığı konusunda davacının yanıltıldığı iddiasıyla, pay devir bedeli karşılığı verilen bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve hisse devir sözleşmesinin feshi istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 10.10.2007 tarihli kararında özetle, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin TTK’nun 520.maddesinde yazılı şekil şartına uygun olup olmadığı araştırıldıktan sonra, geçerli bir pay devrinin gerçekleşmesi halinde uyuşmazlığın esasına girilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaretle davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda “düzenleme şeklindeki noter pay devir sözleşmeleri” yeterli görülerek, pay devrinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında noterde düzenlenen pay devir sözleşmeleri imzalanmış ise de, bu devrin yasa ve anasözleşmede yazılı nisapla ortaklar kurulunda kabul edilip, pay defterine kaydın yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mahkemece, Dairemizin önceki bozma kararında belirtildiği şekilde pay devrinin geçerliliği için yasal zorunlulukların yerine getirilip getirilmediği araştırılarak, pay devrinin geçerli olması halinde, sözleşmenin feshi konusundaki davacı tarafın iddialarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.