Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının; idari gözetim altında tutulma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; aile bütünlüğünün bozulacak olması nedeniyle de özel ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının; idari gözetim altında tutulma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; aile bütünlüğünün bozulacak olması nedeniyle de özel ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 24/11/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca tedbir talebinin Bölüm tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük'ün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 13/12/2016 tarihinde tedbir talebinin kabulüne ve sınır dışı işleminin durdurulmasına karar verilmiştir. Başvurucu tarafından 2/3/2017 tarihinde başvurudan feragat edilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1983 doğumlu olup Cezayir vatandaşıdır. Başvurucu 24/12/2015 tarihinde yasal yollardan Türkiye'ye giriş yapmıştır. Başvurucu, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanmış; hakkında kamu davası açılmış ve yapılan yargılama neticesinde başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Ankara Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 11/5/2016 tarihlikararıyla başvurucunun kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğu gerekçesiyle idari gözetim altına alınmasına ve sınır dışı edilmesine karar verilmiştir. Başvurucu, İdare Mahkemesinde sınır dışı kararının iptali için açtığı davanın kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmadığını belirterek 24/11/2016 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 2/3/2017 tarihli (el yazısıyla kaleme aldığı) dilekçesiyle beş çocuğuyla birlikte ülkesine dönmek istediğini ve bu nedenle bireysel başvurusundan feragat ettiğini belirtmiştir. Göç İdaresi tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan 22/3/2017 tarihli yazıda sınır dışı işlemlerinin başvurucunun talebi doğrultusunda gerçekleştirileceği bildirilmiştir