Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 01.12.2019 tarihinde kazaya karıştığını, kazada sürücünün kastı veya ağır kusuru bulunmadığını, diğer araçta meydana gelen hasar nedeniyle bir kısım ödemeler yapıldığını, ödenen bedellerin müvekkilinden talep edildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin teminat karşılığında tedbiren durdurulmasını, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde ağır kusurunun bulunm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %20, babası ...'ın %30, kardeşi ...'ın %29, kardeşi ...'ın %20 ve ...'ın çocuğu ...'ın ise % 1 oranında hissesi bulunduğunu, davacı ... ile diğer hissedarlar ... ve ... 'ın kardeş, ...'ın ise babaları olduğunu, 30/09/2015 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında gündemin 5 nolu maddesi ile finansal tabloların onanmasına karar verildiğini, gündemin 6 nolu maddesi ile yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'nin ibrasına, 7 nolu gündem maddesi ile de kârın %5'inin dağıtılmasına, kalan kârın ise yedek akçe olarak ayrılmasına karar alındığını, bu kararların ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğundan iptaline karar verilmesini istediklerini, TTK'nın 424. maddesine göre bilonçoların onaylanması, yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu doğurduğundan, TTK'nın 436. maddesindeki oy yasağına dair düzenlemeye uyulmadığını, şirket ortaklarından ...'a yönetim kurulu üyesi ...'ın vasi tayin edildiğini, ...'ın hem kendi adına hem de kısıtlı adına oy kullandığını, finansal tabloların hatalı olup gerçeği yansıtmadığını, tablolarda çelişkili durumlar bulunduğunu, şirketin 01/01/2014-31/12/2014 tarihleri arasında 23.368.658,00 TL zarar ettiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmasından hemen sonraki üç aylık dönemde 40.187.791,59 TL zarar ettiğini, şirketin aktiflerinin üç ayda azaldığını, gündemin 6 nolu maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin birbirleri lehine oy kullandıklarını, ayrıca kısıtlı ...'ın vasisi aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan ...'ın yönetim kurulu üyelerinin ibrasında vasi sıfatıyla oy kullandığını, TTK'nın 436. maddesinde belirlenen oy yasağına uyulmadığını, ...'ın ibrasında geçen 2400 oyun geçersiz olması halinde ibra edilmemiş sayılacağını, gündemin 7 nolu maddesi ile 2014 yılı ile geçmiş yıllara ait kârın %5'inin ortaklara dağıtılmasına, geriye kalanın olağanüstü yedek akçeye ayrılmasına karar alındığını, yıllarca kâr dağıtılmadığını, biriken kâr toplamının sermayenin 6 katına ulaştığını, zorunlu ayrılması gereken ve sermayenin %20'sine karşılık gelen miktarın üstünde yedek akçe ayrıldığını, ana sözleşmeye göre yedek akçeler ayrıldıktan sonra bakiye kârın ortaklara dağıtılmasının zorunlu olduğunu belirterek, gündemin 5, 6 ve 7 nolu maddeleri ile alınan kararların TTK'nın 445.446.ve 436. maddeleri gereğince iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket ortaklarından ...'ın önce kısıtlandığını, sonra vefat ettiğini, davacı ...'ın 19/09/2014 tarihine kadar davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğunu, finansal tabloların oylanmasında TTK'nın 436/1. maddesinin uygulanamayacağını, zira finansal tabloların onayının şahsi iş olarak nitelendirilemeyeceğini, bu sebeple 5 nolu kararın alınmasında bütün üyelerin yönetim kurulu olsa da oy kullanabileceğini, davacının 19/09/2014 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle finansal tabloların içeriğinden bilgi sahibi olduğunu, bu şekilde dava açmasının hakkın kötüye kullanma olduğunu, 6111 sayılı Yasa'nın 11/2. maddesi kapsamında ortaklardan alacaklar hesabı düzeltildiğini, bilançoda belirlenen farkın torba yasadan kaynaklandığını, müvekkili şirketin pay sahiplerini hiçbir şekilde zarara uğratmadığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu,yönetim kurulunun ibrasına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, geçmiş yıllara ait kârın dağıtılmamasına dair kararların kesinleştiğini, bu kararların iptaline dair dava açılmadığını, ülke genelinde yaşanan olumsuzluk ve hızlı değişkenlik sebebiyle 2014 yılı kârının %5'ini aşan kısmının dağıtılmamasına dair karar alındığını, kararın kanuna ve ana sözleşmeye uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.