10. Hukuk Dairesi 2023/6653 E. , 2023/6933 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/416 E., 2023/323 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemece görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinli
**10. Hukuk Dairesi 2023/6653 E. , 2023/6933 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/416 E., 2023/323 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemece görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 20.08.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değeri nedeniyle katlanılan Kurum zararının davalıdan yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, işveren kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.02.2015 tarih ve 2013/698 Esas ve 2015/163 Karar sayılı ilamı ile, davanın kabulüne, 16677,70 TL ilk peşin sermaye değerinin tahsis onay tarihi olan 19.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemiz 27.03.2017 tarih 2015/11867 Esas ve 2017/2537 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyularak verilen 12.03.2019 tarih, 2017/201 Esas 2019/111 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, 24.142,39 TL ilk peşin sermaye değerinin 19.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında; "...davacı Kurum ve davalı işveren vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-İnceleme konusu davada; 20.08.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin tahsilinin talep edildiği, davanın kabulüne yönelik ilk kararın Dairemizin 27.03.2017 tarihli ilamı ile dosyada yeniden kusur incelemesi yaptırılması gerektiği yönüyle bozulduğu, bozmadan sonra davacı Kurum’un, 10.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini arttırdığı, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ıslahla artırılan miktar gözetilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1948 gün ve 1948-10 Esas, 1944-3 Karar sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün bulunmadığından ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı, 06.05.2016 tarihli kararında bozmadan sonra ıslah yapılması halinde davanın tamamen değiştirilmesi imkanı ortaya çıkacağı ve bunun da kargaşalara, bitmeyen davalara neden olacağı, bozma kararı sonrasında ıslah yapılamayacağı ve 04.02.1948 tarihli 1948/10 Esas, 1944/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının değiştirilmesinin gerekmediği belirtildiğinden bozma sonrasında davacı Kurum tarafından ıslahla talep arttırılmış ise de mahkemece ıslahın kabul edilerek hüküm kurulması yerinde değildir. 2-Öte yandan davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi olup gerçek zarar hesabına gerek olmadığı, ilk peşin sermaye değerinin tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerektiği halde mahkemece gerçek zarar hesabı yaptırılıp, gerçek zarar miktarına göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3-Kurumca, 02.07.2010 tarihli gönderilen peşin semaye değer tablosonun, 66.670,81 TL olduğu, ikinci olarak 26.02.2014 tarihinde sunulan peşin sermaye değer tablosunun ise, hak sahibi ... için, 34.680,00 TL, haksahibi ...için, 09.463,00 TL şeklinde olduğu görülmekle Kurum’a sorularak en son geçerli peşin sermaye değer tablosuna göre karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 16677,70 TL ilk peşin sermaye değerinin gelirin tahsis onay tarihi olan 19.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili eksik araştırma ve inceleme sonucu verile kararın bozulması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.