12. Ceza Dairesi 2023/3622 E. , 2023/3862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3278 E., 2022/2648 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı
**12. Ceza Dairesi 2023/3622 E. , 2023/3862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3278 E., 2022/2648 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.08.2018 tarihli ve 2016/369 Esas, 2018/574 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.08.2018 tarihli ve 2016/369 Esas, 2018/574 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 19.10.2018 tarihli ve 2018/2497 Esas, 2018/2509 Karar sayılı kararı ile; ''...Sanık ...'ın savunmasında; suça konu aracı kendisinin kullandığını beyan ettiği, HTS kayıtlarının da bunu doğruladığı, görüntüler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinin görüntü kalitesi dikkate alındığında dikkate alınamayacak ise de; katılan ...'ın 22/03/2016 tarihli ifadesinde kazayı görmediğini beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında kazayı yapan şahsın sanık ... olmadığı, daha genç birisi olduğu, sanık ...'ın oğlunu koruduğu yönündeki beyanları karşısında nüfus kayıtlarına göre sanık ...'ın oğlu ...'ın tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp CMK.nun 45/1-(c) ve 48/1 maddeleri hükümleri hatırlatıldıktan sonra beyanının alınması, katılan ... ile yüzleştirilmesi, varsa cep telefonunun olay tarih ve saatine ilişkin HTS kayıtlarının getirtilmesi, gerektiğinde ... hakkında kamu davasının açtırılması sağlandıktan sonra sanık ...'ın hukuki durumunun tartışılmasının gerektiği, buna göre yeni açılacak dava dosyasının Dairemizde birleştirilmesine olanak da bulunmadığından'' gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2018/670 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin dördüncü fıkrası, 62. maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesinin altıncı fıkrası gereğince 10 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karara sanık müdafii ile katılan vekilinin itirazı üzerine Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/1166 değişik iş sayılı kararı ile; ''... Sanığın olay yerinde olmadığına dair dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu, katılanın aracı kullanan kişinin sanık olmadığı yönündeki beyanı dikkate alındığında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, ...'' gerekçeleri ile karar itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına verilmiştir. 4. Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/267 Esas, 2021/746 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir. 5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 12.10.2022 tarihli ve 2021/3278 Esas, 2022/2648 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ve mağdur vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin dördüncü fıkrası, 62. maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 11 ay 20 gün cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine 53. maddesinin altıncı fıkrası gereğince 3 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına, karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.04.2023 tarihli ve 2023/15628 sayılı, temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın suçunun sabit olmadığına, katılanların asli kusurlu olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. ''...Mahkememizde oluşan hukuki ve vicdani kanaate göre sanık sürücü ...’ın Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Sebebiyet Verme suçundan TCK’nun 89/4 maddesi uyarınca teşdiden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmekte ise de, Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kesin nitelikteki kararına direnme mümkün olmadığından, Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiği üzere sanığın olay yerinde olmadığına dair dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu, katılanın aracı kullanan kişinin sanık olmadığı yönündeki beyanı dikkate alındığında şüpheden sanık yararlanır ilkesinin de dikkate alınması gerektiğinden bahisle sanığın beraatine ve suçun faili hakkında TCK’nun 89/4 maddesi uyarınca gereğinin takdir ve ifası için savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.'' 2.Katılan ... bozma öncesi alınan beyanında: "Ben hususta daha evvel ayrıntılı olarak beyanda bulunmuştum, o ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ediyorum, kayın validem ...'i dişçiye götürmüştük, milli birlik caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçmek isterken plakasını ve sürücüsünü sonradan öğrendiğim ... plaka sayılı ... kayınvalidem ... ve kucağındaki kızım ...'a çarparak yaralanmalarına sebebiyet verdi, benim her ne kadar soruşturma aşamasında kazayı görmediğim yönünde ifadem tespit edilmiş ise de ben kazayı gördüm, ... çok süratliydi, ben karşıya geçmiştim, kayınvalidem ile kızımın karşıya geçmesini bekliyordum, ... süratli bir şekilde kayınvalidem ve kızıma çarptı, benim gördüğüm kadarıyla ... sürücüsü genç bir şahıstı, şuanda sanık olan kişi değildi, daha sonra kızımı ve kayınvalidemi hastaneye götürdük. ... plakalı ... sürücüsü ...'dan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, olay nedeniyle hali hazırda kızım tedavi görmektedir, zararımız giderilmemiştir, sanık çocuğuma vurduktan sonra kaçmıştır" demiş, bozma sonrası alınan beyanında: "Ben önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim. İstinaf ilamına bir diyeceğim yoktur. Olay günü bize çarpan aracın içinde sanık yoktu daha genç birisi vardı. Biz polise haber verip, polisler yakalayıp getirdiklerinde aracın içinde bulunan şahıs telefon ile birileirni aradı benim tahminime göre bu şahıs sanığın oğlu idi, ben o şahsı görsem teşhis ederim.... " şeklinde beyanda bulunmuştur. 3.Katılan ... bozma öncesi alınan beyanında: "Ben hususta daha evvel ayrıntılı olarak beyanda bulunmuştum, o ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ediyorum, olay günü milli birlik caddesi üzerinde yaya olarak karşıya geçmek üzereyken ve torunum ... kucağımdayken bir aracın çarpması sonucu kendimi kaybettim, gözümü açtığımda hastanedeydim, olay sebebiyle ben sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" demiştir. 4.Sanık ... Yücedağ bozma öncesi alınan savunmasında: ".Ben bu hususta daha evvel ayrıntılı olarak beyanda bulunmuştum, olay günü saat: 14.00 sıralarında polis merkezinden beni aradılar polis merkezine gittim, benim 03 AP 673 plakalı aracımın kazaya karıştığını söylediler, bende 12:30 sıralarında milli birlik caddesi üzerinde seyir halinde iken aracımın yan tarafından küt diye bir ses geldiğini biraz ilerde yavaşladığımı, bir şey mi oldu diye kontrol ettiğimi fakat bir şey göremediğimi söyledim, ben aracıma bir şahsın gelip çarptığını görmedim, aracımın aynasının kırık olduğunu da fark etmemiştim. Eğer bu kazaya ben sebebiyet verdiysem ben bunun farkına varamadım, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum." demiş, bozma sonrası; '. Olay günü aracımla oradan geçtim, ancak katılanlara ben çarpmadım. Olay günü aracı ben kullanıyordum oğlum Ankara ilinde ikamet ediyor dedi.Oğlum un numarası *** *** ****'dır adresi ise Ankara Vergi Vergi denetim Kurulunda Uzman olarak görev yapar. Öncelikle beraatime karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum. Hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ediyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur. 5.Tanık ... beyanında; ''İddianame konusu olaya ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur, iddianame konusu olaydan babamın sanık olması nedeniyle ben de haberdarım, ... plakalı Doğan marka ... o dönem babam ... adına kayıtlıdır, bu aracı hep babam kullanır, ben Afyonkarahisar'da bulunduğum sürelerde söz konusu aracı ben kullanmam, benim eşime ait aile aracım vardır, o aracı kullanırım, ben Ankara ilinde Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı (... Bulvarı ... Mahallesi No:33 .../Ankara)'nda gelir uzmanı olarak çalışıyorum, olay günü Ankara ilinde görevimin başındaydım, bu durum kurumdan sorabilir, işyerimde giriş çıkışlarımız turnike sistemi ve kart okutularak yapılmaktadır, kameralar da vardır, ayrıca *** *** **** nolu telefon hattını kullanıyorum, iddianame konusu olay olduğu gün nerde olduğumun da bu şekilde tespit edilebileceğini açıktır, ben olay günü orda olmadığım için müştekilere de ben çarpmadım, neden bu şekilde beyanda bulunduklarını da bilmiyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir ''demiştir. 6.Dosya içerisinde bulunan Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin 29/03/2017 tarih, 2017/33 sayılı raporunda; Mağdur ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının bildirildiği görülmüştür. 7.Dosya içerisinde bulunan Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin 29/03/2017 tarih, 2017/31 sayılı raporunda; Katılan ...'in hayati tehlike geçirecek, (3) derece kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığının bildirildiği görülmüş, 18.07.2017 tarihli raporla ilaveten yüzde sabit iz niteliğinde yaralandığı belirtilmiştir. 8.Dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 20/04/2020 tarih, 5154 Karar sayılı raporunda; Mağdur ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının, 21/02/2020 tarihinde Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde yapılan zeka testinde kişide herhangi bir zeka geriliği tespit edilemediğinin oy birliği ile mütalaa edildiği görülmüştür. 9.Dosya içerisinde bulunan 22/03/2016 tarihli Görgü Tespit Tutanağında; Sanık ... 'ın kullandığı ... plaka sayılı bordo renkli Tofaş marka aracın Milli Birlik Polis Merkezi önünde yapılan incelemesinde; Sağ dikiz aynasının kapı kaportasına bağlı yerinden kırılmış olduğunun, aynanın yerinde olmadığının tespit edildiği görülmüştür. 10.Dosya içerisinde bulunan 27/03/2016 tarihli CD İzleme Tutanağında; Kameraya göre sol kaldırımda 2-3 şahsın olduğunun, saat 12:10:18'de siyah giyimli birinin yola birkaç adım attığının, bu sırada Anıtpark istikametinden gelen plakası okunamayan koyu renkli bir aracın kendine göre biraz sol yaparak şahsa sağ ayna tarafından çarpması ile şahsın yere düştüğünün, yanında bulunan bir bayanın yerden bir çocuğu kucağına aldığının, çarpan aracın ise yola devam ederek görüntüden çıktığının tespit edildiği görülmüştür. 11.Dosya içerisinde bulunan 22/03/2016 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında; Sürücünün olay yerini terk etmiş olması nedeniyle herhangi bir kural ihlalinin belirlenemediğinin bildirildiği görülmüştür. 12.Mahkemesince 24/03/2017 tarihinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 06/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda; Katılan ...'in asli, sanık ...'ın tali kusurlu olduklarının bildirildiği görülmüştür. 13.Dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 20/11/2017 tarih, 2017/18282-5983 sayılı raporunda; Sanık ... ve katılan ...'in eşdeğer oranda kusurlu olduklarının bildirildiği görülmüştür. [adres satırı maskelendi] 15.Dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesinin 22/05/2018 tarih, 2018/36129/834/688 sayılı raporunda; İnceleme konusu görüntü dosyalarının kayıt kalitesi ve çözünürlüğünün düşük olduğunun, kişinin güvenlik kamerasına uygun pozisyon ve yakınlıkta bulunmadığının, aydınlatmanın elverişli olmadığının, kişinin yüzüne ait karakteristik yüz hat ve yapılarını temsil eden görsel bilginin yeterli düzeyde olmadığının, pikselizasyon ve bloklaşmalar meydana geldiğinden orjinal görüntülere ait bir çok detayın kaybolmuş olduğunun, bu nedenle inceleme konusu medyalardaki analizi yapılan görüntü örneklerinden elde edilen verinin karar vermek için yetersiz olduğunun bildirildiği görülmüştür. 16.Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 12/02/2022 tarih, 903-5338 sayılı yazılarında tanık ...'ın kazanın meydana geldiği 22/03/2016 tarihinde izinli olmadığının bildirildiği görülmüştür. 17.Dosya içerisinde bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 10/04/2019 tarih, 2019/252503 sayılı yazıları ekinde gönderilen evraka göre tanık ...'a ait *** *** **** numaralı cep telefonu hattının kazanın meydana geldiği 22/03/2016 tarihinde gün boyunca Ankara ilinden sinyal aldığı görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ''...Sanık ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... ile Milli Birlik Caddesi üzerinde seyir halindeyken kucağındaki torunu mağdur ... ile karşıya geçmeye çalışan katılan ...'e çarparak olay yerini terk ettiği, Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin 29/03/2017 tarih, 2017/33 sayılı raporuna göre; Mağdur ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin 29/03/2017 tarih, 2017/31 sayılı raporuna göre; Katılan ...'in hayati tehlike geçirecek, (3) derece kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandıkları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 20/04/2020 tarih, 5154 Karar sayılı raporunda; Mağdur ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının, 21/02/2020 tarihinde Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde yapılan zeka testinde kişide herhangi bir zeka geriliği tespit edilemediğinin oy birliği ile mütalaa edildiği, sanık ... 'a ait ... plaka sayılı bordo renkli Tofaş marka aracın sağ dikiz aynasının kapı kaportasına bağlı yerinden kırılmış olduğunun tespit edilmesi karşısında suça konu kaza karıştığının sabit olduğu, 06/04/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre; Katılan ...'in asli, sanık ... 'ın tali kusurlu olduklarının bildirildiği, Adli Tıp Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 20/11/2017 tarih, 2017/18282-5983 sayılı raporuna göre; Sanık ... ve katılan ...'in eşdeğer oranda kusurlu olduklarının bildirildiği olayda; Dairemizin 19/10/2018 tarih, 2018/2497 Esas, 2018/2509 Karar sayılı ilamına, Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesinin 22/05/2018 tarih, 2018/36129/834/688 sayılı raporunun içeriğine, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 12/02/2022 tarih, 903-5338 sayılı yazılarına, tanık ...'a ait *** *** **** numaralı cep telefonu hattının kazanın meydana geldiği 22/03/2016 tarihinde gün boyunca Ankara ilinden sinyal almasına, Dairemizce izlenen görüntülerin hiç bir şekilde görüntülerdeki ... sürücüsünün fiziksel durumu hakkında değerlendirme yapılmasına olanak vermeyecek derecede bulanık, kalitesiz ve bozuk olmasına, sanık ... 'ın olay tarihinde kaza olduğu sıralarda kaza yerine yakın olan "... Mahallesi, ... Caddesi, Afyon TT. Afyonkarahisar" baz istasyonu üzerinden eşi ...'ın kullandığı *** *** **** cep telefonu hattını arayarak görüşme yaptığının tespit edildiği 20/10/2017 tarihli bilirkişi raporuna, sanık ... 'ın 06/10/2016 tarihli "..saat 12:30 sıralarında Milli Birlik caddesi üzerinde seyir halindeyken aracımın yan tarafından küt diye bir ses geldiğini biraz ilerde yavaşladığımı, bir şey mi oldu diye kontrol ettiğimi fakat bir şey göremediğimi söyledim, ben aracıma bir şahsın gelip çarptığını görmedim, aracımın aynasının kırık olduğunu da fark etmemiştim. Eğer bu kazaya ben sebebiyet verdiysem ben bunun farkına varamadım,." şeklindeki savunmasının içeriğine rağmen; Yerel mahkemece yetersiz ve itibar edilmemesi gereken 13/02/2018 tarihli ek bilirkişi raporuna, katılan ...'in 24/03/2016 tarihinde verdiği ifadesinde "..sonraki olanları hatırlamıyorum, kendime geldiğimde hastanedeydim..", katılan ...'ın 22/03/2016 tarihinde verdiği ifadesinde "..ben kazayı görmedim" şeklindeki beyanlarına rağmen aksi yöndeki sonraki beyanlarına itibar edilerek, suça konu kazayı yaptığından şüphe bulunmayan sanık ... 'ın mahkumiyeti yerine dosya kapsamındaki delillerle çelişen "şüpheden sanığın yararlanacağı" şeklindeki gerekçe ile beraat kararı verilerek suç duyurusunda bulunulması kanuna aykırı bulunduğundan'...'' gerekçeleri ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin oluşa ilişkin kabulünde, uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin 12.10.2022 tarihli ve 2021/3278 Esas, 2022/2648 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.