9. Hukuk Dairesi 2013/6660 E. , 2013/28016 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, sendikal tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, 25.10.1993 tarihinden itibaren davalı iş…
**9. Hukuk Dairesi 2013/6660 E. , 2013/28016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, sendikal tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, 25.10.1993 tarihinden itibaren davalı işyerinde Petrol İş Sendikası üyesi olarak çalıştığını, davalı işverenliğin işyerinde çalışan işçilerin tamamını sendika üyelikleri nedeniyle istifaya zorladığını, dava tarihi itibari ile istifa etmeyen toplam üç işçinin kaldığını, davacının istifa etmemesi üzerine davalı işverenliğin ücret ayrımcılığı yapmaya başladığını, herkese verilmiş olan ücret zammının sendika üyeliği nedeni ile 2008 yılından itibaren uygulandığını iddia etmiş sendikal tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı işveren, davacıya 2009 yılında zam yapıldığını, sendika üyesi olduğu için 2008 yılından bu yana kendisine zam yapılmadığı iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, işyerinde çalışan 103 işçinin 2008-2010 yıllarında sendikadan istifa ettiği, istifalar sonrasında ücret artışları yapıldığı davacıya 2008 yılı 2. yarısından sonra zam yapılmadığı gerekçesiyle sendikal tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücretine en son 2009 yılı Ocak ayında zam yapıldığı tespit olunmuştur. Aynı raporda, davacının çalıştığı satış ve pazarlama bölümünde en son 2009 yılı Ocak ayında ücret artışına gidildiği, davacı işçiye emsalleri ile farklı bir uygulamanın yapılmadığı belirtilmiştir. Bu durumda davacı işçiye 2008 yılı 2. yarısından itibaren ücret artışı yapılmadığı yönündeki gerekçe dosya içeriği ile bağdaşmamaktadır. Öte yandan davacı işçinin çalıştığı satış ve pazarlama ünitesinde 2009 yılı Ocak ayı sonrasında ücret artışı yapılmadığı da sabittir. Aynı ünitede çalışan ve sendika üyesi olmayan veya sendika üyesi olduğu halde üyelikten istifa eden işçilerle davacı işçi arasında ücret artışları yönünden farklı bir uygulamaya gidilmemiştir. Bakım onarım müdürlüğü ve muhasebe birimlerinde çalışan bazı işçilere 2009 ve 2010 yıllarında ücret artışları yapılmış olması doğrudan sendikal nedeni göstermemektedir. Davacı işçi sendikadan istifa etmediği için ücret artışı yapılmadığı iddialarına dayalı olarak bu davayı çalıştığı sırada 01.03.2010 tarihinde açmış, daha sonra işverence iş sözleşmesi 21.04.2010 tarihinde feshedilmiştir. Davacının yasal süresi içinde açmış olduğu feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında da sendikal nedenle fesih iddiaları ileri sürülmüştür. Mahkemece sendikal nedenin varlığı kabul edilerek işe başlatmama tazminatı 1 yıllık ücret tutarında belirlenmiştir. Davalı işverenin temyizi üzerine Yargıtay’ca verilen kararda, sendikal nedenin bulunmadığı sonucuna varılarak işe başlatmama tazminatı miktarı yönünden hükmün bozulmasına karar verilerek tazminat miktarı 6 aylık ücret tutarında belirlenmiştir. Sendikal nedenle fesih iddiası ile sendikal nedenle ayrımcılık yapıldığı iddiası iki ayrı davaya konu edilmiş olmakla her iki dava yönünden sendikal nedenin olup olmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirse de her iki davanın birbirine yakın tarihlerde ve aynı maddi olgulara dayalı olarak açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı işçi feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında, sendika üyeliğinden istifa etmediği için ücret artışı yapılmadığını ve en son aynı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürmüştür. Yargıtay tarafından verilen kararda, sendika üyeliğinden çekilmediği için iş sözleşmesinin feshedildiği iddiaları yerinde görülmemiştir. Yapılan bu tespit, fesih öncesinde sendikal nedenle ayrımcılık yapıldığı iddiaları bakımından da kuvvetli bir delil niteliğindedir. Davacı işçinin çalıştığı birimde emsal işçilerle farklı bir uygulamaya tabi tutulduğu da kanıtlanamadığından, sendikal tazminatın kabulü yerinde değildir. Mahkemece sözü edilen isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.