Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/184 E. , 2024/5305 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/184 Karar No : 2024/5305 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnş. Müh. Turizm Gıda Reklam San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava …
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/184 E. , 2024/5305 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/184 Karar No : 2024/5305 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnş. Müh. Turizm Gıda Reklam San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Müteahhit olan davacı şirket tarafından, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında inşa edilen muhtelif bağımsız bölümlerin satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından üzerinde riskli yapı şerhi bulunan taşınmazların dönüşüm uygulamalarının gerçekleştirilerek yeni yapılar inşa edildiği ve bağımsız bölümlerden bir kısmının üçüncü kişilere "ilk satışının" yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu satış işlemleri 6306 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan hali gereğince harçtan muaf tutulmuş olup davacıdan tapu harcı tahsil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, ödenen tapu harcının tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hatalarının kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin,anılan Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıkları olduğu; olayda ise, riskli alan ilan edilen yerde inşa edilen taşınmazların müteahhit tarafından üçüncü kişilere satışının tapu harcından istisna olup olmadığı hususunun, ancak 6306 sayılı Kanun'un 7/9. maddesinin olay tarihindeki hükmünün yorumlanmasıyla çözümlenebilecek olup, uyuşmazlığın mahiyetinin 213 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki tekniklerin kullanılmasına bağlı bulunduğu; bu nedenle, davacı tarafından ileri sürülen iddialar, 213 sayılı Kanun'un 117 ve 118. maddesinde yazılı hesap ve vergilendirme hataları sayılabilecek nitelikte olmadığından, davacının ödemiş olduğu tapu harçlarının iadesi istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddi yolunda davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6306 sayılı Kanunun 7/9.maddesi uyarınca davacının tapu harcından muaf olduğu,olayda mevzuda hata bulunduğu, konuya ilişkin emsal yargı kararları olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 6306 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan halinde yer verilen düzenleme uyarınca, Kanun kapsamında yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan istisna olması nedeniyle, söz konusu işlemlerden vergi alınması durumu mevzuda hata kapsamında değerlendirileceğinden ve dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcının da istisna kapsamında olması itibarıyla olayda vergi hatası bulunduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Müteahhit olan davacı şirket tarafından, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında inşa edilen muhtelif bağımsız bölümün satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren tecil faiziyle iadesi istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 57. maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanun'a bağlı (4) sayılı Tarife'de yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı, (4) sayılı Tarife'nin 20 (a) fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında, gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere, emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 16/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir. Kanun'un 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı ifade edilmiştir. Diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergi hatasının, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden, haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu belirtilmiş, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118/3. maddesinde, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının, mevzuda hata olduğu düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının tapu harcına tabi olduğu, ancak 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan istisna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının ise mevzuda hata olduğu ve dava konusu taşınmazların satışına ilişkin ödenen tapu harcının istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde olayda vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Olayda; dava konusu tapu harcının, riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşası sonrasında oluşan bağımsız bölümlerin ilk satışına ilişkin olduğu, kentsel dönüşüm uygulamasının, 6306 sayılı Kanun'un amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu, uygulama sonrasında inşa edilen konutların üçüncü kişilere ilk satış işlemlerinin de bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, anılan Kanun'un 7. maddesinin 9. fıkrası uyarınca vergi ve harçtan istisna olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu bağımsız bölümlerin satışına ilişkin ödenen tapu harcı istisna kapsamında olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden, davanın kabulüne yönelik Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, 213 sayılı Kanun'un 117 ve 118. maddesinde yazılı hesap ve vergilendirme hataları sayılabilecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle kabul ederek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.