11. Hukuk Dairesi 2009/4217 E. , 2010/10158 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/132 - 2008/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2009/4217 E. , 2010/10158 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/132 - 2008/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının kuracakları limited şirkette kullanılmak üzere sermaye borcuna mahsuben açılan müşterek hesaba müvekkilinin 23.950 YTL para yatırdığını, ancak davalının hesaptan çektiği bu parayı şirket için kullanmadığı gibi, müvekkilinin sermaye borcu olarak şirket kayıtlarına da geçirmediğini, bu paranın davalının zimmetinde kaldığını, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın şirket müdürü olan davalıya karşı değil, tarafların ortak oldukları şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, tarafların kuracakları limited şirket için harcanmak üzere davalı hesabına yatırılan paranın şirkete harcanmadığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda, taraflar arasında, davacı ile davalının içinde bulunduğu 3 kişi tarafından dava dışı ... Gaz Armatür ve Ekipmanları Limited Şirketi’nin kurulması konusunda sözleşme yapıldığı ve bu şirkete konulacak sermaye borcu ile şirketin kuruluş masrafları için davalının hesabına davacı ve diğer ortak tarafından para yatırıldığı hususlarında ihtilaf yoktur. İhtilaf, davalının hesabına yatırılan paranın şirket için harcanıp harcanmadığı veya bu paranın şirket hesaplarına girip girmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davanın şirkete karşı açılması gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacının iddiası, davalı hesabına yatırılan paranın şirket kayıtlarına girmediği yönünde olmasına göre, bu iddia karşısında davalının yatırılan paranın şirket için harcandığını veya şirket kasasına girdiğini ispat etmesi gerekir. Aksi halde davalının anılan para nedeniyle nedensiz zenginleşmesi sözkonusudur. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yazılı açıklama doğrultusunda TTK’nın 512. maddesi de gözönüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.