11. Hukuk Dairesi 2023/4047 E. , 2024/7296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2206 E., 2023/646 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/66 E., 2021/365 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri
**11. Hukuk Dairesi 2023/4047 E. , 2024/7296 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2206 E., 2023/646 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/66 E., 2021/365 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.10.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Merve Ceyhan Boz dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; demuraj alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiği, yetkili icra dairesinde takip yapılmasının dava şartı olduğu, HMK'nın 6 ve 10 uncu maddeleri gereğince İcra Dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının yabancı menşeli bir şirket olduğu, taşıma yurtdışından Türkiye'ye yapıldığına göre, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, bu durumda 5718 sayılı MÖHUK'un 29 uncu maddesine göre, eşya taşıma sözleşmesinden doğan ilişkiler açısından sözleşmenin kuruluşu sırasında taşıyıcının esas işyerinin bulunduğu ülke aynı zamanda yüklemenin veya boşaltmanın yapıldığı ülke veya gönderenin esas işyerinin bulunduğu ülke davacı şirketin esas faaliyet yeri olmadığına ve MÖHUK'un 24. maddesine göre tarafların seçtiği bir hukuk olmadığı anlaşıldığına göre olayda Türk Hukuku ve yetki kurallarının uygulanması gerektiği, davacı-alacaklı vekili tarafından takip talebinde müvekkili şirketin Alemdağ Vergi Dairesi numarasının bildirildiği, vergi hukuku anlamında mükellefiyet için kaydolunan yerin de şirketin faaliyet adresi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, vergi hukukunun bir gereği olarak gösterilen adresin ancak vergisel ilişkilerde geçerli olabileceği, davacı şirketin vergi hukuku anlamında dar mükellefiyeti için belirttiği adresin Türkiye'deki bir şubesi hükmünde kabul edilemeyeceği, zira, TTK m. 40/4'e göre merkezleri Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye'deki şubelerinin, kendi ülkelerinin kanunlarının ticaret unvanına ilişkin hükümleri saklı kalmak şartıyla yerli ticari işletmeler gibi tescil olunacağı ve bu şubeler için Türkiye'de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanacağı, davacı tarafın dar vergi mükellefiyeti açısından bildirdiği adresin, TTK m.40/4'teki gerekleri taşımadığı, İİK'nın 50. maddesinin atfıyla uygulanması gereken HMK'nın yetki kuralları karşısında, icra takibi sözleşmenin ifa yeri olan (tahliye limanı) Mersin'de veya davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairelerinde yapılabileceği, davalının icra dairesinin yetkisine itirazanın haklı bulunduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, demuraj alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık icra dairesinin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.