11. Hukuk Dairesi 2012/5244 E. , 2013/4719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2011 tarih ve 2010/120-2011/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belg
**11. Hukuk Dairesi 2012/5244 E. , 2013/4719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2011 tarih ve 2010/120-2011/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın kullanmış olduğu konut kredisi kapsamında davalı şirket nezdinde hayat sigortası poliçesi yapıldığını, murisin kredi taksitleri bitmeden vefat ettiğini, davalı sigorta şirketinin kredi kullanılan bankaya hayat sigorta poliçesi kapsamında tüm kredi borcunu ödemesi gerekirken sadece 1 yıllık risk tutarı olarak belirlediği tutar olan 8.513,40 TL ödeme yaptığını, bakiye kredi riskinin ödenmesinden imtina edildiğini, kalan kredi borcunun müvekkillerinden talep edilmesi karşısında müvekkillerinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek şimdilik ....000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davasını ıslah ederek, davalının, dönülemez lehtar ...A.Ş.'ye hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan 46.091,64 TL'nin ve banka kredi sözleşmesi gereğince işlemiş ve işleyecek faizler ile ferileri ile birlikte ödemesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, hayat sigorta poliçesi kapsamında ...A.Ş. ... Şubesinin dönülemez lehtar ve dain-i mürtehin olarak tayin edildiğini, davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, murisin vefatı üzerine poliçenin vefat tarihindeki teminat tutarı olan 8.513,40 TL nin kredi borcuna mahsuben lehtar bankaya ödendiğini, kredi süresinin ... yıl olmasına rağmen poliçe süresinin 1 yıl olması nedeni ile tazminat tutarının düşük olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hayat sigorta poliçesinin azalan teminatlı hayat sigortası şeklinde düzenlendiği, teminat tutarının rizikodan önceki son vadede mevcut olması gereken ana para borcu tutarına eşit olduğu, sigortanın 1 yıl veya kredi süresinin tamamını kapsar biçimde yapılıp yapılmamasında inisiyatifin tamamen davalı sigorta şirketine ve dava dışı bankaya ait olduğu, kredi sözleşmesinin .... maddesi hükmüne istinaden hayat sigortası yapılmasının zorunlu olduğu, buna göre sigortanın 1 sene müddetle yapılmasında davacının hiçbir kusurunun bulunmadığı, rizikonun meydana geldiği tarihte ana para bakiyesinin 46.091,64 TL olduğu, sigorta bedelini talep etme hakkı lehtar olan dava dışı bankaya ait ise de, davacıların lehtarın hakkının varlığını tespit davası yolu ile tespit ettirme yetkisinin mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, konut kredisi kullanılması sebebiyle düzenlenmiş bulunan hayat sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemi ile açılmış ise de, davacı tarafça yargılama aşamasında ıslah talebinde bulunularak davalı sigorta şirketinin bankaya ödediği miktardan bakiye kredi borcunun kendilerinden istenmesi nedeniyle, sigorta poliçesi kapsamında dönülemez lehtar olarak tayin edilen bankaya, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat ve ferilerini davalının ödemesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi istenilmiştir. Ancak, dava ıslah edilmiş şekli ile olumlu tespit davasına dönüştürülmüş ise de, dava, davanın taraflarına hasren görülecek olup, davacı ile aralarında bakiye borcu kimin ödeyeceği konusunda muaraza çıkan bankaya karşı açılacak bir menfi tespit davasına konu olabilecek uyuşmazlıkla ilgili olarak davada taraf olmayan banka hakkında da sonuç doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Buna göre, somut uyuşmazlıkta davada taraf olmayan bankaya yönelik tespit hükmü kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.