T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2559 KARAR NO : 2025/3297 KARAR TARİHİ: 12/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2025 NUMARASI : 2025/506 2025/535 DAVANIN KONUSU : Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi Taraflar arasında görülen dava sırasında asli müdahil ... ... Taşımacılık San.ve Tic.A.Ş. vekili taraf…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2559 KARAR NO : 2025/3297 KARAR TARİHİ: 12/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2025 NUMARASI : 2025/506 2025/535 DAVANIN KONUSU : Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi Taraflar arasında görülen dava sırasında asli müdahil ... ... Taşımacılık San.ve Tic.A.Ş. vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi asli müdahil ... ... Taşımacılık San.ve Tic.A.Ş. vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Taraflar arasında görülen dava sırasında;asli müdahil ... ... Taşımacılık San.ve Tic.A.Ş. vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle;asli müdahil ... ... Taşımacılık San.ve Tic.A.Ş. vekili İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı ve Üye Hakimlerini red etmiştir. Reddi Hakim talep vekili dilekçesi ile "davanın konusunun davalı kurumun dava konusu yüzer havuzun müvekkili adına olan tescil kaydının iptal edilerek davacı adına tesciline yönelik davacı tarafından yapılan talebin reddine dair 31.08.2012 tarih ve 5743 sayılı kararın iptali olduğunu, davaya asli müdahil olarak katılma taleplerinin Mahkeme tarafından kabul edildiğini, ıslah dilekçesi ile davanın sadece "Gemi Sicil Müdürlüğü işleminin iptali" işlemine hasredildiğini ve talebin daraltılarak dava konusu yüzer havuzun davacı adına tescili talebinden vazgeçildiğini, ıslah üzerine müvekkilinin asli müdahillik sıfatının sona erdiğine karar verilerek dosyadaki tarafın sıfatının kaldırıldığını, havuzun mülkiyetinin tespitinin dava konusu olmamasına rağmen müvekkili firmanın havuzun maliki olmadığına kanaat getirilerek bu gerekçe ile müvekkili adına tescil kaydının terkinine karar verildiğini, müvekkili firmayı anlaşılmaz bir şekilde davanın dışına itildiğini, bu yöndeki taleplerinin ve davalarının görmezden gelerek mülkiyete ilişkin bir talep olmamasına rağmen ısrarla havuzun mülkiyetinin müvekkili firmaya ait olmadığı yönünde tespitlerde bulunularak bu gerekçe ile müvekkili adına olan tescil kaydının iptal edildiğini, kararı temyiz etmeleri üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ilamı bozulduğunu, bozma ilamına Mahkemece uyulduğunu, yüzer havuzun 26 yıldan fazla bir süredir müvekkilinin elinde olduğu ve mülkiyet karinesinin müvekkili firma lehine olduğunu, mahkeme heyetinin davacı tarafından ileri sürülmesi halinde iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olan hususları adeta davacının yerine geçerek ara kararı ile aşmaya çalıştığını, davacı tarafta olmasına rağmen ispat külfetinin taraflarına yüklemeye çalıştığını, mahkeme heyetinin açıkça taraf gibi davrandığını, ara kararlar oluşturarak davacı lehine bir sonuç çıkarma çabası içerisinde göründüğünü, mahkeme heyetinin daha önce verdiği kararda mülkiyet hususundaki kanaatini beyan ettiğini, bu durumun hukuktaki adının ihsası rey olduğunu, heyetin verdiği kararın bozulmuş olmasına rağmen mevcut eylemlerinden bu kanaatini devam ettirdiğinin açıkça ortada olduğunu, mahkeme heyetinin davacı tarafından açılan davanın gemi sicil memurluğu kararına itiraz davası olduğunu, yüzer havuzun mülkiyetinin uyuşmazlığın söz konusu olmadığını, dilekçesinde açıkladığı nedenler ile HMK.36 ve devamı maddeleri gereğince İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi Başkan ve üyelerini redettiklerini beyan ederek, taleplerinin dikkate alınarak heyetin davadan çekilme kararı vermesini, aksi halde taleplerinin HMK.36 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesini talep etmiştir.Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden asli müdahil ... .... A.Ş tarafından mahkemece asli müdahale kararının kaldırıldığı, bu yönde açılan davaya rağmen taraf olarak eklenmediği, yasa yollarına başvurma imkanlarının ortadan kaldırıldığı, mahkemece taleplerin görmezden gelindiği, uyuşmazlık konusu olmayan hususların irdelendiği, usule aykırı olarak uygun şekilde oluşturulmayan heyetten rapor alındığı, karşı tarafın iddia etmediği hususların araştırıldığı, ispat külfetinin yanlış taraf yüklendiği, bozma kararına aykırı hareket edildiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.İlk derece mahkemesince HMK'nın 42/4 maddesi gereğince reddeden aleyhine para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, İSTANBUL 18.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/506 D.İş, 2025/535 karar sayılı kararının KALDIRLMASINA,2-Asli müdahil ... ... Taşımacılık San.ve Tic.A.Ş reddi hakim talebinin reddine,3-HMK’nın 42/4 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından davalı hakkında disiplin para cezası tayinine yer olmadığına,4-Asli müdahil ... ... Taşımacılık San.ve Tic.A.Ş tarafından yapılan istinaf giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 12/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere