4. Hukuk Dairesi 2022/15514 E. , 2023/11163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1355 E., 2022/1932 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E., 2022/131 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,
**4. Hukuk Dairesi 2022/15514 E. , 2023/11163 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1355 E., 2022/1932 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E., 2022/131 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 31.08.2013 tarihinde davacıların desteği ...’ın sürücüsü olduğu dava dışı Lüks Karaman Yıldır Ltd. Şti.'nin işleteni ve maliki olduğu araç ile seyir halinde iken tek taraflı trafik kazası yaptığını, kazada desteğin vefat ettiğini, dava dışı şirketin yolcu taşımacılığı yaptığını, desteğin anılan şirketin sigortalı çalışan şoförü olduğunu, desteğin Karaman ilinden Antalya iline yolcu almaya gittiğini, daha sonra aynı gün Antalya’dan Karaman’a geri döndüğü sırada Akseki istikametinden Bozkır yönüne seyir halinde iken kazanın meydana geldiğini, davaya konu aracın kaza tarihinde Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasının bulunmadığını, bu nedenle davacıların davalı ... Hesabına başvurarak Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası tazminatının ödenmesini talep ettiklerini, davalının 09.10.2013 tarihli yazısı ile davacıların talebini reddettiğini, bunun üzerine davacıların davalı ... aleyhine 22.10.2015 tarihinde Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi’nde poliçe bedeline göre kısmi dava açtığını, Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/231 E., 2017/103 K. sayılı 17.03.2017 tarihli ilamı ile; davanın kabulüne, 12.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak, davacılara verilmesine karar verildiğini, davalının bu karara karşı istinaf yoluna başvurduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2019/355 E., 2020/1191 K. sayılı 30.09.2020 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçesinde ölüm nedeniyle poliçe teminat limitinin 175.000,00 TL olduğunu, ilk dava ile hükmedilen miktar olan 12.000,00 TL’nin teminat limitinden mahsubu ile 163.000,00 TL bakiye alacak kaldığını, davacıların bu nedenle 13.10.2020 tarihinde Karaman İcra Müdürlüğü’nün 2020/5675 Esas sayılı dosyası kapsamında davalı aleyhine 163.000,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip yaptığını, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davacıların bu nedenle eldeki davayı açtığını belirterek davalının Karaman İcra Müdürlüğü’nün 2020/5675 Esas sayılı icra dosyasındaki takibe yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen anapara ve faiz dahil olmak üzere avans faiziyle ödemesine ve davalının takip konusu likit alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, takibe konu Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/231 E., 2017/103 K. sayılı kararının kesinleşmediğini, derdestlik ve kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, dava konusu aracın kamyonet olup yolcu taşımacılığında kullanılamayacağını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, icra takibinin kötü niyetli olduğunu belirterek davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddi ile davacıların kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/231 Esas-2017/103 Karar sayılı dosya evrakının incelenmesinde, 22.10.2015 tarihinde davacılar ..., ... vekili tarafından davalı ... aleyhine açılan trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davasında verilen 17.03.2017 tarihli karar ile "davacıların davasının kabulüne, 12.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, bu miktara 09.10.2013 tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine " karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2020 tarihli 2019/355 Esas - 2020/1191 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi üzerine kararın 30.09.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava dışı işleten şirketçe Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilen yazı, trafik kaza tespit tutanağı ve diğer tüm delillere göre, aracın kamyonet/panelvan olarak Karaman'dan Antalya'ya yolcu taşıma işinde kullanıldığı, kazanın bu taşıma sırasında 31.08.2013 tarihinde meydana geldiği, taşımanın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamı içinde olduğu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b ve ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesine göre kazayı yapan araç için yaptırılması zorunlu sigortanın yaptırılmamış dava konusu kazaya ilişkin olarak davalının tazminattan sorumlu olduğu, davacılar tarafından davalı aleyhine tazminat istemine ilişkin olarak açılan Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/231 Esas - 2017/103 Karar sayılı dosyasında hükmedilen 12.000,00 TL tazminat miktarının kesinleştiği, Karaman İcra Müdürlüğünün 2020/5675 Esas sayılı icra takibi ile de ilamda kesinleşen 12.000,00 TL tazminat miktarının, karayolu yolcu taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bedeli 175.000,00 TL'den mahsubu ile bakiye 163.000,00 TL bedelin vefat eden ...'ın mirasçıları olan davacılar adına davalıdan tahsili istemiyle girişilen icra takibine yönelik davalı borçlu Güvence Hesabının itirazının kesinleşen hüküm olması sebebiyle yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin aynen devamına, alacak likit ve belirgin olduğu..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının Karaman İcra Müdürlüğü'nün 2020/5675 Esas sayılı takipteki itirazının iptali ile takibin aynen devamına, davalının takip çıkışı miktarı olan 306.977,02 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının usulüne uygun bir başvurusu olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tahkikat aşamasında araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik bilgiler doğrultusunda karar verildiğini, dava konusu aracın kamyonet olduğunu, yolcu taşımacılığında kullanılamayacağını, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bakımından Hazine Müsteşarlığı'nın 28.06.2010 tarihli 2010/8 sayılı Genelgesi gereğince davalı ...'nın herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, bu genelgeye göre dava konusu taşımacılık kapsamında zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırma mecburiyetinin bulunabilmesi için; taşımanın il sınırları içinde yapılmaması, 100 km'nin üzerinde şehirlerarası veya uluslararası taşıma olması, davaya konu aracın 2010/8 nolu Genelgede açıklanan yetki belgelerinden herhangi birine haiz bulunmasının şart olduğunu, söz konusu taşımada ise bu şartların bulunmadığını, davacıların taşımanın 100 km'nin üstünde şehirlerarası ticari taşıma olduğunu güzergah izin belgesi ile ve Hazine Müsteşarlığı'nın 2010/8 sayılı Genelgesinde açıklanan yetki belgelerinden herhangi birine haiz olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacıların bu iddialarını ispatlayamadığını, davaya konu aracın ticari olmadığını, davacıların desteğinin tek başına araç kullanırken kendi kusuru ile ölümüne neden olduğunu, dava dilekçesinde aracın servis olarak kullanıldığı belirtildiğinden ticari taşımadan söz edilemeyeceğini, davacıların talebinin zamanaşımına uğradığını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava, trafik kazası nedeniyle Zorunlu Ferdi Kaza Koltuk Sigortası kapsamında davalıya yöneltilen maddi tazminat talebine ilişkindir. 1-Zamanaşımı itirazında;...somut olay değerlendirildiğinde; trafik kazası 31.08.2013 tarihinde meydana gelmiş olup eldeki dava ise 05.03.2021 tarihlidir. Olayda davacıların murisi ölmüştür. Davacıların murisinin kaza nedeniyle vefatı nedeniyle, Türk Ceza Kanunu çerçevesinde cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunması (taksirle ölüm), eylemle ilgili ceza davasının anılan hükümde öngörülen cezanın türü ve süresi itibariyle 15 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, bu itibarla davanın uzamış ceza zamanaşımı süresinde açılmış bulunmasına göre, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup, zamanaşımı itirazı yersizdir. 2- Davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı istinafı; ...6407 sayılı Kanun'la değişik 2918 sayılı KTK'nın 97 nci maddesinde zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalıya meydana gelen trafik kazasın nedeniyle davacının, dava tarihinden önce belgeler ile birlikte önceki kısmi davadan önce yaptığı başvuruya davalı sigortaca talebin karşılanmayacağına dair 09.10.2013 cevabi yazısı ile başvurunun gerçekleştiğinin anlaşıldığı; davacının dava açmadan önce yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşıldığı, bu halde yasada belirtilen başvuruya ilişkin ön koşulun yerine getirildiğinden, davalı vekilinin itirazı yerinde değildir. 3-Davanın esasına ve icra inkar tazminatına ilişkin; ...Somut olayda tüm delillere göre, aracın kamyonet/panelvan olarak Karaman'dan Antalya'ya yolcu taşıma işinde kullanıldığı, kazanın bu taşıma sırasında 31.08.2013 tarihinde meydana geldiği, taşımanın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamı içinde olduğu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b ve ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesine göre kazayı yapan araç için yaptırılması zorunlu sigortanın yaptırılmamış dava konusu kazaya ilişkin olarak davalının tazminattan sorumlu olduğu, davacılar tarafından davalı aleyhine tazminat istemine ilişkin olarak açılan Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/231 Esas - 2017/103 Karar sayılı "kısmi davada" hükmedilen 12.000,00 TL tazminat miktarının istinaf incelemesinden de geçerek kesinleştiği, Karaman İcra Müdürlüğünün 2020/5675 Esas sayılı icra takibi ile de ilamda kesinleşen 12.000,00 TL tazminat miktarının, karayolu yolcu taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bedeli 175.000,00 TL'den mahsubu ile bakiye 163.000,00 TL bedelin vefat eden ...'ın mirasçıları olan davacılar adına davalıdan tahsili istemiyle girişilen icra takibine yönelik davalı borçlu Güvence Hesabının itirazının, itiraz konusu olan hususlardaki itirazlarının kendisinin de taraf bulunduğu istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşen ve bu itibarla "davalı için kesin delil teşkil eden" Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/231 Esas - 2017/103 Karar sayılı davasında ele alınan hususlar olup tekrar incelenmesinin mümkün bulunmamasına; davaya konu kazanın tarihi ve taşımanın mahiyeti gereği, davacıların kaza tarihine göre üçüncü kişi sayıldığı kazada murisleri müteveffa sürücünün içinde bulunduğu aracın zorunlu koltuk sigortası yaptırma zorunluluğu olan araç olduğunun ve araç sigortasız olduğu için de davalının zarardan sorumlu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmemesine; davalının sorumlu olduğu zorunlu koltuk sigorta bedelinin maktu olması ve sigortanın meblağ sigortası olması nedeniyle, alacağın likit olduğunun kabulünde usul ve Yasa'ya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tahkikat aşamasında araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik bilgiler doğrultusunda karar verildiğini, dava konusu aracın kamyonet olduğunu, yolcu taşımacılığında kullanılamayacağını, Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bakımından Hazine Müsteşarlığı'nın 28.06.2010 tarihli 2010/8 sayılı Genelgesi gereğince davalı ...'nın herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, bu Genelgeye göre dava konusu taşımacılık kapsamında zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırma mecburiyetinin bulunabilmesi için; taşımanın il sınırları içinde yapılmaması, 100 km'nin üzerinde şehirlerarası veya uluslararası taşıma olması, davaya konu aracın 2010/8 nolu genelgede açıklanan yetki belgelerinden herhangi birine haiz bulunmasının şart olduğunu, söz konusu taşımada ise bu şartların bulunmadığını, davacıların taşımanın 100 km'nin üstünde şehirlerarası ticari taşıma olduğunu güzergah izin belgesi ile ve Hazine Müsteşarlığı'nın 2010/8 sayılı Genelgesinde açıklanan yetki belgelerinden herhangi birine haiz olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacıların bu iddialarını ispatlayamadığını, davaya konu aracın ticari olmadığını, davacıların desteğinin tek başına araç kullanırken kendi kusuru ile ölümüne neden olduğunu, dava dilekçesinde aracın servis olarak kullanıldığı belirtildiğinden ticari taşımadan söz edilemeyeceğini, davacıların talebinin zamanaşımına uğradığını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların bakiye ölüm tazminatına ilişkin başlattıkları ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları, Hazine Müsteşarlığı'nın 28.06.2010 tarihli 2010/8 sayılı Genelgesi, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 24 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, davaya konu aracın maliki ve işleteni dava dışı Lüks Karaman Yıldır Ltd. Şirketinin Karaman ilinde yolcu taşımacılığı yaptığı, davaya konu kazaya ilişkin ceza dosyasındaki evraklardan ve desteğin sürücü olarak çalıştığı dava dışı Lüks Karaman Yıldır Ltd. Şirketinin ceza soruşturma dosyasına sunduğu 04.06.2014 havale tarihli yazıdan kaza tarihinde bu araç ile yolcu taşımacılığı yapıldığının anlaşıldığı, Hazine Müsteşarlığı'nın 28.06.2010 tarihli 2010/8 sayılı Genelgesine göre; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümleri çerçevesinde yolcu taşımacılığı yapan taşımacıların, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımalarında görevlendirecekleri sürücüler ile bunların yardımcıları ve taşıyacakları yolcular için karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırmak zorunda tutulduğu, 01.07.2010 tarihinden geçerli olmak üzere; ticari amaçla yapılmayan taşımaların 4925 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin 2 nci fıkrası ile kanun kapsamı dışında bırakılan taşımalar ile yine aynı kanunun 2 nci maddesinin 3 üncü fıkrasıyla düzenlenmesi ilgili mahalli idarelere bırakılan il sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların karayolu yolcu taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamı dışında, Ulaştırma Bakanlığınca istihsal edilen Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde yolcu taşımaya yönelik olarak tanımlanan yetki belgelerinden ise otomobille yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilen A1, A2 yetki belgeleri ile otobüsle uluslararası ve yurtiçi yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilen B1, B2, D1 ve D2 yetki belgeleri kapsamındaki taşımaların (4925 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkrasında düzenlenen taşımalar hariç) karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında olduğu, sigorta teminatı için açıklanan kapsama dahil yetki belgesine tâbi bir taşımanın yeterli olduğu ancak taşımanın yetki belgesi olmadan yapılmasının teminatı ortadan kaldırmadığı, davaya konu aracın kaza tarihinde Karaman-Antalya illeri arasında yolcu taşımacılığı yaptığı, söz konusu iki şehir arasındaki mesafenin yüz kilometrenin üzerinde olduğu, buna göre davaya konu aracın kaza tarihi itibariyle Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğu, ancak kaza tarihinde davaya konu aracın söz konusu sigortasının bulunmadığı, buna göre davalı ... Hesabının sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiği, olay tarihinde yürürlükte bulunan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 24 üncü maddesinde "Bu Kanuna göre yapılan sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zarara neden olan olay tarihinden itibaren on yıl sonra zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğmakta ve Türk Ceza Kanunu'nda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmekte ise tazminat davasında bu ceza zamanaşımı uygulanır." hükmünün bulunduğu, buna göre dava tarihi itibariyle ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalının sorumlu olduğu zorunlu koltuk sigorta bedelinin maktu olması ve sigortanın meblağ sigortası olması nedeniyle, alacağın likit olduğu, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 20.969,60 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.