Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/11180 E. , 2024/4234 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/11180 Karar No : 2024/4234 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... Bakanlığı VEKİLİ : ... 2- -... Bakanlığı ... Müdürlüğü DAVANIN KONUSU :Manisa ili Şehzadeler ilçesi ... Mahallesi ... pafta ... sayılı parsel üzerinde çocuk oyun alanları, keçe ve kıl çadırları ile hobit evleri tesis etme talebinin reddine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü Spil Dağ…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/11180 E. , 2024/4234 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/11180 Karar No : 2024/4234 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... Bakanlığı VEKİLİ : ... 2- -... Bakanlığı ... Müdürlüğü DAVANIN KONUSU :Manisa ili Şehzadeler ilçesi ... Mahallesi ... pafta ... sayılı parsel üzerinde çocuk oyun alanları, keçe ve kıl çadırları ile hobit evleri tesis etme talebinin reddine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü Spil Dağı Milli Park Müdürlüğünün 30/09/2020 tarihli işleminin ve anılan işlemin dayanağı 29.12.2019 tarihli 1/25.000 ölçekli Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :Davacı tarafından mülkiyeti kendisine ait olan ve Spil Dağı Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan taşınmazına kıl çadır kurulmasına, çocuklar için oyun bahçesi ve hobit evleri kurulmasına izin verilmediği, Spil Dağı Milli Parkı içersinde yer alan At Alanı mevkiinde oteller ve restoranların yapıldığı, yine taşınmazına 540 metre uzaklıkta taş ocağı işletilmesine izin verildiği, bu durumun Anayasanın eşitlik ilkesine ve mülkiyet hakkına aykırı olduğu bu nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI : Uzun devreli gelişme planlarının Tarım Bakanlığınca imzalanarak uygulamaya konulan ve alanla ilgili yapılacak işlerde referans alınan planlar olduğu, anılan uzun devreli gelişme planının Milli Parklar Kanununa göre hazırlandığı, davacıya ait ... parsel sayılı taşınmazın zeytinli tarla vasfında olduğu, Spil Dağı Milli Park Müdürlüğünün plan yapımından önce İl Gıda ve Tarım Hayvancılık Müdürlüğünden alınan ... tarihli, ... sayılı yazı ile anılan taşınmazın tarla vasfında olduğunun beyan edildiği, Uzun Devreli Gelişme planı yapılmadan önce tüm alanın koruma bölgelerinin belirlendiği Spil Dağı Milli Parkı içinde; sürdürülebilir kullanım bölgesi, kontrollü kullanım bölgesi, hassas koruma bölgesi olarak 3 koruma bölgesinin bulunduğu, tarım arazilerinin sürdürebilir kullanım bölgesi içerisinde yer aldığı davacı taşınmazının da tarım arazisi olarak sürdürülebilir kullanım bölgesinde yer aldığı, Spil Dağı Uzun Devreli Gelişme Planında sürdürülebilir kullanım bölgesine ilişkin plan notunda milli park alanında tarım alanlarının tarım dışında kullanılamayacağı düzenlemesine yer verildiği, davacının talebi olan çocuk oyun alanları, kıl çadır ve hobit evlerinin kontrollü kullanım bölgesi içerisinde yapılabilceği bu nedenle, dava konusu işlemin ve uzun devreli gelişme planının hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Milli Parklar Kanunu uyarınca Spil Dağı Milli Parkının koruma ve kullanma koşullarının ana çerçevesinin dava konusu uzun devreli gelişme planı ile belirlendiği ve bu koruma ve kullanma koşullarının da anılan Yasa kurallarına aykırılık taşımaması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Manisa İli Şehzadeler İlçesi ... Mahallesi ... pafta, ... sayılı parsel üzerinde çocuk oyun alanları, keçe ve kıl çadırları ile hobit evleri tesis etme talebinin reddine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü Spil Dağı Milli Park Müdürlüğünün 30/09/2020 tarihli işleminin ve bu işlemin dayanağı Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Olayda, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için ,2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 4. maddesinde ifade edilen, milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan dava konusu gelişme revizyon planının, uyuşmazlık konusu alanda yasadaki yasaklama ve ilkeler ile planlama esaslarına uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığının tespit edilmesinin önem arzettiği, bu itibarla; dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar, davalı idareler tarafından yapılan savunmalar ile uyuşmazlığın teknik yönü dikkate alındığında uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirdiğinden bahisle dava konusu 1/25.000 ölçekli Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planının ilgili mevzuatta öngörülen kurallara, ulusal ve evrensel koruma ilkelerine, şehircilik biliminin gereklerine, planlama esaslarına ve kamu yararı ile hukuka uygun olup olmadığının, yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra ulaşılacak veriler de dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesinin uygun olacağı yolunda düşünce verilmiş ise de Danıştay Altıncı Dairesince Savcılık Düşüncesi alındıktan sonra verilen 06/04/2022 ve 26/10/2022 tarih, E:2020/11180 sayılı ara kararlarıyla davalı idarelerden ikinci kez istenilen ve bu aşamada dosyaya eklenen belgelerin incelenmesinden uyuşmazlığın çözümünün özel veya teknik bilgi gerektirmediği genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesinin mümkün olduğu sonucuna varıldığından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmamasına 20/11/2023 günlü ara kararıyla karar verilerek dosyanın yeniden gönderilmesi üzerine işin esası hakkında gereği düşünüldü: Anayasanın 63. maddesi Devleti; tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlamak ve bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri almakla görevlendirmiştir. Anayasanın bu kuralını yaşama geçirmek üzere; yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının seçilip belirlenmesi, özellik ve karakterleri bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemek amacıyla 11.08.1983 günlü, 18132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu yürürlüğe konulmuştur. 2873 sayılı Yasanın 2. maddesinde; Yasa kapsamındaki koruma statülerinin hangi özellikteki tabiat parçaları için uygulanacağı belirlenmiş ve bu kapsamda anılan maddenin (a) bendinde "Milli park", bilimsel ve estetik bakımdan, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak ve değerleriyle koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçaları olarak tanımlanmış; Yasanın 3. maddesinde: "Orman ve Su İşleri Bakanlığınca millî park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar, Cumhurbaşkanı kararı ile millî park olarak belirlenir." kuralına yer verilmiştir. 2873 sayılı Yasanın İşletme başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında ise: "Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri gözönünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur." kuralı getirilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından mülkiyetindeki Manisa İli, Şehzadeler İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta , ... parsel sayılı taşınmazının tarımsal arazi vasfını kaybettiğinden bahisle üzerine çocuk oyun alanları, keçe ve kıl çadırları ile hobit evleri tesis etme talebinde bulunulduğu; Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü Spil Dağı Milli Park Müdürlüğünün 30/09/2020 tarihli işlemi ile; davacı parselinin milli park sınırları içinde kaldığı ve tarım arazisi olarak bildirildiği, milli park sınırları içindeki özel mülkiyete tabi tarım alanlarının Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı kapsamında "Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi" olarak tanımlandığı, bu alanlarda özel mülkiyete tabi tarım ve tescilli mera alanları dışında yamaç paraşütü atlama alanı, yürüyüş yolları, manzara seyir ve mola noktalarının yer almasının öngörüldüğü ve mevcut tarım alanlarının tarım dışında hiç bir amaçla kullanılamayacağından bahisle davacının talebinin reddedildiği; davacı taşınmazının Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planından önce de milli park sınırları içinde kaldığı ve tarla vasfında olduğu, Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planında "Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi" alanında kaldığı ve hali hazırda parsel üzerinde herhangi bir ürünün ekili ya da dikili olmadığı ancak tapu vasfının "Zeytinli Tarla" vasfında olması nedeniyle izinlendirme işlemlerinin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Kanunu kapsamında değerlendirildiğinin Manisa Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısında belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; ilgili kurumlardan gerekli izinler alınarak Milli Parklar Kanunu hükümleri doğrultusunda hazırlanan ve 31/12/2019 tarihinde onaylanarak yürürlüğe giren 1/25.000 ölçekli Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planında ve bu plan hükümlerine göre Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi içinde yer alan ve aynı zamanda "Zeytinli Tarla" vasfında olması nedeniyle 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Kanunu kapsamında kalan dava konusu taşınmaz hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 20/11/2023 tarihinde, davacı vekili Av. ... ve davalı Tarım ve Orman Bakanlığını temsilen hukuk müşaviri ...'ın geldiği, Tarım ve Orman Bakanlığı Spil Dağı Milli Park Müdürlüğü'nü temsilen gelen olmadığı, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Danıştay savcısı tarafından uyuşmazlığın keşif ve bilirkişi incelenmesi yaptırılması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce beyan edildiğinden Dairemizin 20/11/2023 tarihli E:20220/11180 sayılı ara kararı ile uyuşmazlığın keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın çözüme kavuşturulabileceğine karar verilmesi üzerine dosyanın esası hakkında düşünce bildirilmesi amacıyla Danıştay Savcılığına gönderildiği, Danıştay Savcısının esas hakkında 29/03/2024 tarihli düşüncesinin dosyaya sunulması üzerine Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY:Davacı tarafından mülkiyetindeki Manisa ili, Şehzadeler ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazının tarımsal arazi vasfını kaybettiğinden bahisle üzerine çocuk oyun alanları, keçe ve kıl çadırları ile hobit evleri tesis etme talebinde bulunulduğu; Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü Spil Dağı Milli Park Müdürlüğünün 30/09/2020 tarihli işlemi ile; davacı parselinin milli park sınırları içinde kaldığı ve tarım arazisi olarak bildirildiği, milli park sınırları içindeki özel mülkiyete tabi tarım alanlarının Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı kapsamında "sürdürülebilir kullanım bölgesi" olarak tanımlandığı, bu alanlarda mevcut tarım alanlarının tarım dışında hiç bir amaçla kullanılamayacağından bahisle davacının talebinin reddedilmesi üzerine anılan işlemin ve 29.12.2019 tarihli 1/25.000 ölçekli Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 63. maddesi Devleti; tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlamak ve bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri almakla görevlendirmiştir. Anayasanın bu kuralını yaşama geçirmek üzere; yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının seçilip belirlenmesi, özellik ve karakterleri bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemek amacıyla 11.08.1983 günlü, 18132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu yürürlüğe konulmuştur. 2873 sayılı Yasanın 2. maddesinde; Yasa kapsamındaki koruma statülerinin hangi özellikteki tabiat parçaları için uygulanacağı belirlenmiş ve bu kapsamda anılan maddenin (a) bendinde "Milli park", bilimsel ve estetik bakımdan, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak ve değerleriyle koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçaları olarak tanımlanmış; Yasanın 3. maddesinde: "Orman ve Su İşleri Bakanlığınca millî park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar, Cumhurbaşkanı kararı ile millî park olarak belirlenir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanunun "İşletme" başlıklı 4.maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri gözönünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur. Gelişme planı uyarınca iskan ve yapılaşmaya konu olacak yerler için, imar mevzuatına göre imar uygulama planları, milli park gelişme planı hüküm ve kararlarına uygun olarak hazırlanır veya hazırlattırılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile yürürlüğe konulur. Üçüncü madde hükümleri uyarınca tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı olarak belirlenen yerler için gerekli projeler, Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur. Bu Kanun kapsamına giren yerlerdeki turizm bölge, alan ve merkezlerinde, turizm yatırımlarına ilişkin plan kararları Çevre ve Şehircilik ile Orman ve Su İşleri Bakanlıklarının görüşü alınarak sonuçlandırılır. " hükmüne yer verilmiştir. Milli Parklar Yönetmeliğinin 12. maddesinde, "Milli Park uzun devreli gelişme planı uyarınca iskan ve yapılaşmaya konu olan yerler için, mahalli gelişme planı karakterindeki, imar mevzuatına uygun imar uygulama planları, milli park uzun devreli gelişme planı hüküm ve kararlarına uygun olarak, hazırlanır veya hazırlattırılır, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının onayı ile yürürlüğe girer." hükmü yer almaktadır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde ; Uzun devreli gelişme planı: Milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar gibi korunan alanın sahip olduğu özellik ve nitelikleri göz önünde tutarak kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve uzun dönemde sürdürülebilirliğinin sağlanması için teknik, sosyal, ekonomik, eylem ve yönetim modellerinin belirlendiği, ilişkilerin kurulduğu, bölgelemeye dayalı ekosistem yaklaşımlı planı olarak tanımlanmış ve aynı Yönetmeliğin 6. maddesininin 7. fıkrasında, "Uzun devreli gelişme planı, ulaşım ana planı ve diğer özel amaçlı plan ve projeler; mekânsal planlama kademelenmesinde yer almayan, planlara girdi sağlayan ve imar planı kararlarına veri oluşturan veya gerektiğinde mekânsal planların uygulanmasına yönelik araç ve ayrıntıları da içerebilen, stratejik plan yaklaşımı ile gerektiğinde şematik ve grafik planlama dili kullanılarak yapılan, plan paftası, eylem planı ve planlama raporu ile bütün olan çalışmalardır." düzenlemesine yer verilmiştir. Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (s) bendinde; Uzun Devreli Gelişme Planı: Milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamı dışındaki gelişme planları olarak tanımlanmıştır. Tarım ve Orman Bakanlığı (işlem tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı) Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün 28.02.2012 tarihli, 201 sayılı "Korunan Alanlarda Koruma Bölgelerinin Belirlenmesi" konulu genelgesinde Bakanlığın sorumlu olduğu korunan alanlarda koruma maksatlarına ulaşmak için koruma kriterlerinde dil ve uygulama birliğini sağlamak için bölgeleme kriterleri ve maksatları belirlenmiş; mutlak koruma bölgesi, hassas koruma bölgesi, sürdürülebilir kullanım bölgesi, kontrollü kullanım bölgesi ve tampon bölge olmak üzere beş adet bölgeleme kriteri belirlenerek planlama süreci devam eden korunan alanların uzun devreli gelişme planları ve yönetim planlarının belirlenen koruma bölgeleri sistemine göre belirlenmesi ve planı onaylanmış koruma alanları için planların belirlenen koruma bölgelerine göre revize edilmesi gerektiği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon planının amacı; milli park alanının sahip olduğu kaynak değerlerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması ve koruma kullanma dengesi içerisinde, milli park alanına gelen ziyaretçilerin dinlence, eğlence, eğitim, konaklama ve kamp amaçlı ihtiyaçlarının giderilmesine, doğa koruma alanlarına ve doğa korumaya ilişkin bilincin arttırılmasına yönelik yer alacak kullanımların belirlenmesi olarak plan notlarında düzenlenmiştir. Anılan uzun devreli gelişme planının Genel Hükümler başlıklı 3.1 sayılı plan notunda: bu plan ve plan notlarında yer almayan konularda, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 4342 sayılı Mera Kanunu, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun ile bu kanunların ilgili yönetmelikleri, Bitki Genetik Kaynaklarının Toplanması Muhafazası ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik ile diğer ilgili kanun ve yönetmeliklere uyulması zorunlu olduğu düzenlenmiştir. 4.2.1.sayılı "Tarım Alanları" başlıklı plan notunda: "a)Bu alanların tarımsal niteliği bozulamaz, tarım dışı amaçla kullanılamaz. Tarımsal uygulama alt planı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce hazırlanır veya hazırlattırılır. Hazırlanacak alt plan Tarım ve Orman Bakanlığı uzmanlarından oluşturulacak komisyon marifetiyle yapılır veya denetlenir. b)Bu alanlarda, sadece tarımsal faaliyetlere ve tarımsal amaçlı yapı yapmaya izin verilir. Tarımsal üretimin devamlılığı için zorunluluk arz eden yapılar, tarımsal üretimi artırmak ve geliştirme amaçlı tesisler ile 5403 sayılı Tarım Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 3. maddesinin (k) bendinde tanımlanan “tarımsal amaçlı yapılar” Tarım ve Orman Bakanlığı ve/veya bakanlık il müdürlüğünün ve ilgili kurumların görüşü alınarak hazırlanacak tarımsal uygulama alt planı kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı (Doğa Koruma ve Milli Parklar) IV. Bölge Müdürlüğünün onayı ile izin verilebilir. Bu yapılarda konaklama yapılamaz.c)Tarım alanlarında tarımsal üretime yönelik yapılacak yapılarda ilgili yönetmelik ve standartlara göre yapı büyüklükleri ve yükseklikleri belirlenir. Uygulama, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün uygun görüşü ile gerçekleştirilebilir. d)Yapıların dış yüzeyine kaplama yapılacak ise doğal taş veya ahşap malzeme kullanılması zorunludur. e)Mevcut tarım alanlarında geleneksel tarım faaliyetleri gerçekleştirilebilir. f)Tarım alanlarında organik tarıma geçiş teşvik edilir. Bu alanlarda; zirai mücadele ilaçları ve kimyevi gübre kullanılamaz. g)Yeni tarım alanları açılamaz. h)Tarım alanlarının sınırları, zirai ürün ekimi, tarımsal ürün desenine ilişkin hükümler sürdürülebilir tarım politikası çerçevesinde kademeli olarak organik ve/veya iyi tarıma geçilmesini hedefleyen tarımsal uygulama alt planı ile belirlenir. i)Tarımsal uygulama alt planı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce hazırlanır veya hazırlattırılır. Hazırlanacak alt plan Tarım ve Orman Bakanlığı uzmanlarından oluşturulacak komisyon marifetiyle yapılır veya denetlenir. j)Sulama amacı ile de olsa hiçbir surette su kuyusu açılamaz, su sondajı ve havuz yapılamaz. k)Özel mülkiyete konu tarımsal alanlar üzerinde mevcut olan ve ağaç/ağaççık niteliği taşımayan diri örtü, şüceyrat, çalı ve maki elemanlarından oluşan bitki toplulukları Tarım ve Orman Bakanlığı (Doğa Koruma ve Milli Parklar) IV. Bölge Müdürlüğü’nden izin almak kaydıyla tarımsal üretime veya ağaçlandırmaya yönelik olarak ortadan kaldırılabilir. l)Ölçeği gereği plan paftasında gösterilemeyen ve/veya planlama sürecinde tespit edilemeyen tarım alanları bu hükümler doğrultusunda işlem görecektir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava konusu uzun devreli gelişme planı yapılmadan önce tüm alanın koruma bölgeleri belirlenmiş ve Spil Dağı Milli Parkı içinde; sürdürülebilir kullanım bölgesi, kontrollü kullanım bölgesi, hassas koruma bölgesi olmak üzere 3 koruma bölgesi belirlemesi yapılmıştır. Bunlardan "Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi" Özel Hükümler başlığı altında 4.2 sayılı plan notunda milli park alanı içerisindeki özel mülkiyete tabi tarım ve tescilli mera alanlarının bulunduğu toplam 539,26 ha büyüklüğündeki alan olarak tanımlanmıştır. Sürdürülebılır kullanım bölgesi kapsamında özel mülkıyete tabi tarım alanları ve tescilli mera alanları dışında yamaç paraşütü atlama alanı, yürüyüş yolları, manzara seyir ve mola noktalarının yer alması öngörülmüştür. Bu bölgede; i.Planda belirtilen faaliyetler dışında hiçbir faaliyete izin verilemez. ii.Çöp ve moloz birikintisine izin verilmez. iii.Sıvı ve katı yakıt depolarına izin verilmez. iv.Yüzey ve yer altı suyu akışını engelleyecek hiçbir faaliyete izin verilmez v.Tarım ve Orman Bakanlığı (Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü) IV. Bölge Müdürlüğü’nce gerekli görülen yerlerde alan çitle çevrilebilir. vi.Planda ölçeği gereği gösterilemeyen tarım ve mera alanları, bu bölge için geliştirilen karar ve hükümler doğrultusunda işlem görecektir şeklinde kurallara plan notunda yer verilmiştir. Davacının, Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı sınırları içerisinde ve "sürdürülebilir kullanım bölgesinde" yer alan taşınmazının tarımsal arazi vasfını kaybettiğinden bahisle üzerine çocuk oyun alanları, keçe ve kıl çadırları ile hobit evleri yapılmasına ilişkin talebinin reddi üzerine bakılan davayı açtığı görülmektedir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü Spil Dağı Milli Park Müdürlüğünün 30/09/2020 tarihli işlemi ile; davacı parselinin milli park sınırları içinde kaldığı ve tarım arazisi olarak bildirildiği, milli park sınırları içindeki özel mülkiyete tabi tarım alanlarının Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı kapsamında "sürdürülebilir kullanım bölgesi" olarak tanımlandığı, bu alanlarda özel mülkiyete tabi tarım ve tescilli mera alanları dışında yamaç paraşütü atlama alanı, yürüyüş yolları, manzara seyir ve mola noktalarının yer almasının öngörüldüğü ve mevcut tarım alanlarının tarım dışında hiç bir amaçla kullanılamayacağından bahisle davacının talebinin reddedildiği; davacı taşınmazının Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planından önce de milli park sınırları içinde kaldığı ve tarla vasfında olduğu, Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planında "sürdürülebilir kullanım bölgesi" alanında kaldığı ve hali hazırda parsel üzerinde herhangi bir ürünün ekili ya da dikili olmadığı ancak tapu vasfının "zeytinli tarla" vasfında olması nedeniyle izinlendirme işlemlerinin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Kanunu kapsamında değerlendirildiğinin Manisa Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısında belirtildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu alanın milli park olarak ilanı ile hukuki statüsünün değiştiği ve özel bir kanun olan 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamına girdiği dolayısıyla, milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde bulundurularak koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planlarının yapılmasının yasa gereği olduğu açıktır. Buna göre, Spil Dağı Uzun Devreli Gelişme Planında koruma bölgelerinin belirlendiği Spil Dağı Milli Parkı içinde; sürdürülebilir kullanım bölgesi, kontrollü kullanım bölgesi, hassas koruma bölgesi olarak 3 koruma bölgesinin öngörüldüğü, tarım arazilerinin sürdürebilir kullanım bölgesi içerisinde yer aldığı, davacı taşınmazının da tarım arazisi olarak sürdürülebilir kullanım bölgesinde kaldığı, Spil Dağı Uzun Devreli Gelişme Planında sürdürülebilir kullanım bölgesine ilişkin plan notunda milli park alanında tarım alanlarının tarım dışında kullanılamayacağı düzenlemesine yer verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının fiilen tarım arazisi vasfında (zeytinli tarla) olmadığını ileri sürdüğü taşınmazının vasfının İl Tarım Müdürlüğü kayıtlarında tarım arazisi ve tapu kaydında da zeytinli tarla olarak gösterildiği ve anılan kayıtların düzeltilmesi istemiyle her hangangi bir başvuru ya da dava açılmaması karşısında davacının taşınmazının Spil Dağı Uzun Devreli Gelişme Planında tarım alanı vasfı nedeniyle sürdürülebilir kullanım bölgesi olarak gösterilmesinde ve buna bağlı olarak bu alanlarda yapımına izin verilmeyen türden yapıların kurulması istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin 30/09/2020 tarihli işlemde mevzuata aykırılık görülmemiştir. Öte yandan davacı tarafından taşınmazına yakın bölgede at alanı mevkiinde yapılaşmaların olduğu ileri sürülmüş ise de at alanı mevkine yönelik imar planlarının dava konusu uzun devreli gelişme planından önce yapıldığı ve 4.3.3. sayılı plan notunda Spil Dağı Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı onama tarihinden önce meri mevzuata uygun olarak onaylanan imar planlarının geçerli olduğunun kurala bağlandığı görülmüştür. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.