Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5978 E. , 2024/5578 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5978 Karar No : 2024/5578 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / … Vekili : Av. … İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5978 E. , 2024/5578 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5978 Karar No : 2024/5578 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / … Vekili : Av. … İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptal ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ByLock kullanıcısı olduğuna dair iddianın somut ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı, AİHM tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda ByLock kullanımının silahlı terör örgütüne üye olma suçuna delil olamayacağının belirtildiği ve AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve 7. maddesinde düzenlenen kanunsuz suç ve ceza ilkesinin ihlal edildiğine karar verildiği, ceza yargılamasındaki ardışık aranma iddiasının gerçeği yansıtmadığı, yapılan aramaların içeriğinin tespit edilemediği, hakkında beyanda bulunan tanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak ve cezadan kurtulmak amacıyla ifade verdiği, Anayasal sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir tespit bulunmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda düzenlenen devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve eylemlerden herhangi biri bulunmaksızın yalnızca KHK hükmü ile tesis edilen işlemin hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, Mahkemelerce değerlendirme yapılırken işlemin tesis edildiği zamana göre değerlendirme yapılması gerektiği, kamu görevinden çıkarma kararı verildiği sırada mevcut olmayan delil ve olgulara dayanılmasının hukuka aykırı olduğu, olağanüstü hal uygulamasına son verilmesi nedeniyle hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğundan AİHS ve Anayasa'da güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği,terör örgütü suçlamasıyla kamu görevinden çıkarılması nedeniyle kişisel ve sosyal ilişkilerinin zedelendiği, şeref ve itibarının kaybolduğu, özel sektörde dahi iş bulamayacak hale gelerek adeta sivil ölüme mahkum edildiği, bu durumun ise özel hayata saygı hakkının ihlaline neden olduğu, sürekli olarak kamu görevinden çıkarılması nedeniyle eğitimi neticesinde kazandığı tüm belgelerin geçersiz kılındığı ve eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine dönmemek üzere memurluktan çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvence haklarından mahrum bırakıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, hiçbir terör örgütüyle veya yasa dışı herhangi bir oluşumla ilgisinin bulunmadığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının kurumu tarafından Mahkemelerine intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, ablasının 2001-2012 yıllarında FETÖ/PDY'ye müzahir şirketlerde çalıştığı, KPSS şüphelisi/sanığı olduğu, bir diğer ablasının da KPSS şüphelisi/sanığı olduğu, kamu görevinden çıkarılan eşi S.P.'nin annesi, ablası ve babasının FETÖ/PDY içerisinde aktif olarak faaliyet yürüttüğü ve eşinin erkek kardeşinin FETÖ/PDY'ye müzahir eğitim kurumunda kaydı bulunduğu belirtilmiş ise de davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.