4. Ceza Dairesi 2020/588 E. , 2020/5756 K. "" Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, adı geçenin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama, suçlarından beraatine, hakaret ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 106/1-1. cümle, 43/2 (iki kez) ve 62 (iki kez). maddeleri gereğince 3 ay 19 gün ve 6 ay 7 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair, …
**4. Ceza Dairesi 2020/588 E. , 2020/5756 K.** **"İçtihat Metni"** Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, adı geçenin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama, suçlarından beraatine, hakaret ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 106/1-1. cümle, 43/2 (iki kez) ve 62 (iki kez). maddeleri gereğince 3 ay 19 gün ve 6 ay 7 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair, Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/02/2017 tarihli ve 2016/22 esas, 2017/47 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 31.12.2019 gün ve 94660652-105-35-18725-2019-Kyb sayılı istemleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/01/2020 gün ve 2020/2043 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire'ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında; " ..Sanığa isnat edilen suçların, CMK'nın 253/3. maddesi kapsamında birlikte işlendiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken sorun, hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması halinde, sübutunda sorun olmayan ve müstakilen uzlaştırma kapsamında olan suçla ilgili nasıl bir yol izleneceğidir. Bu bağlamda, her iki suçtan yargılama devam ederken hakimin uzlaştırmaya tabi olacağını öngördüğü suçla ilgili olarak dosyayı soruşturma bürosuna göndermesi veya bu düşünceyle tefrik kararı vermesi durumunda, uzlaştırma kapsamında olmayan suç açısından beraat kararı verileceği izlenimi oluşabileceği cihetle, bu hususun ihsası rey olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin belirlenmesi gerekir. Bu sorunun CMKnın 226. maddesinde düzenlenen ek savunma konusuyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Anılan madde "Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafiie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır." biçimdedir. Maddeden de anlaşılacağı üzere suçun hukuki niteliği değişir ya da cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirir durumun ortaya çıkması halinde hakim sanık ya da müdafiine ek savunma hakkı tanıyacaktır ancak, bu durum yasal düzenleme nazara alındığında hakim açısından ihsası rey olarak nitelendirilemeyecektir.